60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

6 Ekim 2012 Cumartesi

Meydanlara !

Hani bir sevdiğinizi kaybetmişsinizdir.. Anıları dönüp dönüp sizi avlamaktadır.. Evde durasınız gelmez; çünkü her yana anılar sinmiştir.. İşte bugün bende bu duyguları yaşadım. Bugün kırıldım, döküldüm. İnsan gerçekten bu kadar üzülebiliyormuş sevdiğinin ardından. Blogumu uzun zamandan beridir takip edenler bilirler. Ben bir, bir buçuk yıldır site yönetimiyle beslediğim sokak hayvanları konusunda sürekli sorunlar yaşıyordum. Her seferinde bana göz dağı veriyorlardı. "Atacağız onları", "Hakkınızda işlem başlatacağız".. Hiçbirine kulak asmadım. Direndim. Ve bugüne kadar geldim. Bereket versin, bu süre zarfında yönetimdeki isimler değişti ve yerine hayvan dostu sayabileceğimiz insanlar geldi. En azından hayvanlardan tiksinmiyorlardı.

Sonra ne olduysa oldu. Komşular tek tek fire vermeye başladı. "Kedileriniz bitkilerime zarar veriyorlar", "Kedilerinizden huylanıyoruz", "Kediler yüzünden apartmanın bahçesi çoluk çocuk kaynıyor" gibi laflar işitmeye başladım ve eleştirilerin dozu gitgide arttı. Öyle ki bir kısmıyla köprüleri atma noktasına kadar geldim. Evet, şuan neredeyse hiçbir komşumla görüşmüyorum. Görüşmek de istemiyorum. Karşıma da çıkmasınlar ! Çünkü hepsi bugün birleşip dünyayı başıma yıktılar.

Sabah saatleriydi. Tahminen yedi buçuk-sekiz. Bir anda evdekilerin bağrışlarıyla uyandım. Uyku sersemi bir halde kendimi diğer odada buldum. Sordum: "Neler oluyor yahu". Yanıt bir tokat gibi yüzümde patladı; "kedileri topluyorlar". O an durdum. Olayın ciddiyetini anlamaya çalıştım ve ondan sonrasını hatırlamıyorum. Tek hatırladığım kedileri toplayanları uyardığımız ve ondan sonra soluğu yönetimde almamız. Ne acı ki sitenin muhtelif apartmanlarından insanlar dilekçe vermişler. Hayvanların "kesinlikle" siteden dışarı atılması yönünde. Nasıl bir kinse artık bu..

Peki sonuç ne oldu ? Toplanan toplandı. Daha yavru olan kedileri bile topladılar, attılar. Ellerinde çöp poşetleriyle Nazi subayı edasıyla gezdiler bahçe bahçe. Ne yaptıklarını sorduğumda sırtlarını döndüler. Peşinden ağlamamız ve bağarmamız fayda etmedi. Bize sadece bütün gün öfke kusmak ve arkalarından göz yaşı dökmek düştü. Bütün gün ağladık. Gerçekten bu kadar üzüldüğümü hatırlamıyorum. Ama beni en çok yıkan tablo akşam saatlerinde yaşandı. Yavruları "kaçırılan" anne kedi bir şekilde yakalanmamayı başarmıştı. (her zamanki gibi) Camımın altına geldi. Bana baktı. Uzun uzun baktı. Ona seslendim. Ses çıkarmadı. İçinden "Neden?" diye sordu belki de bana. Cevap veremedim. Çünkü nedenini ben de bilmiyorum. Bu insanların vicdanlarının neden donduğunu ben de bilmiyorum. Yüzüme baktı ve acı acı sağa sola miyavladı. Hemen anladım. Çocuklarını arıyordu. Anne yüreği.. Yavruları doğduğu günden beri bu ses tonuyla miyavlıyor ve yavrularını yakınına çağırıyordu. Bütün bahçeyi dolandı. Yakarışı gecenin karanlığına karıştı. Ve uluyarak karanlığın içinde gözden kayboldu. İşte bu anlar bana öyle dokundu ki.. Elimden sadece dua etmek geldi. Ve tabii bunu yapanlara beddua etmek. Bu ve buna benzer zulümleri yapanlara hatırlatırım; "vicdan ilahi bir takiptir"..

Artık Boncuk, bahçe hortumlarından su içmeyecek. Gölge, arkadaşlarıyla güreş tutamayacak. Yavrucuklar bana camımın altından masum masum bakmayacak. Bahçe her daim boş olacak. Nereye baksam onları hatırlayacağım. Evet, bugün ben bittim, kalmadım. Yenildim. Kırıldım. Ama bu burada bitmeyecek. Bunlar ve böylelerinin ürünü olan ölüm yasalarına hayır demek için yarın Ankara'daki yürüyüşe katılacağım. Zaten katılmayı düşünüyordum. Fakat bu yaşananlar öfkemi daha da arttırdı. Demokratik yollarla sesimizi duyuracağız yarın. Hayvanların yanlız olmadığını haykıracağız. Ve efendi bir şekilde dağılacağız. Vicdanı olan herkesi beklerim..

Zihin.

4 yorum:

  1. insanlar olarak düzenimizin değişmesi yerine hayvanları öldürmeyi tercih ediyoruz, ne kadar garip olduk ya. Yani bir yaşam savaşımız olmamasına rağmen "kediler bahçemin altındaki bilmem ne çiçeğimin duruşunu bozuyor" diyip hayvanları öldürebilecek insanlar var.

    Resmen ekolojik dengenin bakterileriyiz biz. Çöp poşeti nedir ya? Doğanın parçalarını, en doğa dışı, yok olması yüzyılları bulan plastik ürünlerle yok ediyoruz. Oysaki kendimiz ve yarattığımız o çöp poşetleriyle, bize armağan dünya için yük olduğumuz yetmiyormuş gibi zarar veriyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "kediler bahçemin altındaki bilmem ne çiçeğimin duruşunu bozuyor" alt komşum (artık komşum demek bile istemiyorum) bu nedenle hayvanlarımı şikayet etti. neymiş efendim kıçıkırık çiçeklerini bozuyorlarmış. afedersin de başlarım senin bitkine. yahu bu bir denge sonuçta. benim yaptığım birşey değil. doğanın kuralı bu. bazı canlılar bazılarını yiyecek, yok edecek. ne yapabiliriz ki ? çiçeklerin de kaderi buymuş. rolü buymuş. ne hönkürüp durursun ki, hiç ! çok kızıyorum gamze çok.

      Sil
  2. ankara'da olsaydım katılırdım. kalbimiz sizinle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sayımız ne yazık ki yeterli değildi. ve ne acıdır ki çoğunluk şehir dışından gelenlerdi :/ ankara uyuma ankara !

      Sil