60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

9 Ağustos 2017 Çarşamba

Sinead İçin Ses Verin.!


Sabah izledim malum videoyu. Haber bültenlerinde ve sosyal medyada görmüşsünüzdür. Efsanevi İrlandalı Sinead O'Connor, New Jersey'nin ucundaki bir motel odasında, kısa bir video çekti. Ne kadar yalnız ve hasta olduğunu dünyaya haykırıyordu. Yıllardır bipolar bozuklukla uğraşan şarkıcı yeni açıklamasında onun yanında iki tane akıl hastalığıyla daha mücadele verdiğini açıkladı. Zaten onu tanıyanlar hatırlayacaktır, iki seneden beri kendisi defalarca intiharın kapısından döndü.

Kimse durumun ciddiyetini kavrayamamış ama Sinead ciddi şekilde hasta. Bunu tam iki senedir herkese ilan ediyor ve açıkça yardım bekliyor yedi düvelden fakat görülen o ki çevresinde hiç kayda değer bir arkadaşı yok. Hoş, kendisi de buna isyan ediyor aslında. Bakın ne diyor kendisi:

"Kendi başımayım, hayatımda kesinlikle kimse yok. New Jersey'nin ücra köşesindeki bir motelde yaşıyorum. Doktorum, psikiyatrım hariç. O dünyanın en şeker insanı ki onun kahramanı olduğumu söylüyor ve bu şuanda beni hayatta tutan yegane şey. Mesele şu, onun lanet bir kahramanıyım ve bu sanki acınası bir durum gibi... Savaşıyorum ve savaşıyorum ve savaşıyorum, milyonlarca diğer insan gibi...Hayatım boyunca o kadar çok sevgi verdim ki (çevreme)...Nasıl bir şey olduğunu herkesin görmesini istiyorum işte....İki senedir gitmek istiyorum. Ufak tefek bir kadınım ben, dünyayı geziyorum, iki senedir tek başıma. S*kik yaşamımda hiç kimse.... Bu suç ve kabul edilemez olmalı beni tanıyanlara veya sevdiğini iddia edenlere göre.... Çok üzgünüm ve burada olmamalıydım aslında...Bu videoyu yapıyorum çünkü ben de milyonlardan biriyim. Birbirimizi kollamalıyız. Herkes gibi bizler de elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz. Üç lanet hastalık intiharlık yaptı beni. Tüm yaşamım ölmemek üzerine dönüp duruyor."

13 yaşındaki çocuğunun velayetini kaybedişinin ertesinde ailesiyle arasının açılması da Sinead'i yalnızlığa iten sebeplerden biri. Ne gariptir ki, çevresindeki hiç kimse de bu gidişe dur demiyor. Kadın bağırıyor, çağırıyor, ağlıyor. Kimse yardım için gelmiyor. Neyi bekliyorlar ? İntihar etmesini ?

Çok yazık. Sinead'in dediği gibi, çevredeki insanların sadece yaptığı parmakla göstermek, "deli"yi hedeflemek. El uzatma niyetleri yok. Göz göre göre gelen bir son belki de. Annie Lennox, bugün bu noktaya değinmiş. Ve herkese çağrıda bulundu, "hiç mi yakın bir arkadaşı veya aileden birileri yok ona sevecen bir destekte bulunabilecek ?"

Toparlayalım hepsini. Kendisi benim için özel bir şarkıcıdır. Vaktiyle blogumda defalarca yazdım. Onun gibi bir yorumcu herhalde yüz sene geçse bile zor gelir. Doğuştan kazandığı güçlü sesi bir yana, şarkılara ruh katmak gibi zor bir meziyeti olan ender sanatçılardan biridir.

Drink Before the War, Troy, Scarlet Ribbons, Tiny Grief Song, War, A Perfect Indian,... 

Bu şarkıları herkes doğru notaya basarak okuyabilir. Fakat Sinead'in bizlere geçirdiği o hisleri yaşatmaları mümkün görünmüyor. Şarkıları ses tellerine saklar ve onları uzayın derin köşelerine göndererek tınlamalarını sağlar. Drink Before the War'u açın o yoğun duygu bombardımanı altında. Sözler eminim beyninize kazınacak.

Ve tabii her şeyden önce Sinead'in bir insan olduğunu hatırlayın. Sadece bir şarkıcının ölüm ihtimali üzerine konuşmuyoruz. Bir insandan söz ediyoruz.

