60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda göreceğin aşk, verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End) 💜🌼🐝🌈

13 Haziran 2018 Çarşamba

Okuyorum Ben Mimi


Ben en son bir mim yanıtladığımda Akadlar dünyadaydı. Madem öyle, Öneri Makinesi'nin başkasında pas aldığı mimi yapalım. Dileyen herkes cevaplar.

Soruları aynen alıp yapıştırıyorum.

1) Okumayı size sevdiren ne oldu? 

Bu sorunun cevabını herkes öğrenmiştir. Üç kelime: Gabriel Garcia Marquez. Toprağı bol olsun üstadın. Kırmızı Pazartesi ve Yaprak Fırtınası kitaplarını okuduğumda inanılmaz şeyler hissetmiştim. Daha önce okulda karşıma çıkan öbür kitaplara benzemiyordu. Üslubu, yaşananlar ve tabi akıcılığı. Ne kadar şükranlarımı sunsam az. Çok büyük bir yazardı. Neredeyse tüm külliyatını da bitirdim. Juan Rulfo da kendisi sayesinde öğrendiğim ikinci görkemli yazardır. Latin edebiyatına vurgunuz. Bana kalsa yarın çıkar Meksika'ya veya Şili'ye yerleşirim. Yakışmaz mı bana?

2) Hiç bir kitabı sayfalarını çevirerek biriyle okudunuz mu? 

Muhtemelen denemedim. Olmaz çünkü. Söylemesi ayıp kitapları ortadan karpuz böler gibi okuyanlardan değilim. Kafamı hafif uzatır aradan okurum. Kıyamam. Bu takıntımdan ötürü de başkasıyla okuma eylemi gerçekleştiremem. 

3) Yolculuğa giderken yanınıza kaç kitap alırsınız?

Genelde hiç almam. Tabi ki yolculuğuna da bağlı. Fakat genelde okuyamıyorum. Otobüs tutar, midem bulanır, yazılar kayar. Hiç beceremem. Kardeşim otele ulaşınca ne yapıyorsun derseniz tabi ona da cevabım var. Otel benim için genelde uyumaya gittiğim bir mekan. Tatillerimin de çoğu kültür eksenli. Hani uzanayım da şurada bir şeyler de okuyayım diyecek mecalim kalmıyor. Genelde ayaklarım şiş, telefonumun şarjı az şekilde odamda oluyorum. Bütün koşuşturmalı gezinin bende yarattığı yorgunluğu bir duş vasıtasıyla atar uyurum. Mısır'da iken biraz okumayı denedim. Fakat olmadı. Açtım şarkıları keyfime baktım. Hem maalesef odaklanma sorunu yaşayan biriyim; sessiz değilse eğer odam hiçbir şey okuyamam, tek kelimesini bile anlamam.

4) Asla okumam dediğiniz kategori nedir?

Kişisel gelişim. Bakın bu kadar net cevap verebiliyorum. Çok saçma geliyor bana. Şunları yaparsanız bunlar olur. Olumlu düşün de olumlu olsun falan filan. Vallahi saçmalık. Tamam güzel şeyler dilerseniz o güzel şeyler sizi bulur. İtirazım yok ona. Fakat böyle kasılıp, guru pozlarına bürünen tipleri sevmiyorum. Her şeyi çözmüş abim, ama kitap yazıyor hala, para peşinde.

Yine mesela kariyer kitaplarını da sevmem. Bilmemneci nasıl olunur. Şu kadar günde iyi yönetici olma kılavuzu. Filan. Didaktik yazılan şeyleri zaten sevmem ki ben.

5) Kitaplarınızı renklerine göre mi alfabeye göre mi sıralarsınız?

Eskiden yayınevine göre dizerdim. Sonra çığrından çıktı her şey. Çünkü kütüphanler yetersiz durumda. Yakında iç çamaşırlarımın bile arasından kitap fırlayacak. Bir oda daha fazla olsaydı keşke şu evde. Daha büyüğüne taşınayım diyorum... masraflar korkutuyor gözümü.

6) Okurken size eşlik edecek bir hayvan ister miydiniz?

Valla hiçbir hayvanın umrunda bile olmayacak tuttuğunuz kitap. Sartre, Aristo, Burroughs veya Süreya. Pat diye patisini indirir. Oyna artık benle deyiverir çekinmeden. Yersiz romantizm.

7) Bookstagram olarak kendi özgün stilinizi oluşturduğunuzu düşünüyor musunuz? 

Ne ola ki bahsettiğiniz?


10 yorum:

  1. Otobüs tutması ne fena bir şey, işin kötüsü kitaba bile gerek kalmıyor bazen :/. Halbuki okuyabilsem o uzun yollarda kitap biter ama işte, zaten ben de tatilde kitap okuyamıyorum pek, gittiğim yeri yaşamak için :). Aklım meşgul oluyor yeni yerin heyecanıyla :).

    Marquez'i hala sevemedim ama ısrarla okuyorum sıradaki kitabım büyük ihtimalle Kırmızı Pazartesi olacak :).

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Gittiğim yeri yaşamak için" ! :) Benden daha güzel ifade etmişsin. Kitabı ancak kafam iyi ve sakin durumdayken okuyabiliyorum. Yani evimde ve geceleri tercihen.

      Cessie'ye çok önerdik Pazartesi'yi bir okudu, bayıldı. Çok güzel bir başlangıç kitabıdır. Kendisini özlüyorum. Yeni kitaplarının çıkmayacağı gerçeği...

      Sil
  2. Marquez benim de pîrim ve yine benzer bir tarzda yazan Isabel Allende. Onların kitaplarından aldığım tadı hiçbir yazarda bulamıyorum desem yeridir. Büyülü gerçeklik bizim işimiz galiba :)
    Ve benim de asla okumam dediğim tarz kişisel gelişim ve kariyer kitapları. Tahammül bile edemiyorum. Kendileri her şeyi çözmüşler başkalarına akıl dağıtıyorlar. Yok öyle bir şey yahu.
    Neredeyse soruları cevapladım gibi oldu yorumda, ben de yapayım bari bunu, en azından yazacak bir şey çıkar bloga.
    Keyfin bol olsun Zihin kardeşim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel bir yorum :) Yazar önerisi de almışım. Daha nolsun. Allende hanımefendiyi merak ediyorum.

      Güzel dilekler karşılıklı Leylak Hanım. İyi bir yaz dilerim herkese.

      Sil
  3. Ben "karpuz böler gibi"de kaldım :)))))

    YanıtlaSil
  4. Yaprak Fırtınası’nı listeme ekledim. Güzel bir mim olmuş :)

    YanıtlaSil