60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda göreceğin aşk, verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End) 💜🌼🐝🌈

16 Mart 2018 Cuma

Afrika'dan Selam Getirdim - 1


Bir süredir yoktum. Nerede olduğumu soran komşular oldu. Hepsine teşekkür ederim. Kötü bir durum yok şükür. Hayatımın en ucu ucuna yetiştirdiğim tatil planını hayata geçirirken buralara uğrayacak vaktim olmadı. Zaten tatildeyken de internet erişimim olmadı. Fena olmadı. Tek başıma kalabildim. Nihayet ! Buraları ve bazı insanları çok özledim, o ayrı. Yeni yeni görüyorum gelişmeleri.

Tatil için Mısır'a gitme fikri oldum olası kafamda vardı. Yeni değil. Fakat Fas'a gittikten sonra bünyede vuku bulan "neden oraya da gitmeyeyim" düşüncesiyle gözümü kararttım. Zaten kıtayı çok sevdim. Muhtemelen yakın bir zamanda tekrardan görüşürüz. Tunus ve Cezayir rotamdaki ülkeler. Yeter ki bölge halklarının huzurları kaçmasın. Böyle güzel ve barış dolu kalabilsinler.

Çevremden gelen "acaba orası güvenli mi", "ülkelerin arası kötü", "Sina'da daha yakın zamanda camiye saldırıldı" tarzındaki güvenlik endişelerine kulak asmadım. Sonuçta şuan maalesef bütün dünya bu tehditlerle mücadele ediyor. En güvenli saydığımız ülkelerde bile ne korkunç şeyler yaşandı. Keşke daha güzel ve barışçıl bir yarına uyanabilse tüm dünya.

Mısır, kesinlikle güvenli bir ülke arkadaşlar. Bunu not edelim unutmadan. Yani ne çarşılarında gezerken, ne turistik tapınaklarında dolanırken endişe hissetmedim. Zaten bir de kendiniz turlarla büyük kafileler halinde giderseniz sizlere adım başında neredeyse bir polis koruması veriliyor. Yani güvendesiniz. Ki tek gezerken bile rahatsızlık duymadım. Grupsuz da geziliyor. Mahşeri insan kalabalıkları içinde bile kapkaç ve benzeri tatsız şeyler yaşamadım. Gruplu grupsuz gidebilirsiniz.

Yine de tedbiren Sina Yarımadası'na gitmedim (yoksa Şarm El-Şeyh'i de görmek isterdim). Yol boyu uğradığım ufak şehirleri saymazsam Hurghada, Luksor, Aswan, İskenderiye, Kahire temel gezi noktalarımdı. Aşağı yukarı bütün kayda değer şehirlerini gördüm diyebilirim. Ki amacım buydu. Bir başından sonuna... Kimi zaman otobüsle, kimi zaman gemiyle, kimi zaman yürüyerek, kimi zaman da uçakla. Hiçbir zaman seyahat sayfaları gibi detaylı yazmayı başaramasam da bu sefer deneyeceğim. Yazı dizisi şeklinde. Ne yeni, neresi gezilir. Çünkü Mısır, üzerine uzun uzun konuşulmayı hak eden fevkalade ilginç bir ülke. Özellikle insanları. Sempatikler (bazı ısrarcı ve dolandırmaya meyilli satıcılar harici), cana yakınlar, turistlerle selfie çektirmeye bayılıyorlar. İki adımda sizi durdurup selfie isteyebilirler. Güzel bir şey. Fakat selfie harici fotoğrafınızı çekmek isteyen insanlara dikkat. Para isteyebilirler. Kendiniz çekin daima fotoğraflarınızı.

Vize işlemleri biraz uzun sürüyor. Herhalde bunu yazan bininci kişiyim. Fakat tedbiri elden bırakmayın sakın. Uçuş tarihinizden en iyi ihtimalle 40 gün öncesinden vize işlemlerini başlatın. Yoksa tatile çıkamayabilirsiniz. Kırk beş yaş ve üstüne kapıda veriyorlar.

Paraları Mısır poundu fakat Amerikan doları neredeyse her yerde geçiyor. Müzeler, camiler ve örenyerleri hariç. Onun için indiğinizde fazla para bozdurmaya gerek yok. Genellikle ucuz.

Gene sorulan mevzulardan biri yemekleri. Balkanlar'dan beri bu kadar rahatlıkla yerel yemekleri tattığım bir diğer ülke olmamıştır. Tıka basa yedim diyebilirim (bir yerde Ortadoğu mutfağı). Balkan lezzetlerini aratmıyor Mısır yemekleri. Çoğunlukla karbonhidrat ağırlıkta. Ve tabii et. Mantık ise ucuz malzemeleri bolca karıştırıp "olabildiğince doyurmak".  İlginç sonuçları var.

  • Umm-Ali // İlk başta görünümünden dolayı kafada soru uyandırsa bile enfes bir tatlı. Süt, hindistan cevizi, fındık, üzüm, badem ve temeli ekmek. Kısaca muhallebili ekmek tatlısı. Şekerle arası olmayan beni bile yoldan çıkardı. Keşke her sabah olsa da yesem. 
  • Koşeri // Mısır'ın en ünlü yemeği. Aşure mantığıyla hazırlanıyor. Pirinç, makarna, mercimek, karamelize soğan ne ararsanız içinde. Fazla sevdiğimi söyleyemeyeceğim maalesef (ama kötü sayılmaz). Belki kendisi farklı yerlerde denemek lazım.
  • Falafel // Kilo almama neden oluyordu kendileri. Fevkalade lezzetli. Vegan dostu kendisi. Ama yapmasını iyi bilenden tadacaksınız. Kötü örneklerini de yedim çünkü. Güzel yapılırsa tabağı bile yedirtebilir size.
  • Ful Mudammas // Valla fasulyeli soğanlı karışık bir şey. Görüntüsü bulamaç. Herkes severek sabahları tüketiyor. Yerel halkın en sevdiği. Benimse damak tadıma uymadı.
  • Pizza olarak adlandırılan yufka arası yiyeceği var (genelde sokakta yapıyorlar bunu). 
  • Bildiğimiz bazlama.
  • Güzel deniz balıkları.
  • Börek ve baklava da yiyebilirsiniz (ama börek daha güzeldi bence).
  • Humus ve çeşitli leziz mezeler.
  • Cacıkvari bir şeyler vardı ismini öğrenemedim.
  • Guava, muz, kavun ve diğerleri. 
  • Kocaman mandalina (baya matrak bir ismi vardı).
Sokaklarda, çarşılarda, camilerde ve neredeyse her yerde kediler var. Bazen köpeklere de rastlayabilirsiniz. Hayvansever bir topluma benziyor. Fakat turizmin omurgasını da oluşturan faytonların sıklığı can sıkıcı. Özellikle Doğu'ya uzak turistlerin bu taşıtı ve develeri kullanması oldukça üzücü. Genel bir fakirlik yaşandığından hayvanların da iyi ortamlarda yaşadığını söyleyemeyeceğim. Kaburgaları çıkmış, bacakları taşıyamayan, mutsuz bakan hayvanları görmek sevimsiz. Umarım ileride bu tarz taşıtlar yasaklanır bütün dünyada.

Ufak bir girişten sonra ilerleyen zamanlarda şehirleri yazacağım (fotoğraflar ayıklanacak). Bol müzikli, mitolojik, tarihi ve muhtemelen keyifli bir seri olacak. Şimdilik görüşmek üzere. Mısır'ın süperstarı da Mounir. Herkes öve öve bitiremiyor adamı. Aswan'da villasını da görebilirsiniz Nil'e uzanan. Hunharca adamı dinliyorlar bu memlekette.

12 yorum:

  1. ahahaha her şeyden önce sanıyorum Mohammed Mounir bir fan daha kazandı sayende :P Gayet güzel geldi şarkı https://www.youtube.com/watch?v=0m8kYSqlBGM şu şarkıyı hatırlattı neden bilmiyorum .

    Mısır'a gitmiş ya tek başına geziyorsun sanırım onu da yazsana tek başına gezmek nasıl hadi avrupa falan neyse "kadın başına" gidilir de afrikada ,ortadoğu da beni düşündürüyor Ürdün'e gitmiyorsam bu yüzden :/ Ayrıca madem gezi yazı dizisi şeklinde olacak ben fiyatları da merak ediyorum kalınacak yerler özellikle çok fazla mal oluyor mu ?falafeli vegan aday adayı olarak evde birkaç defa denedim ama hepsi hüsranla sonuçlandı humus olarak yemeyi daha çok sevdim .
    Mısır'a gitmeyi pek düşünmemiştim çünkü Louvre Müzesinde fazlasıyla mısır kalıntılarını görme fırsatım oldu ama bakalım senin yazından sonra fikrim değişir belki , hoşgeldin :)


    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bi bakayım :)

      Çevrede gözlemlediğim kadarıyla böyle kadınlara yan gözle bakıp rahatsız eden tipler yoktu. Varsa da sayıları azdır. Erkek başıma bu konuda çok da sağlıklı yorumda bulunamam muhakkak ki fakat dediğim gibi etrafta öyle şeyler yaşanmıyor gibi duruyor. Bizde mesela ben görüyorum hep, turistlere laf atanlar, kadınlara göz kırpanlar, bilmemneler. Mısırlılar bu konuda bizden iyi. Zaten turistlere karşı saygılılar. Elindekini kaybetmemek (turizm aşırı düşmüş) için dikkat ediyorlar. Polis kontrolü çok. Sorun olacağını zannetmiyorum.

