60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

1 Mart 2014 Cumartesi

"Oy Ver" Diyorlar, Peki Ama..

Bir sürü ünlü toplaşıp "oy ver" diye bir kampanya başlatmışlar. "Bir oy bir oydur, koyverme oy ver" filan diyorlar. Amaç ilk oylarını kullanacak olan gençleri ve seçimlerde sandığa gitmeyen küskünleri ikna etmek, katılımı arttırmak. Güzel bir amaç. Oy vermek güzel bir şey tabii. Vatandaşlık görevi filan. İnsanın düşünce dünyasına yakın bir isme gönül rahatlığıyla oy vermesi soylu bir davranış. Ama Allah aşkına elinizi vicdanınıza bir koyun. Eğer sizi temsil edeceğine inandığınız bir parti, isim ya da siyasal hareket yoksa bu ülkede kime oy vereceksiniz ? Meclisin hali ortada. Uçan tekmeler, fırlatılan tabletler, küfürleşmeler, yumruklaşmalar, karşıdakini gırtlaklamalar,.. Bu mudur ? Böyle bir topluluğa mı oy vereceksiniz ? Bu seçilmiş insanlarla mı övüneceğiz ?

"Ama oy vermezsen mevcut iktidarı dolaylı yoldan desteklemiş oluyorsun". Yok böyle bir şey ! İktidarı kendisine oy verenler belirliyor. Sen oy vermeyerek mevcut partiyi desteklemiş olmuyorsun. Oy vermemek de bir siyasi duruştur. Kaldı ki mevcut seçim barajı değişmediği sürece iki üç parti hariç kime oy verirsen ver bir kıymeti olmayacak. Bu durumda sen de iktidarı dolaylı yoldan desteklemiş olacaksın. Böyle bir iddia akıldışı olur olsa olsa. Asla kabul etmiyorum. (Bilinçli olarak) Oy vermeyen ya da meclise girme şansı düşük olan partilere oy verenlerin sırtına bu yükü konduramazsınız.

Kaldı ki bir iktidar değişsin diye kendisinden farksız bir başka partiye oy vermenin neresi mantıklı ? A gidecek yerine B gelecek. Ne fark etti? Belki "madur" olan kesim değişecek. Ama bu ülkede yine birileri madur olacak (kucaklayıcı bir siyasi hareket olacağına inanmıyorum). Gerçekten bunu akılcı bir yol zannedenler kendilerini kandırıyorlar. Büyük resme bir bakın isterseniz. Düşünün biraz, gözünüzün önüne getirin bütün siyasi partileri. İsimleri filan anımsayın. Ne görüyorsunuz ? Ben kendi adıma bir şey göremiyorum. Benim dünya görüşüme yakın, benim dertlerimi mecliste haykıracak bir oluşum göremiyorum. Varsa yoksa köhne kalıplar, bayat söylemler ve eskimiş adlar görüyorum. Soğuk Savaş zihniyeti devam ediyor resmen, görüyorsunuz. "Onlar solcu, onlar faşist, onlar dinci" diye diye yıllar geçiyor. Kavga bir türlü bitmiyor.

Lütfen oy vermeyen insanları "tembellik"le ya da "vurdum duymaz" olmakla suçlamayın. Sonuçta verdiğiniz oylar emanetten ibaret. Emanetinize sahip çıkmayacak adamlara oy vermek, saçmalıktan başka bir şey değil. Eğer ben oy verdiğim adamın icraatları yüzünden akşamları başımı yastığa koyduğumda uyuyamayacaksam, huzursuzluk duyacaksam ona oy vermem daha iyi. Çünkü benim oyumla yapılan yanlışların vebaline ben de ortak oluyorum bir noktada. "Benim oylarımla şunu şunu yaptılar" diye içim içimi yer.

2011 genel seçimlerinde katılım oranı 83.16%'ydı. Yani seçmenlerin 16.84%'ü sandığa gitmemiş. Bu ciddi bir rakam. Ve ben bunu önemsiyorum. Katılım oranı düştükçe kalan çoğunluk tarafından bu ülkede bir şeylerin yanlış gittiğinin farkına varılacağını ve değişimin ister istemez geleceğini düşünüyorum. Evet, ben artık değişim istiyorum. Sol-sağ kalıplarından uzak, üretken, liberal, kucaklayıcı, ötekileştirmeyen, çevre ve hayvan konularında duyarlı ve ileriye dönük politikalar ortaya koyan bir siyasi hareket. Sokak olayları ile veya iktidara alternatif olarak sunulan ama iktidardan farksız partilere oy vererek değişimin geleceğine inanmıyorum. Karamsar bir düşünce benimkisi. Ama bu fikirde yanlız olduğumu sanmıyorum. Bir sessiz çoğunluk var benim gibi düşünen.

