60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

30 Eylül 2013 Pazartesi

Gitmek İstediğim Bir Yer Var: Türkiye

Öncelikle arka planda şu şarkının dönmesinde fayda var:

Mourir d'aimer by Charles Aznavour on Grooveshark

Blogumu kurduğum günden beri tekrar ettiğim bir şey var: "Artık bu Türkiye-Ermenistan kavgası bitsin. Bu kanlı bıçaklı halimizi sonlandırmanın en iyi yolu da Ermeni kökenli ünlü Fransız şarkıcı Charles Aznavour'un Türkiye'ye gelmesi ve ülkemizde 'barış ve kardeşlik' konseri vermesidir."

* * *

Geçtiğimiz günlerde Hürriyet gazetesi köşe yazarlarından Ertuğrul Özkök, Aznavour hakkında bir köşe yazısı kaleme aldı. İşte o yazıdan çarpıcı bölümler:

Paris Match dergisi bu hafta onunla yapılmış çok güzel bir mülakat yayınladı. Oradan öğreniyorum ki, en büyük arzusu Türkiye'ye gelip şarkı söylemekmiş. "Ben her şeyden önce bir maceraperestim" diyor. "Eskiden gece kulüplerinde, restoranlarda şarkı söylerdik. Öteki ülkelere gidip bizim dışımızdaki insanlara şarkı söylerdik" İşte tam bunu söylerken dergi soruyor: "Peki henüz gitmediğiniz bir yer var mı ?" Ağzından tek kelime çıkıyor: "Evet var, Türkiye..."

Sonra devam ediyor: "Türkiye'de yazarlarla, sanatçılarla, gazetecilerle ilişkim var. Sorun hükümetlerden kaynaklanıyor. Çünkü arada 'Ermeni' konusu var. Türk hükümetleri bunu 'Ermeni sorunu' olarak görüyor. Oysa bu bir 'Türk sorunu'... Şunu çok iyi biliyorum, oraya gidip şarkı söylersem bazı Türkleri rahatsız edeceğim. Ama bazı Ermenileri de rahatsız edeceğim. Ben açık fikirli, açık görüşlü bir insanım. Orada karşılaşacağım insanların da benimle aynı espride olmasını arzu ederdim."

Cümlesini şöyle tamamlıyor: "Türkiye'ye asla 'Hayır' demem. Çünkü orası benim annemin memleketi..."
 
* * *

Bugün yine aynı gazetede Aznavour hakkında başka bir haber yayınlandı. İşte satırbaşları:

Ermenistan’ın UNESCO büyükelçisi Aznavour bölgesel gazete Le Dauphine’ye verdiği röportajda, Ermenistan ile Türkiye’nin yakınlaşmasından yana olduğunu söyledi.
...
Genç yaşlarda bir kere Türkiye’ye gittiğini söyleyen Charles Aznavour, annesinin doğmuş olduğu ülkeye bir kez daha gitmek istediğini ve Paris’te yaşayan Türk yazar Nedim Gürsel’in kendisine eşlik etmek istediğini belirtti. Türkiye’ye gittiğinde Ermeni sorunu ve Türkiye’nin AB üyeliği konularına değinmek istemediğini ifade eden Aznavour, Türk halkı ile bir sorunu olmadığını, Ankara’nın Ermeni sorununa bakış açısına karşı olduğunu söyledi.

Türkiye’ye giderken risk alıp almayacağı sorusuna ise "Bu yaşta bana ateş edip öldürürlerse, beni kahraman yaparlar" cevabını verdi.

* * *

Tüm bu yazılan ve çizilenler neticesinde çıkardığım sonuç şu: Yıllardır hayalini kurduğum "barış ve kardeşlik" konseri yakındır. Hem de 1915 olaylarının 100.yılı öncesinde !! Umarım bu ılımlı demeçler bir karşılık bulur ve 89 yaşındaki chansonların efsanevi sesi Aznavour, bir asra yakındır birbirine sırtını dönmüş bu iki kardeş toplumun yeniden kucaklaşmasına bir ön ayak olur. İnanın iki toplumun da buna ihtiyacı var.

Kardeşlerin "siz bize soykırım uyguladınız", "ama siz de bizi arkamızdan vurdunuz" gibi nefret dolu söylemlerden uzaklaşması lazım. Acılar yaşandı ve bitti. Artık geleceğe bakma zamanı geldi. Karşılıklı yaşanan acıları kalplere gömüp, çareyi -günümüzün tabirlerinden- demokratikleşme paketlerinde veya diyaspora çalışmalarında değil halkların kardeşliğinde görmeliyiz.

Barış dolu günler dileğiyle,

Zihin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder