60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

30 Mayıs 2015 Cumartesi

Lost River (3/10)

 

Ryan Gosling, benim gözümde Jake Gyllenhaal, Tom Hardy, Brad Pitt, Leonardo Dicaprio, Michael Fassbender gibi kredisi bol olan "genç" aktörlerden biri. Özellikle son yıllarda romantik film furyasına ara verip daha bağımsız, arthousevari filmlerde boy göstermesiyle bendeki kredisi gitgide artmış durumda. Gosling'e oyunculuk yetmemiş olacak ki, geçtiğimiz yıl kameranın arkasına da geçeceğini duyurmuştu. 2014 yapımı Lost River (Kayıp Nehir), Gosling'in ilk yönetmenlik denemesi ve kadrosunda Christina Hendricks, Iain De Caestecker, Matt Smith ve Eva Mendes gibi ünlü oyuncuları barındırıyor.


Detroit'e yakın bir kasabada küçük kardeşi Franky ve annesi Billy'le (Hendricks) yaşayan Bones (De Caestecker), geçimini terkedilmiş evleri soyarak sağlamaktadır. Evlerin bakır borularını çalıp hurdacıya yok pahasına satan Bones, bölgenin kabadayısı Bully'nin (Smith) tepkisini çeker ve ikili arasında adeta soğuk bir savaş başlar. Oğlunun eve getirdiği parayla ev borcunu ödeyemeyeceğini anlayan Billy de, kendisine beklenmedik bir anda gelen "esrarengiz" iş teklifini kabul eder ve soluğu grotesk bir gece kulubünde alır. Bones ise, kasabanın yakınlarında kayıp bir nehir olduğunu keşfeder. Baraj inşaatıyla kasabanın o bölgesi zamanında sular altına kalmıştır ve kimileri için bu şehrin üzerine çöken kara bir büyüdür. Annesini ve evini kurtarmak için bu kara büyüyü bozması gerektiğini anlayan Bones, yola koyulur.


"Küçük kasabanın garip insanları" temasını filmlerinde fazlaca kullanan David Lynch'e göz kırpan Gosling, aynı zamanda Lynch'in "tedirgin atmosfer" prensibinden de fazlaca yararlanıyor. Büyük resme baktığımızda, Lost River için David Lynch filmlerini andıran atmosferik bir gerilim/gizem filmi bile diyebiliriz. Ama bunda ne kadar başarılı oluyor tartışılır. Evet, filmde puslu bir hava var. Garip komşular, psikopat tipler ziyadesiyle mevcut. 80'ler esintili müziklerle de destekleniyor tüm bunlar. Ama inandırıcılıktan uzak hepsi de. Öyle ki, bir yerden sonra film bu esrarengiz havayı kendi elleriyle dağıtıyor ve deyim yerindeyse şapka düşüyor, kel görünüyor.

Uzun zamandan sonra ilk defa bir filmi izlerken yarısında salonu terketmek istedim. Çünkü 95 dakika boyunca filmde sadece "bir şeyler oluyor"; ama hiçbir şey olmuyor. Ne beklenen gerilimi verebiliyor ne de yarattığı puslu gizem seyirciye "acaba neler olacak" dedirtmiyor. Hatta film bir yerden sonra hikayenin ne şekilde bağlanacağını açık bile ediyor. Tabi bunda senaryo yazımındaki zayıflık da etkili. Ne yazık ki filmin senaryosu da Gosling'in elinden çıkma.

İlk yönetmenlik denemesinde Lynch'e göz kırpan, son dönem filmlerinde yer aldığı  Nicolas Winding Refn'e de selam durmayı ihmal etmeyen Gosling, filmi çekerken iyi niyetle yola çıktığı kesin. Fakat unutulmasın ki, "cehennem yolları iyi niyet taşlarıyla örülüdür". Güzel müzikleri ve başarılı poster tasarımı dışında hatırlanacak bir tarafı olmayan, "olamamış" bir film örneği.

4 yorum:

  1. Gosling'in yönetmenlik siftahı kötü olmuş desene :/ Pek severim kendisini. Üzüldüm.
    Fakat filmi öyle bir anlatmışsın ki yine de izleyip kendim karar veresim geldi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oyunculuğunu ve hayvan hakları konusunda duyarlı oluşunu ben de seviyorum. Blue Valentine, Drive, Stay, Only God Forgives,.. Baya iyi filmlerde oynadı Gosling abi :) İzlemekte fayda var demek isterdim ama gerçekten zaman kaybından başka bir şey olmamış :( Ciddi bir hayalkırıklığı yaşadım. Salonun yarısı zaten çıktı gitti sonunu bile görmeden. Ben her şeye rağmen bir ümit bekledim ama olmadı :(

      Sil
  2. David Lynch pek çok yeniyetme yönetmenin özendiği, ama onun gibi film çekmeye kalktı mı duvara tosladığı, bir isim. Sanırım şu saatten sonra Ryan Gosling'in ilk filmini de sırf nasıl batırdı bi' göreyim diyerek izleyeceğim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Lynch'e özenip çıktığı yolda helak olan çok yeniyetme var gerçekten de. Aslında kızamıyorum da onlara çünkü Lynch özenilmeyecek biri değil hani. Inland Empire bittiğinde aklımdan ilk geçe şey "bu filmin remakeini yapmak istiyorum" olmuştu. Ne haddimeyse :))) Twin Peaks geri dönüyor seneye. Mutluluktan ağlayabilirim :D :D

      Sil