60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda göreceğin aşk, verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End) 💜🌼🐝🌈

4 Aralık 2017 Pazartesi

Asabımı Bozmayın


Nefes ver.

Gerçekten öfkeleniyorum olan bitene. Kaçıncı oldu artık bu, bir kafeye oturuyorum dostla, iki dakika sonra birisi arkadan yanaşıp "sessiz olur musunuz acaba ders çalışıyoruz" diye çemkiriyor.

Pardon da burası halka açık kafe. Burada gülerim de istersem, ağlarım da. Kişnerim hatta. Sana mı soracağız küçük hanım bunu ? Yeni moda oldu bu. Alıyorlar kitaplarını ve bilgisayarlarını, çekiliyorlar bir köşeye sabahtan, yallah hava kararana dek oradan kalkmıyorlar. Hem boşuna yer kaplıyorlar hem de böyle tepemize çıkıyorlar. Allahım yarabbim.

Valla sabrımın sonundayım öylelerine. Orası kahvehane.

Çalışmaksa niyetin, okula gidersin, açık kütüphanelere uğrarsın belki, olmadı koridorunda çalışırsın fakültenin. Hepsini anımsıyorum. Öğrenciydik biz de vaktiyle. Evde sabahlardım, kütüphanede gezerdim, dersliklerde çalışırdım. Kallaviydi dersler. Hepsini geçtim. Tek dersten bir kerecik bile teklemedim.

Yeni nesli rahata alışmış. Hem keyif yapacak kahvesiyle, hem çalışacak, hem de sessizlik olacak.

Evde çalışın. Kalabalıksa da kütüphaneler var. Ne derler bilirsiniz, taş yerinde ağırdır, çok doğru.

Huysuz bir kişi değilim. Az çok beni tanıyorsunuz. Fakat kahve içmek istiyorum. Gülerek ağlayarak. Dostlar bir gün var bir gün yoklar. Üç saniye bile önemliyken sen keyfimin kahyası olamazsın.

12 yorum:

  1. Kesinlikle haklısınız Zihin kardeşim, buna ben de sinir oluyorum. Ankara'da Caribou'yu çok seviyorum ama ne zaman gitsem rezerveli gibi sabahtan serilmiş bir sürü öğrenci, bir kahveye 12 saat oturuyorlar. Tamam oturdun ama müsaade et biz de istediğimiz volümde sohbet edelim, hatırın için ders çalışacak değiliz, zamanında yaptık o işi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah Caribou vah Caribou :) Çünkü ben de ilk tartışmamı orada yaşamıştım. Güzel bir mekan, haliyle arkadaşla sohbet koyulaşıyor, fakat o da ne... Terslemek de istemiyorum insanları sonuçta gençler. Kimse üzülmesin fakat Allah aşkına biz kahvemizi içebilelim :D Ve şuna hayret ediyorum Leylak Hanım, bilgisayarlarını telefonlarını masada bırakıp rahatça dolaşıyorlar. Büyük cehalet.

      Sil
  2. İnşallah kalırsın sınavdan deyip dönseydin masana hsdsfs
    Biz de geçen çok sevdigimiz bir yere gittik, içeride ALTI kişilik bir masada genç bir delikanlı yayılarak ders çalışıyordu. Masanın her yeri dolu ama. Neyse biz zaten iki kişiydik, küçük bir masaya oturduk. İçimden dedim herhalde arkadaşları dışarıda sigara falan içiyordur. Sonra yandan yandan kesmeye başladım. Delikanlı gayet tek başınaymış, tek bir çanta, tek bir mont var masada ama 577 defter ve bir laptop açık önünde. Sonra yine içimden dedim, bunu yaptıgın için çan eğrisi bir taraflarını yoklayacak güzel kardeşim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Buradan iletiyorum :p

      Çok bencil yeni nesil. Tamam çalışmak istiyorsan da kendine oranla ufak bir masada çalış. Yok, illa yayılacaklar, bir de konuşanlara laf yetiştirecekler. Leylak Hanım'ın dediği kafede özellikle bu insanlardan dolu. Her yerde montlar yayılmış. Prizlerde macler. Kendileri ya var veya dışarıda sigarada çayda çorbada gezmede.

      Sil
  3. Aaa daha neler? Ay başıma gelmedi hiç, kesin kalakalırım, ne diyeceğimi bilemem. Bunların okullarında çalışacak yer mi yok anlamadım ki? Kantinlerde de kahve var?
    Böyle ders çalışmaktan hayır gelmez bence, bir göz defterde, diğer göz etrafta.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahaha bence de. İstediğin kadar odaklanmaya çalış yanıbaşında millete ufaktan bakarsın, lafa kulak misafiri olursun, uçar gider. Hayır bir de efendice uyarmayanları var. "Sossoz olon boz çoloşoyoroz". Hö. Baya çocuklar azarlıyor milleti :D

      Sil
  4. Ben İstanbul Yeniköy Nero'da kavga etmiştim. Üstelik ben kitap okuyan taraftım. Yanımdaki şahıs , gülen bir sevgiliye "genşlerr lütfen" diyip bana bakıp gülümsemişti. Hak vereceğimi sanmıştı. Ben de kendisine Sarıyer Demirtaş Ceyhun Halk Kütüphanesi'nin adresini vermiştim. "Orada istediğiniz ortam vardır" diye.

    Bir de gelip kahvesini alıyor, kitabını açıyor , 45 saniye sonra telefonda , instagramda. Instagram'a bakabileceğin sayısız yer varken . Neden 8 saat kitap okuma adı altında stalk yapıyorsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsanlar çeşitli bahaneler üretiyor. Para bahanesiyse en uydurmacası. Sonuçta kafelere oturunca insan kafadan bir 8-10 lira cebinden veriyor içtiklerine. Ha bir de yanına kekti cookieydi yese zaten 20 lirayı bulur. O paraya şehrin dört tarafındaki kütüphanelere gidilir. Ki bence en rahatı kendi okulun.

      Aynen öyle. Bir de dediğiniz gibi laf olsun diye masaya oturup boş boş şeylerle zaman öldürüyorlar.

      Sil
  5. Sanırım herkes aynı dertten muzdarip. Geçenlerde konser saatini beklerken kahve içelim dedik arkadaşlarla. 3 yer dolaştık bu yüzden. Masalarda öğrenciler yayılmış, o gürültüde bir de ders çalışıyorlar. En sonunda kahvelerimizi alıp avm koridorlarındaki banklarda içtik. İnsanın çirkeflik yapası geliyor böyle zamanlarda ama işte olmuyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla laf aramızda öyle çaışanlar gerçekten okuduklarını anlıyor mu şüpheliyim. Hadi odaklansınlar, yine de insanlara çemkirmelerini, masaları gaspetmelerini haklı çıkarmıyor. Dediğin gibi aslında çirkeflik yapmak lazım. Fakat gençtir üzülmesin diyorsun.

      Sil
  6. İzmir'de öyle olmuyo, hep beraber buraya gelin... :)) bu İzmirliyi öve öve bitiremeyen bir sürü paylaşımlar var ya, hepsine uyuz oluyorum. İzmirliyim, oluyorum. Bana ne! ohh... :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. AHAHAHAHAHAHAHA.

      Hala gitmedim ya. Ege'yi kaç kere dolaştım. Rezillik bu. Yakın zamanda turne rotama almam lazım :)

      Sil