Hatırlar mısınız, o zamanında korkusuzca kiliseye savaş açmıştı, yaşanan çocuk istismarlarına insanların dikkatini çekmek için ekranda Papa'nın resmini yırtıp atmıştı. Bugün hangi benim diyen aktivist yapabilir ? Kadın haklarını hep savundu. Vücudunu albüm satışı için satan kadınlara dostane tavsiyelerde bulundu. Erkeklerin onların üzerinden para kazanmaları kınadı. Tüm bu güçlü duruşu yüzünden defalarca insanlardan tepki gördü. Bob Dylan'a saygı konserine çıktığında insanlar sahnede onu yuhaladılar. Gerçekleri söylediği için yuhalandı. Fakat o ne yaptı ? Pes etmedi. Bob Dylan'a ve davasına saygısından ötürü sahneyi bırakmadı. Oracıkta şarkısını söyledi bağıra çağıra ve gitti.

Kadınlar ve çocuklar için elinden geleni yapan bu kadına neden mesela kadın aktivistler sahip çıkmıyor bunu anlayamıyorum. Cesaretinin bedelini mi ödüyor ? Yoksa dayanışma ruhu denen şey aslında yok mu ? Herkes sanki bir ünlünün ölüm haberini merakla bekliyor gibi. Merhaba tüketici yeni yüzyıl. Ölümler bile "eğlence" malzemesi.

Anlayış lütfen.

New Jersey'deki alelade bir yerde yaşam mücadelesi veren kadının arkasından "doksanların ünlü yıldızının son hali için buraya tıklayın" veya "ünlü şarkıcı sevenlerini şaşırttı" tadında manşetler atılmasını anlayamayacağım sanırım.

Depresyonun ve hiçbir hastalığın şakası yok. Lafta herkes despresyonda geziyor. Sadece onu gerçekten yaşayan iyi bilir. Olur olmaz orta yerde depresyondayım demeyi kesin lütfen. Çocuk oyuncağı değil bu, gir çık yapamıyorsun öyle. Yardım şart. Sinead de ondan bahsediyor, haline şükrediyor sonra, biliyor ki benzer sorunlardan muzdarip milyonlar var ve çoğu onun kadar kaynaklara sahip değil. Parası olmadığından veya önyargılardan dolayı maalesef doktor yardımı alamayan insanlar o kadar çok ki. Ses verin. Sinead için, kendiniz için, ses yükseltin. Günün sonunda hiç kimse ölmek zorunda değil buna inanın. Her hayat eninde sonunda kurtarılabilir. Lütfen destek olun, kendinize, herkese. İntihar bir çıkış olmamalı.

Seni hissediyorum.

Evet şuanda yanında olamıyoruz ama şarkılarıyla naif bir yoldan da olsa destek olmaya çalışıyoruz. Sinead'in ve herkesin başaracağına inanıyorum, sonunda ölüm kaybedecek, şarkılar söyleyeceğiz.

Çok zorlanıyoruz. Kimi ses verebiliyor. Bazısı içinde yaşıyor.
Fakat hayata tutunacağız. Öyle veya böyle.
Şeytanlarımızdan kurtulacağız yaşamı seçerek.
Ya o bizi seçecek ya biz onu. Tutun yakasını.


6 yorum:

  1. Sabah izledim ve çok kötü hissettim kendimi. Bir insan nasıl bu kadar yalnız olabilir? Nasıl bu kadar çaresiz hissedebilir inanılır gibi değil. Kadın resmen çığlık çığlığa bağırıyor "yardım edin bana" diye...
    Söyleyecek ne var ki?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ailesi sırtını çevirmiş, tüm arkadaşları sağır, herkes haberleri kollama peşinde. Yazıklar olsun çevresindeki insanlara. Biz daha burada rahat edemezken onlar acaba nasıl kafalarını yastığa koyabiliyor merak ediyorum.

      Sil
  2. A ben görmedim, kaçırmışım. Çok üzüldüm şimdi:( Of nasıl zor bir durumda olduğunu hissedebiliyorum:( Bu derece yalnız kalmak da çok enteresan bir durum yalnız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Videoda hastalığını uyuşturucuya benzetiyor. Senin ünlülüğüne veya ünsüzlüğüne bakmadan zarar veriyor diyor ki çok halı :/

      Sil
  3. Nasıl üzüldüm?! Bir insan kendini daha nasıl ifade edebilir? Şu an bu halini dünya ile paylaşmak mecburiyetinde kaldığına göre, kim bilir ne kadar çok didinmiş sevdikleri de görsün diye?
    Çok çok üzücü...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle. Neyse ki şuanda hastanedeymiş.

      Sil