60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

27 Aralık 2012 Perşembe

Büyüüüüüükanne !! o_O

 
Photo courtesy of FanPop

"Unuttuğumu Sandınız Değil Mi?" demiştim geçen gün. İşte o sorunun yazısı geliyor..

Peki kimi unutmadık ? Tabii ki rock n'roll'un kraliçesi, 73'lük Tina Turner'ı !

Photo courtesy of FanPop
Malumunuz kendisi 54 yıldır müzik dünyasında ve bu (hayli) uzun süre zarfında sayısız liste başı şarkılara ve rekorlar kıran devasa turnelere imza attı. Herhalde kendisi için tüm zamanların en büyük kadın sahne sanatçısı (performer) ifadesini kullansak abartmış sayılmayız ? Elbette Madonna, Cher ve Celine Dion gibi örnekler de mevcut. Ama şu da bir gerçek; hiçbiri Tina babaanne kadar enerjik sahne şovlarına cesaret edemediler. Herhangi bir Tina konserini izleyin, gözlerinize inanamayacaksınız. İki saat boyunca yerinde durmadan dans eder ve bu sürede playback gibi katakullilere de pabuç bırakmaz. Çatır çatır hem dans eder hem de canlı okur. Ne sesi çatlar ne soluk soluğa kalır.

Tina Turner müzik dünyasına genç yaşta atılanlardan aslında. Şimdiye kadar içinden sayısız başarılı sanatçı çıkan Tennessee eyaletinden kendileri. Meşhur Nutbush köyünden. Köyü meşhur eden de aslında kendisi (bknz. Nutbush City Limits şarkısı). Daha sonra adı, köyün yakınından geçen bir otobana verilmiş. Bildiğiniz "Tina Turner Highway". 
 Photo courtesy of FanPop
1950'lerin ortasında daha sonra evleneceği gitarist Ike Turner'la tanışır ve hayatı değişir. 1960 yılında Ike'la beraber "Ike & Tina Turner Revü"sünü kurarlar. "River Deep Mountain High", "Proud Mary" ve daha birçok efsanevi rock n'roll/soul kayıtlarına imza atarlar. Amerika'nın gözde gruplarından biridirler. Tina, hem revüye devam ederken hem de bu arada iki tane solo albüm (Tina Turns the Country On! ve Acid Queen) çıkarır. 70'lerin ortasına kadar ikilinin bu müzikal beraberliği devam eder. Ancak özel hayatlarında işler yolunda gitmez. Eşinden sürekli şiddet gören Tina Turner, Amerika'da "kadına şiddet"in önemli bir sembolü haline gelir. Bir seferinde intihara kalkışır; ama kurtulur. Turner'lar1976'da yollarını ayırır ve yıllarca gördüğü şiddet dolayısıyla burnundan oluşan hasarlardan kurtulmak adına Tina Turner bıçak altına yatar. Artık Tina müzik kariyerine tek başına devam edecektir.
Photo courtesy ofTina Turner Blog
1978 yılında, revü sonrası ilk solo albümünü çıkarır; "Rough". Rock ve soul etkisindeki albüm ticari açıdan başarılı olmaz ve unutulmak üzere raflardaki yerini alır. Günümüzde bile hala albümün yeniden basımı gerçekleşmemiştir. Tina, bir yıl sonra da disko albümü ile tekrardan karşımıza çıkar; "Love Explosion". Albüm içindeki balladlarla dikkat çeker; ama yine de ticari açıdan getirisi olmaz.

Sanırım bu noktadan sonrasını hepimiz biliyoruz ? 1984 yılına kadar sessizliğini koruyan Tina, sonunda bombayı patlatır ve "Private Dancer"la deyim yerindeyse şeytanın bacağını kırar. Artık revü günlerindeki üne ve hatta daha fazlasına sahiptir. Herkes artık onun için "süperstar"/"megastar" yakıştırmasını kullanmaya başlar. Albüm 20 milyondan fazla satar ve çıkan teklilerin her biri liste başı olur. 1985'de "Private Dancer" turnesine çıkar ve hala eski günlerdeki kadar iyi dans ettiğini cümle aleme kanıtlar. 80'lerin sonunda çıkardığı "Break Every Rule" albümüyle şöhretini sağlamlaştıran Tina, hemen arından yeni bir turneye çıkar ve bu turne bir rekora imza atar. Brezilya konserini tek gecede 188,000 kişi izler ve tek gecede verilen en kalabalık konser rekoruyla Guiness Rekorlar Kitabı'na adını yazdırır. 
 Photo courtesy of FanPop
90'larda da kayda değer birkaç albüme imza atan rock n'roll kraliçesi, 2000 yılında sahnelere veda edecğini ilan eder ve veda turnesine çıkar. "Twenty Four Seven" turnesi beklendiği gibi çok başarılı olur o yıl en çok gelir elde eden turnesi olarak tarihe geçer.

Ancak sevenlerinin ısrarı üzerine 2008 yılında "50.Sanat Yılı" turnesine çıkar ve deyim yerindeyse yer yerinden oynar. 70 yaşına basmasına rağmen Tina, hala revü günlerindeki kadar enerjik bir sahne şovu ortaya koymaktadır. İki saat soluksuz dans etmekte ve şarkılarını bir bir canlı okumaktadır. Eleştirmenler turneyi ayakta alkışlar ve o yılın en başarılı turnelerinden biri olur.

Tina'yla özdeşleşen şeylerden biri de düzgün fiziği ve unutulmaz bacaklarıdır. 70'ine gelmesine rağmen sesini ve fiziğini ihmal etmediği ve onlara özen gösterdiğini bu turne bizlere kanıtlar. Kırmızı mini eteğiyle Tina herkesi şok eder. O konser kaydını izleyipte onun güçlü sesi ve kusursuz fiziğine karşı koyabilecek bir insan evladı olabileceğini sanmıyorum. Sahnedeki 20'lik dansçıları yer yer soluk soluğa kaldığı halde kendisi bir robot edasıyla yorulmadan iki saatlik şovu falsosuz tamamlamıştır. "Nutbush City Limits" videosu bunun en güzel kanıtıdr sanırım:



Evet yanlış görmediniz. Bu görüntülerdeki kadın tastamam 70 yaşında ! Sıradışı bir enerji ! Hani bizdekiler Ajda'ya ölüp bitiyor ya "Yaşı ileri olmasına rağmen dans edebiliyor" diye, acaba Tina'yı görseler ne yaparlar ?

Allah uzun ömürler versin kendisine. Umarım bir gün yeniden turneye çıkar ve bu sefer onu canlı izleme fırsatını elde ederim. Onu izlemeden ölmek istemiyorum açıkçası. Aksi takdirde birşeylerin eksik kalacağı kesin !
Photo courtesy of FanPop

1 yorum:

  1. Golden golden eyeeee, golden eyeee demek istiyorum bu kadını her gördüğümde -şarkının en sonundaki çığırışları kastediyorum. Bence en güzel Bond şarkısının muhtesem sesli icracısı :)Bi de bacakları çok güzel evet.

    Ayrıca kardanadamlarına ba-yıl-dımmm :)

    YanıtlaSil