60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

18 Ocak 2014 Cumartesi

Captain Phillips (8/10)


"O kaptan ! Kaptanım ! Korku dolu sefer sona erdi.
Gemi her beladan kurtuldu, aradığımız ödül kazanıldı.
Liman yakında, çanları duyabiliyorum, insanlar hep beraber bayram ediyor.
Gözler gözüpek gemimize kenetlenmiş.
Ama o yürek ! Yürek ! Yürek !
Ah kan kızılı damlıyor.
Güverteye uzanmış Kaptanım,
Buz kesmiş ve öylece ölü"
-Walt Whitman

* * *

Geçtiğimiz günlerde 2014 Oscar adaylarının açıklanmasıyla sinemalardaki hareketlilik arttı. Aday filmlerin çoğunun ülkemizde yeni yeni vizyona girdiği düşünülürse bu filmler önümüzdeki günlerde kendilerinden çokça söz ettireceğe benziyor. En iyi film kategorisinde aday olan dokuz filmden şimdilik üçünü (Gravity, American Hustle ve Captain Phillips) izleme fırsatım oldu. Kalan filmler vizyona girdikçe onları da izlemeye çalışacağım. Ama şimdilik izlediklerim arasında -açık ara- favorim ülkemizde de geçtiğimiz aylarda vizyona giren Tom Hanks'li Captain Phillips.



Captain Phillips, yaşanmış bir olaydan yola çıkılarak yazılmış. 2009 yılında Somalili korsanların Kaptan Richard Phillips'in kumandasındaki yük gemisine saldırmasını ve ertesinde kaptanın korsanlar tarafından kaçırılış öyküsünü anlatan film son zamanların en nefes kesici rehine kurtarma sahnelerinden birine ev sahipliği yapıyor. Büyük ölçekli bir yapım olan Captain Phillips, bu sancılı kurtarma opersyonu sürecini öylesi başarılı bir gerçeklikle seyirciye sunuyor ki bir süreden sonra kendinizi operasyonun ortasında hissediyorsunuz. Bir yanda eli silahlı teröristler, öbür yanda elinde su hortumlarından başka savunma gereci olmayan bir gemi dolusu insan.


İhtişamlı sinematografisi, insanı gerim gerim geren atmosferi ve kalbur üstü oyunculuklarıyla dört başı mamur bir film. Özellikle Kaptan'ı canlandıran Tom Hanks'in performansı dudak uçuklatacak cinsten. Ne yazık ki Akademi bu büyük performansı gözardı etmiş ve Hanks, ödüle aday gösterilmemiş. Tarihe düşülmesi gereken bir hata. Zira Hanks'in özellikle film sonlarına doğru performansı doruk noktasına çıkıyor. Kaptan'ın göz yaşı döktüğü sahnelerde izleyici de ister istemez bu yoğun duygulara ortak oluyor ve gözyaşı dökmek kaçınılmaz oluyor.

Tek teselli ise Hanks'e film boyu eşlik eden korsan Muse rolündeki Barkhad Abdi'nin En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında ödüle aday gösterilmiş olması. Meryl Streep'i her sene ödüle aday göstereceğinize (Streep iyi bir oyuncu, ama her performansını aday göstermeleri can sıkıcı olmaya başladı) böylesi büyük performansları gözden kaçırmamaya bakın sayın Akademi üyeleri. Oscar ödülleri benim gözümde bir şey ifade etmese de sektöre fazlasıyla şekil veren bir ödül. İster istemez her sinemasever bu ödülleri bir şekilde önemsiyor.

2 yorum:

  1. bu film beni yarısından sonra yakalamıştı..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlk yarısı sıradan bir korsan filmi tadındaydı; ama dediğin gibi filmin alametifarikası ikinci yarıda ortaya çıkıyor ve benzerlerinden farklılaşıyor. Tom Hanks enfes oynamış.

      Sil