      Fiyatlar ve otel önerilerini mailine gönderiyorum :)

      Ben hiç denemedim yapmayı fakat falafel şuan biriciklerimden :D Ankara'da yapan arıyorum.

      Zaten burada kalıntılar kalmış. Taşınacakların çoğunu çalmış bazğzıları. Kahire'deki müze güzel ama neyse. Çalamamışlar Tutankamon beyin zamazingolarını.

      Sil
    2. Araya giriveriyorum :) Tunus Caddesi'nde Veganka'da yedim falafel geçenlerde. Falafel güzel, soslar filan da güzel, keşke hazır lavaş olmasaydı. Falafelli salata varmış, bir de öyle yemeyi deneyeceğim. Bir başka sefer de vegan lahmacun yedim burada, onu da beğendim.

      Sil
    3. Ben onlara eski mekanlarındayken gittim fakat yenisine henüz girmedim. Önünden geçip duruyorum. Falafel için feda olsun geliyorum :D

      Sil
  2. Her şeyi okudum, Aswan'daki villada kaldım. Gugıllayıp buldum, kıskançlık bastı bütün hücrelerimi :/
    Merakla bekliyorum Mısır'ın devamını :) Ay hava nasıldı? Bir de her yer turist dolu muydu diye merak ediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Adamın evinde gözümüz kaldı sanırım bizim :D Ahahaha

      Hava baya serindi diyebilirim. Şehirler arası fark var gerçi. Birinde rüzgarlık giyerken öbüründe soyunuyordum. Kuzey daha sıcak Güney daha serindi(?). Ben de anlamadım. Turist konusuna şaşırdım. İnan şimdiye kadar bu denli yoğunluğun az olduğu ülke görmedim. Yazık. Rus uçağı hadisesi ve yaşanan terör saldırıları neticesinde demek ki turizm çakılmış. Hoş, böylelikle rahat gezebildim. Tapınaklarda yığılma olmadı öyle. Piramitin bile içine girerken rahat ettim. 10-15 kişiydik düşün o_O

      Sil
  3. Harika! Gerçekten merakla bekliyorum. Hep gitmek isteyip bir miktar çekindiğim yerler. Ama bir miktar. Çünkü dediğin gibi tehlike her yerde. Öneri almak çok iyi olacak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teröre karşı çok fazla önlem almışlar. Avrupa'dan daha sıkılar hatta. Mesela uçak öncesi 2 defa sizin ayakkabılar çıkarılıyor. Bazı otellerin girişinde dahi xray oluyor. Mesela odanızda suyunuzu unuttunuz, tekrar xrayden geçmelisiniz :)

      Hele ki turla gidenlerin otobüslerinin arkalarında polis desteği oluyor bazen. Baya polis yakın markajda turistleri koruyor. Gerekli aslında zira biliyorsunuz Rus uçağı düşürülmüştü. Ve dahi geçenlerde 250 kişiyi camide vurdular. Yani belki yerel halka dair bir güvenlik endişesi (kapkaç, taciz ve benzeri) yersiz olsa da (ben yerel halkı çok sevdim zaten çok mülayimler) terör saldırılarının tehditi her şeye rağmen ürkütücü.

      Güvenli bence fakat dikkatli olmak lazım.

      Sil
  4. Yaziyi henuz okumadim, okuycam tabi, daha okumadan dikkatimi cekti, boyle yazim sekli, bold puntolar felan, benim gezi yazilarina benzemis, hemen devam ediyorum okumaya ahahahahah. Hosgeldin. Daha cok gezcegin bir sezon dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahaha :D Bende de mizah noksan. Seninkiler daha keyifli bence :) Hepimiz hoşgeldik. Çok gezmeli olsun inşallah bu sezon herkes için.

      Sil
  5. Hoşgeldin :)
    Yollarda olduğunu sanırım hepimiz tahmin ettik. Keyifli vakit geçirmene sevindim.

    Ben de ciddi bir falafel ve humus severim. Bu tatlar çok bilinmiyor ülkemizde ama Ortadoğu mutfağının en önemli tatlarından.
    Arap baharından önce Kahire'de kalmıştım ama dediğim gibi çok güvende hissetmiştim. Çünkü devlet polisleri özellikle turistlere göz kulak olması için görevlendiriyor. Biz her an her yerde yardımcı polislere rastlayınca rahatlamıştık. Yoksa kadınlar için biraz sıkıntılı olabilen bir coğrafyaymış.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşbuldum ^_^
      Teşekkür ederim.

      Humus şansımıza Türkiye'de de güzel yapılıyor. Mesela Tarsus'ta bir kere yediğimi unutamıyorum. Hayretimucip :) Falafel'i ilk defa orada denedim, bayıldım.

      Kesinlikle. Bana da güvenli gibi geldi. Avrupa şehirlerine oranla. Muhtemelen turizmin dibe vurmasından ötürü artık kadın turistlere de rahatsızlık vermiyordur verecek olanlar da.

      Sil