Yerel seçimlerde oy kullanacağım tabii; çünkü siyaset değil hizmet odaklı bir seçim. Ve hizmet vaadeden insanlar var. Bunu görebiliyorum ve hissedebiliyorum. En azından Ankara için. Ama önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimi ve gelecek genel seçimler için şu noktada sandığa gidip gitmemekte kararsızım. Geçmişte verdiğimiz oyların çöpe gitmesi beni ciddi ciddi düşündürüyor. "Ona verirsem oyum çöpe gidecek, iyisi mi ben meclise girme şansı olan kötünün iyisine vereyim"in sonu yok çünkü. Geçici bir çözümden başka bir şey değil bu.

Beni ikna edecek olan varsa buyursun söylesin fikrini. Sözünü sakınmasın. Ne düşünüyorsa yazsın tüm samimiyetiyle. Hatta azarlasın beni. "Tembellikle" suçlasın. Olsun. Dinlemeye hazırım. İnanın ikna olmak istiyorum. Artık "alternatif " olamayan muhalefet partileriyle bu yarayı kapamaya çalışma ve "sağ"a "sol"a yama yapma lüksümüzün olmadığına inanıyorum. Değişim şart. Ama nasıl ? Oy vermemek gerçekten işe yarayacak mı ? Emin değilim. Cumhuriyetimizin yüzüncü yılı geliyor ve biz hala aynı kavganın içindeyiz. Tek bildiğim bu.

4 yorum:

  1. ben oy verilmesinden yanayım ama sende haklısın yani yapacak bir şey yok ben oy vereceğim ama hiç bir partiyi desteklemiyorum açıkçası, belediye seçimleri dediğin gibi arı bir olay, bunda kullanmak lazım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ama bu gidişle bir sonraki yerelde de hayatta olursam kullanmayacağım :D

      Sil
  2. Ay gözünü seveyim, dünkü meclis muharebesinin bir yerinde bir CHP milletvekili gördüm, elinde ayna vardı, AKP milletvekillerine tutuyordu. İlkokulda yapardık ya, ayna aynaa diye. Çelik ayna. Kendi diyen kendi olur falan? Of ne muhalefet yaptı kadın yani beş dakikada, ayaklarım büzüldü mutsuzluktan televizyonun karşısında.
    Ben belediye başkan adaylarından da çok memnun değilim, biliyorsun. Ama bir çıkış yolu da göremiyorum. Hiç oy kullanmamazlık etmedim, gene kullanacağım, kime kullanacağımdan da tam olarak emin değilim hala ama gideceğim yani sabah kalkıp.
    Ama bu son. Bir dahaki seçimlere kadar gerçekten beni temsil edecek, sabah meclise giderken çantasına ayna atmayacak, sokaklar yanarken yanlarında kameralarla geçit töreni yapmayacak, genç ve kafası çalışan insanlardan müteakip bir oluşum çıkarsa ne ala. Çıkmazsa o kutucuklara birer nah çizerek kullanacağım oyumu. Yavaş yürüyen topraklar buralar, bir seçim dönemi veriyorum toparlanmaya, hadi bakalım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öfff gördüm o rezaleti ya. Çocuk gibi muhalefet ediyorlar. Zaten en çok da beceriksiz muhalefete kızıyorum ya.. Adam gibi iktidara kök söktürmüyorlar mecliste. Ya kavga ediyorlar hemen (benim babam senin babanı döver kafası) ya da böyle abuk sabuk şeyler yapıyorlar. Şu son Anayasa Mahkemesi olayı hele gülünç.
      Umarım yanlız değilizdir bu konuda çünkü bu böyle gitmez yani. Aynalar kameralar bilmem ne. Komedi ya. Ağlanacak halimize güler olduk. Bu adamları mı alternatif olarak seçicez allasen? Mümkün değil :D Ben kutuya bile gitmeyeceğim katılım oranı artmasın diye.

      Sil