60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

1 Mart 2013 Cuma

..and the Oscar goes to CIA !

Oscar'ları unuttum sanmayın. Sadece şoku atlatmak zaman aldı. Malum geçtiğimiz Pazar akşamı 85. Akademi Ödülleri sahiplerini buldu ve tahminlerimin birçoğu doğru çıktı. Büyük ödülü CIA propagandası, sıradan ajan filmi, bir Ben Affleck eseri, "Argo"nun alacağını biliyordum. Ama "Lincoln"a da şans tanıyordum, ne yalan söyleyeyim.

Ne yazık ki Akademi beni şaşırtmadı ve zamanında İran'da mahsur kalan zavallı elçilik görevlilerini kurtarılışını, Amerika'yı ve değerlerini kutsayarak anlatan balon filmi yılın en iyi filmi ilan etti. Eğri oturup doğru konuşmak lazım dostlar. "Argo"nun Amerika yüceltmesi dışında ne gibi cazip bir özelliği vardı ? Oyunculuklar mı ? Hadi ama; Ben Affleck başroldeydi ! John Goodman ve Bryan Cranston gibi usta isimlerle rezil oyunculukların üstünü örtmeye çalışmış; ama sonucu değiştirememiş !

 Courtesy of blog.beliefnet.com

Bir tutturmuşlar "usta bir politik gerilim". Hayatınızda hiç mi ajan filmi izlemediniz yahu ? Akademi, bu türün yetkin bir örneğine bu kadar açsa neden geçen sene "Tinker, Tailer, Soldier, Spy" gibi bir başyapıtı görmezden geldi ? Bahsi geçen film hayatımda izlediğim en iyi ajan filmlerinden biriydi ve Gary Oldman oyunculuk anlamında adeta "yardırmıştı".

Ödülün veriliş biçimi de ayrı bir skandaldı bana sorarsanız. Birleşik Devletler First Lady'sinin, arkasında askeri üniformaları içinde yaverleriyle ödülü açıklaması da neydi öyle ? Sanırsınız sinema ödülleri değil de askeri törenle madalyalar sahibini buluyor. Eh, bu durumda çok farklı değil aslında. CIA'in en iyi propagandasını yapan film ödülü gibi birşey neticede ! Tam bir saçmalık..

 -Courtesy of İnternethaber-

Yılın En İyi Yönetmeni ödülünü Ang Lee'nin (ikinci defa) kucaklaması gecede yüzümü güldüren nadir anlardan biriydi. Evet, "Life of Pi" gibi bir film çeken adama bu ödülü vermeyecektiniz de ne yapacaktınız zaten ? Adam sonuna kadar hakediyordu ! Lee'nin filmografisine birazcık göz atan herkes onun ne kadar yetenekli bir usta olduğunu rahatlıkla kavrayacaktır.

Yılın En İyi Erkek Oyuncusu konusunda sanırım hepimiz hem fikirdik. Dönemin en büyük metod oyuncularından Daniel-Day Lewis, filmdeki Lincoln rolüyle adeta oyunculuk dersi veriyordu. Akademi onu esgeçseydi sanırım infiale sebebiyet verirdi. Aynı ödülü üçüncü defa kazanarak bir rekora da imza atan Lewis, benim gözümde gerçekten yaşayan bir efsanedir. Az filmde rol alıyor; ama öz oynuyor. Öyle üç beş kuruş kazanayım mantığıyla her sene bir yapımda görünmüyor. Sırf bu yönü için bile onu alkışlamalı. Kalbur üstü bir oyuncu.

Courtesy of Fandor

Gecede Yılın En İyi Kadın Oyuncusu ödülünün sahibi Jennifer Lawrence oldu ve bu durum beni derin düşüncelere sevketti. Evet, gecenin en büyük skandalı "Argo"nun yılın filmi seçilmesi değil, Lawrence'ın en iyi kadın oyuncu seçilmesiydi. Sahi bu Akademi dediğimiz kurum, yılın en iyi oyunculuk performanslarına mı ödül veriyor yoksa tek amacı Hollywood için altın yumurtlayan bir tavuk yaratmak mı ? Hadi ama, hiç kimse beni Lawrence'ın Emmanuelle Riva'nın "Amour" performansından daha iyi bir oyun sergilediğine inandıramaz. Tarihe geçecek büyüklükte affedilir tarafı olmayan bir hataydı bana sorarsanız.. Akademi'nin bu ödüle Riva'yı değil de Lawrence'ı layık görmesinin tek sebebi Hollywood'a yeni bir "yıldız" kazandırmaktı. 86 yaşındaki Riva'nın Hollywood için maddi bir getirisi olmayacağı bariz. Sırf bu kapitalist mentalite yüzünden ödül, sahneye çıkarken ayağı takılıp yere kapaklanan Lawrence'ın oldu. Acaba Lawrence, felçi bir kadın rolünü oynasa Riva kadar altından başarıyla kalkabilir miydi ? Riva rolünü o kadar iyi oynuyordu ki kendisini iki saat boyunca nefesimizi tutarak keder içinde seyrettik. Gözyaşlarımızı içimize akıttık.

  Courtesy of Ew

Yılın En İyi Yardımcı Erkek Oyuncusu olarak Christoph Waltz'ın seçilmesi de beni memnun etmedi. Evet, "Django Unchained" filmindeki performansıyla bizleri ziyadesiyle güldürmeyi başarmıştır ve bana sorarsanız Waltz iyi de bir oyuncudur. Ama bu bir ödül töreni. Bir yarış. Ve her yarışta olduğu gibi rakipler de olacaktır. "Lincoln"daki performansıyla Tommy Lee Jones ödüle uzansaydı sanki daha bir iyi olurdu. Lee Jones'un, inatçı, suratsız, sert ama bir o kadar da insancıl bir Cumhuriyetçi vekili canlandırmada, bolca laf kalabalığı yapan Waltz'dan çok daha başarılı olduğunu düşünüyorum.

Courtesy of Buzzfocus

Şimdi diyeceksiniz ki "Zihin'e kalsa Lincoln'da oynayan herkes ödülü hak ediyor"; ama hakikaten bana göre Yılın En İyi Yardımcı Kadın Oyuncusu, "Sefiller"deki 15 dakikalık rolüyle Anne Hathaway değil, "Lincoln"da başkanın karısını oynayan Sally Field'dı. Özellikle ölen oğlundan bahsettiği sahnelerde Field, Mrs.Lincoln'ın ete kemiğe bürünmüş hali gibiydi.

Courtesy of Mdarlings

"Life of Pi", Oscar maratonunun başından beridir favorimdi ve ne yazık ki Akademi tarafından sadece teknik ödüllere layık görüldü. Buna da şükür. Zira adaylar arasındaki diğer favorilerim -"Lincoln", "Amour" ve "Beasts of Southern Wild"- "Life of Pi" kadar şanslı değildi ve geceden neredeyse eli boş döndüler. İçlerinden en şanslısı, bir Michael Haneke başyapıtı olan "Amour"du. Gecede En İyi Yabancı Film ödülüne layık görüldü ki bu beklenen bir şeydi.

Amerikalıların ölüp biteceğini düşündüğüm ve yönetmen koltuğunda yine Amerikalıların gözdesi bir isim, Spielberg, olan "Lincoln"sa geceden iki ödülle ayrıldı. Ben En İyi Film ödülünü bile alır diye düşünüyordum oysa ki.. "Beasts of Southern Wild"ın eli boş döneceği kesin gibiydi. Çünkü film fazlasıyla bağımsız bir yapımdı ve Amerika'nın önderi olduğu dünya düzenine zehir püskürtüyordu. Geceden ödülle ayrılması mucizevi bir durum olurdu. Filmde Cim Cime karakterini oynayan ufaklık ödül gecesindeki sempatik halleriyle akılda kalacak. "I'm the man! I'm the man!"..

Courtesy of EOnline

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder