60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

10 Aralık 2013 Salı

ceketkaplumbağaseykobeşezdiler

Fermina Daza sayesinde bugün çok etkileyici bir alıntı okudum. Alıntıyı yapan Ev Anası. İşte o alıntı:


ceketkaplumbağaseykobeşezdiler

"Bir hasta yatmıştı. Dosyasında, çıplak bir şekilde E-5'i trafiğe kapattığı için polis tarafından getirildiği notu vardı. Neden yaptığını sorduğumda, 'ceketkaplumağaseykobeşezdiler' dedi manisinin verdiği hızla, tek kelimeymiş gibi.. Sonradan anladım ki, bir kaplumbağanın ezildiğini görünce sinirlenmiş, yolun ortasına dikilmiş; ama insanlar sağından solundan geçmeyi sürdürünce, soyunup giysilerini ve saatini (Seiko 5) koyarak yolu kesmeye çalışmış; ama onları da ezerek gezmişler".

Bakırköy Akıl Hastanesinin Gizli Tarihi
2009 Okuyanus Yayınları

* * *

İlk okuduğumda cümleler adeta yüzüme tokat gibi çarptı. Çünkü son zamanlarda ben de insanların duyarsızlığı karşısında ne yapacağımı bilemez oldum. Modern insan dediğimiz şey aslında kapı duvardan farksız olmuş. Yolun ortasında kocalar eşlerini öldürüyor, kimse bir şey yapmıyor. Sokaklarda hayvanlar ölüyor, kimsenin umrunda olmuyor. Yardım etmek, duyarlı olmak o kadar zor ki..

Artık selamlaşmak bile lüks halini almış bırakın duyarlı olmayı ! Biri size "merhaba" dese mutlanıyorsunuz, içiniz pır pır ediyor. İşte o kadar yanlızlaşmış ve yabancılaşmış kalabalıklar. Öyle anlamsız bir koşuşturmanın içine dahil edilmişiz ki kafamızı çevirmeye vaktimiz, hatta şevkimiz yok. "Bana ne ki"ler her yerde. Hepimiz bananeki olmuşuz.

Bundan iki sene önce başıma gelen şeyi anlatmak istiyorum.

Malum, iki sene önce Ankara'da kış biraz sert geçti. Öyle ki bir akşam yoğun kar yağışından ötürü  Eskişehir Yolu tamamen felç oldu. Ben de çareyi yürümekte buldum. Bilkent köprüsünden Aşti'ye yürüdüm (devasa Ankara metrosu en fazla oraya kadar geliyor çünkü!!). Ama ne yürüme ! Bir yandan soğuk rüzgar, bir yandan kar. Düşmemek için daha çok yoldan yürüyorum. Kaldırımlardaki kar kütleleri gözümü korkutuyor. Bir ara yol açılır gibi oluyor. Ben de mecburiyetten kaldırıma çıkıyorum ve bum ! Karların içinde farkedemediğim bir buz parçasına basıyorum ve aynen 90 derecelik açıyla yeri boyluyorum. Birkaç saniye buz-çamur karışımı şeyin içinde kendime gelmeye çalışıyorum. "Noldu bana?". Düştün Zihincim. "İyi de neden kimse yardım etmiyor". Çünkü bananeki.. Evet, kimse yardım etmiyor. Bir kişi de durup "durun yardım edeyim" demiyor. Ben güç bela doğruluyorum ve çamura bulanmış pantolonumu, montumu temizlemeye çalışıyorum. İnsanlarsa inatla yanımda geçip gidiyor. Hani ellerinde olsalar üstüme basıp geçecekler. Düşene bir de onlar vursaydı tam olurdu herhalde.

İşte böyle. Buna benzer bir çok şey anlatabilirim. Çünkü toplum gitgide duyarsızlaşıyor. Ölümler, trajediler sıradanlaşıyor. Baksanıza trafik kazaları bile önemini yitirmiş, haber bültenlerinin sirk hayvanı olmuş durumda. Onlara bakıp "ha ha salağa bak nasıl çarpıyor" diyor geçiyoruz. Yaralanan, ölenlerse umrumuzda değil.

Yarın öbür gün soyunursam yol ortasında şaşırmayın. Şimdiden buraya not düşeyim.

Ben

deli

değilim.

Zihin

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder