Zihnin Arka Sokakları | 60'lar, 70'ler ve 80'ler

"Ve en sonunda göreceğin aşk, verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)🎵🐝💕🌻🌍🐾🍉

28 Mart 2018 Çarşamba

Mutlu Günlerin Peşinde


Ülkemizde hep tartışmalı isimlerin başında gelmesine rağmen, Fransız şarkıcılar arasında en çok dinlenen ve beğenilen isimlerden biri olan Charles Aznavour. Politik mevzularla ilgilenmiyorum. Zira bir sanatçının insiyatif kullanıp diplomatlık yapmasını garipsiyorum. Sanatçının yapacağı bir iş değil bence. Politikacıların gönüllü sözcüsü olmak... Yine vaktiyle oyunculuk işine de girmişti fakat ben kendisinin en iyi yaptığı şeyden şarkıcılığından bahsetmek istiyorum. Diğerleri umrumda değil.

Charles Aznavour, Fransa'nın en büyük sanatçılarından biri. Belki de rakibi yok. Altmış senedir sahne üstünde. 93 yaşında bugün. Halen turnede. Binlerce şarkı sözü yazmış, farklı dillerde düetler yapmış, Edith Piaf gibi bir devin arkadaşlığını kazanmış. Liza Minelli, Elton John, Johnny Hallyday, Sting, Carole King, Mireille Mathieu, Patricia Kaas, Céline Dion, Bryan Ferry, Julio Iglesias zamanında çalıştığı şarkıcılardan "bazıları".

Fransızca şarkılar söylemesine rağmen dünyaya malolmuş bir isim. Dediği gibi ülkemizde de yetmişli yıllarda kendisi çok popülerdi. Yaşı yetenler hatırlar; genç arkadaşlarımız ise büyüklerine sorarsa onlar anımsar. Dil engelini kaldırırsak evrensel boyutta kendisi Bob Dylan, Elvis Presley, Madonna gibi evrensel şarkıcıların yanında kendine yer bulacaktır.

Sesi onu eşsiz kılan yönü muhakkak. Müthiş dengeli bir vokal. Gücünün farkında. Kullanmasını her daim biliyor. Bu şarkıcılar için en zor hususlardan biridir bana göre. Çünkü ne Tanrı vergisi güçlü sesler gördük, sesini kullanamayan. Sesi kullanmak bir şarkıcının ustalığıdır. Sesi yeterince güçlü olmayabilir, fakat o şarkıcı elindekini değerlendirmeyi biliyorsa o zaman o şarkıcı yeteneklidir (Madonna örneğin doğuştan özel ve güçlü bir sesle bahşedilmemesine rağmen bunda başarılıdır). Her şeyi doğuştan gelen yeteneklere bağlayamayız. Ki Aznavour'un öyle bir şansı da var. Doğuştan şanslı diyebiliriz. Opera şarkıcılarını kıskandıracak düzeyde bir ses.

Benim naçizane en çok saygı duyduğum şarkıcıların başında gelmekte. Çocukken dinlediğim "ilk ses"lerden biri kendisine aittir. Müzik yolculuğumun dönüm noktalarından birinde kendisinin ismi bulunmakta. Nostalji sanatçılarımdan biri kişisel tarihim çerçevesinde. İzlemek isterdim.

Şimdiye kadar yaptığım en özel Spotify listesini iftiharla sunarım. Zihnin Aznavour Şarkıları.

Harika oldu bence.

4 yorum:

  1. Böyle bir sese en çok Fransızca yakışırdı herhalde, Tanrı biliyor da veriyor :) "Laaa Boheeeemooo"Ben de pek beğenirim kendisini, aslen dayımın şarkıcısıydı ama ben de eteğinde dinlerdim. "La Mamma" yı Zeki Müren "Sen gideli geçti günler/Seni arar evde gözler/Resmin hatıraaaa kaldı annee" sözleriyle söylemişti. Bilirsiniz herhalde Zihin kardeşim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. La Mamma'yı Dalida da söylüyordu :) Ne güzel seslerdi hepsi. Artık öyle şarkıcılar çıkmıyor. Bilmiyorum neden.

      Sil
    2. Benim adamım Jacques Brel'dir aslında. Of of "Ne me quitte pas". Geçen bir konserde Hakan Aysev söyledi, fena da söylemedi laf aramızda :)

      Sil
    3. Çok severim. Hele ki son albümünü. Orada bir şarkısı vardır, "La ville s’endormait", duyguların çok ötesinde okumuş.

      Sil