60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

5 Şubat 2014 Çarşamba

Kitaplar Yüzünden Rehab'e Giden Adam

Daha rehabilitasyona yatmadım; ama böyle giderse eş-dosttan bu iyiliği isteyeceğim. Kütüphanemde okunmamış tomar tomar kitap olmasına rağmen yeni kitaplar almaya devam ediyorum. İnternetten alışveriş yapmayı kestim şükürler olsun. Ama hala kitapçıları dolanıyorum istemsizce. Ayaklarım oralara çekiyor kendimi sanki. Ellerim uzanıyor raflara. Gözlerim tarıyor. Ve beyin işliyor: "Zihin, bu kitabı kaçırma. Bir daha bulamayabilirsin", "Zihin, bu kitaba akşam başlasan sabaha biter". Sonra eller cüzdana uzanıyor ve kitaplar poşete konuyor. İşte gene aldık !

Kitap en iyi dosttur, okumak güzeldir filan ama sanırım bunu bağımlılığa dönüştürmemek lazım. Gerçekten hastalık boyutuna yaklaştığımı hissediyorum. Daha dün İhsan Oktay Anar'ın bir kitabına (Kitab-ül Hiyel) gözüm ilişti. Tam biz mühendislere göre. İçerisinde çizimler filan da var. Valla zor tuttum kendimi. İçim gitti, arkadaşlar frenlediler beni.

Tabii sonra ne oldu ? Arkadaşlarla dağıldık, başka kitapçıya gittim başka bir kitap aldım. Böyle de "sağlam irade"dir Zihin. Kitap konusunda "dik duramıyor, eğiliyorum" resmen. Ama dün bulduğum kitaptan size söz edince bana biraz olsun hak vereceksiniz diye düşünüyorum.

Fransız şair Arthur Rimbaud'yu sevdiğim bilinen bir şey. Ve bende sadece Hasan Ali Yücel serisinden çıkma, ünlü Illuminations kitabı vardı kaç zamandır. Varlık Yayınları, şairin bütün şiirlerini tek kitapta toplamış ve 20 lira gibi cüzi (hatta bedava lan) bir bedel biçmiş. Gık mık dedim önce, sonra içgüdülerime yenik düştüm ve kitabı aldım. Sonra gider ayak bir adet Shakespeare trajedisi aldım.

Ne dersiniz, rehabilitasyona girmem gerek mi sizce ?

9 yorum:

  1. Amy tonlamasıyla no no no demek istiyorum soruna. Bağımlılık dediğin kitap bağımlılığı olsun, lakin şanı yürüsün diye kitaplığı kitapla doldurup elini sürmeyen kesimden olmayacaksak. Ne yapsam ben de şimdi Kitab-ül Hiyeli mi alsam:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şanı yürüsün diye kitap alanlara diyecek söz bulamıyorum. İyi dekore etmeler :D Valla o kitabı bir ara alıp okumalıyız bence. Baya bir inceledim, güzel bir esere benziyor. Denemekten zarar gelmez.

      Sil
  2. Yok canım, gerçek anlamda kitap okuru olan herkes bu durumda, bence böyle yapmayan kişi fasarya okuyucudur. benim de şu an 3 raf Antalya'da 1 raf Ankara'da okunmamışım var ama daha dün 2 kitapla döndüm eve. Olsun okunur, okunmazsa kitapları yalnızlıktan kurtarıp dost evine aldık diye seviniriz :)
    Ve okumadıysanız Köpek Adamlar'ı öneririm Emrah Polat'ın, ben çok beğendim, Fermina'ya yollayacağım, belki o da size yollar okuyup beğenirse...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen okunmayı bekleyen raf dolusu kitap olduğu halde insan almaya devam ediyor. Ama en nihayetinde okunacaklar bir gün. Buügn olmaz yarın olur. İki sene önce aldığım bir kitaba dün başladım mesela.
      Önerdiğiniz kitabı okumadım ama not alıyorum. Teşekkür ederim :)

      Sil
    2. Not alma, gidip alma, bak ne güzel turneye çıkıyor bazı kitaplar, ben okuyup sana yollarım. Yani kitap alışverişini durdurmak mümkün değil, ben de onu anladım ama arada fena mı olur böyle arada dolaşıma çıkmış kitaplar sana da uğrasa? :)
      Bak istersen Kuğulu Park'ta seçeceğimiz bir ağacın dibine bırakırım, böyle maceralar da olabilir :D

      Sil
    3. Ahahaha film gibi. "Kitap, 15 dallı ve 28 derece açıyla sola evrilmiş olan ağacın dibinde" :D Önce şu aldıklarımı bir bitireyim de yüzüm olsun yeni kitaba başlamaya. Haberleşiriz yine. Güzel fikir bu turne işi :)

      Sil
    4. Heheheyt turne işine bayıldım, arada çıksınlar böyle dolaşmaya. Yıllar önce bir roman okumuştum, galiba çocuktum. Kitabın girişinde şöyle yazıyordu: "Eğer bu kitap dolaşmaya çıkacak olursa kafasına bir tane vurup geri yolla". Biz geri yollamayalım yahu arada dolaştıralım kitapları. Benim kitaplık doldu zaten, biraz hava alsınlar sıkışıklıktan kurtulup. Zaten geçen gün de babam "Ölünce ne yapacaksın bu kadar kitabı" diye sordu, ürktüm yahu :)

      Sil
    5. Bilkent Üniversitesi'nde benzer bir uygulama yapılıyor onu biliyorum. Edebiyat kulübü sanırım. Böyle kampüsün muhtelif yerlerine kitap bırakıyor. Bulan kişi topluluğa mail atıyor şu kitabı şurda buldum diye. Belli bir süresi var okuması ve bulduğu yere bırakması için. Aslında çok güzel bir uygulama. Tüm üniversitelerde yapmalı. Hatta bunu kampüs dışına, sokaklara taşımak daha güzel olur. Ama eminim sokaklarda kitaplar telef olur.

      Sil
  3. Bağımlılıkların en güzeli :) Bırakma, bu bağımlılıktan kurtulma derim :)

    YanıtlaSil