60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

11 Temmuz 2017 Salı

Sıcak Sıcak Albümler

The xx ile Slowdive'ın yeni albümlerini bağımsız yazılar halinde uzun uzun yazmak istiyorum. Çünkü her ikisi de çok başarılı. Son günlerde dinlediğim albümleri yazmak istedim şimdilik. Daha güzel albümleri, daha geniş bir zamanda inceleyeceğim. Müzikle kalın.


Katy Perry - Witness (3/5)

Son on yılın en başarılı pop şarkıcılarından biri olan Katy Perry'i, One of the Boys döneminden beri yakından ve severek takip ediyorum. Lady Gaga yol kazalarıyla kariyerini bitirirken, Lana Del Rey poptan uzaklaşırken ve Rihanna da sürekli zigzaglar çizerken, Katy'nin albümleri hepsinden birkaç adım ötedeydi her zaman. Amerika listelerindeki başarısı da bunun kanıtıdır. Prism ile istediğini alamayan Perry Hanım, Witness ile, sessiz sedasız rotayı elektronik müziğe çevirdi. Disko, house, synthpop, elektropop gibi türlere evsahipliği yapan yeni albümü bence kocaman bir yapımcılık faciası. Sebebini birkaç başlıkta açıklayayım;

- Bir kere albümde haddinden fazla sayıda şarkı var. Son yıllarda popüler şarkıcıların albümleri giderek kısalırken burada neden 15 şarkı birden görüyoruz anlamak zor. Albümün süresi de neredeyse bir saat. Yani fazla. Standard basıma bu kadar şarkı koymaktansa, ikinci bir bonus disk çıkarılabilirdi bence, en azından şarkılar ayıklanabilirdi.

- Şarkı dizilimleri bir yere kadar (Power şarkısına dek diyelim) uygun. Fakat albümde öyle yerler var ki, tüm o enerjisi yitiriliyor, büyüsü kaçıyor. Meslea bahsettiğim şarkıdan Chained To The Rhythm'e kadar iflahım kesildi. Abuk subuk üç şarkı arada yer kaplıyor resmen. Bana göre albümde çok gereksiz şarkılar var. Hem ruhunu öldürüyor, hem ritmi düşürüyor, hem de gerçekten kötüler ! Mind Maze, Miss You More ve Save As Draft'ın ne aradığını biri söyleyebilir mi lütfen ? Bigger Than Me ve Into Me See You şarkıları, kötü olmamalarına rağmen, deluxe basım gibi farklı bir türde yayınlansaydı bence daha iyi olurdu; çünkü albümün kendisine yakışmıyorlar.

- Kimi parçaların düzenlemeleri facia (yukarıda saydığım şarkıların çoğu). Zaten albümü temel problemi, şarkılar ya çok iyi, ya da çok kötü.

Witness, Perry'nin kariyeri boyunca yaptığı en görkemli şarkı diyebilirim rahatlıkla-düzenlemesi için efsanevi desem abartmış sayılmam. Keşke devamı da gelebilseydi. Niyet iyi olmasına rağmen sonuç maalesef tatmin etmiyor. İşin kötüsü, albümde daha başka çok güzel şarkılar da var, tüm o curcunanın arasında. Nicki Minaj her zamanki gibi "yancı kotasından" yer buluyor ve döktürüyor. Chained To The Rhythm müthiş bir pop şarkısı. En iyi albümü olmaya adaydı... Fırsat tepilmeseydi.

Bunları Dinlemek Lazım: Witness, Roulette, Deja Vu, Chained To The Rhythm, Pendulum


Jane Birkin - Birkin/Gainsbourg: Le Symphonique (3/5)

Birkin hazretlerinin albüm çıkaracağından haberim yoktu. Ta ki arkadaşla bir müzik marketi gezene dek. Onun bana seslendiğini hatırlıyorum, "aa Zihin seninkiler", kafamı çevirdim ve bu albümü gördüm. Ayaküstü Gainsbourg Baba'yı çekiştirdik. Sonra aldım. Kafada sorular. Bu aldığım acaba bir tribute albümü mü veya ikisinin seslerinin üstüne senfonik düzenlemeler mi yapıştırılmış... Hiçbiri değilmiş. Jane Birkin, ikisinin şarkılarını yeniden okumuş. Arkada senfoniyle. Peki kayda değer bir albüm mü ? Valla bu ikilinin neredeyse her albümünü toplamaya gayret ettiğim için siz bana güvenmeyin. Yani taştan da olsa alırım herhalde. Fakat laf aramızda, Jane Hanım'ın, Serge'in şarkılarını yüzüncü farklı şekilde okuması bu. Arabesque projesiyle -ki o muhteşem bir meyve vermişti- zaten Gainsbourg şarkılarını yeniden yorumlamıştı. Darbukalarla, yaylılarla. Sonra Japonya'daki afetzedeler için turneye çıktı. Yine onun şarkılarını söyledi. Kısacası bu yeni bir fikir değil. Jane, bunu çok yapıyor. Birkaç senede bir Gainsbourg turnesine çıkıyor. Düzenlemeleri değiştiriyor ve ardından albümü basılıyor. O yüzden bu albümün çok bir esprisinin olduğunu söylemek güç. Ha çok güzel anları yok mu derseniz elbette var. Mesela Valse de Melody'i tastamam bir senfoniyle dinlemek tam manasıyla dehşet verici güzellikte. Hemen arkasından gelen, Birkin klasiklerinden, Fuir Le Bonheur De Peur Qu'il Ne Se Sauve'u yeniden ve yeniden dinlemek benzersiz.

Gainsbourg'un ismi var diye her gördüğünüz şeyi topluyorsanız, kaçırmayın derim. Ama zaten Arabesque projesine vaktiyle yetiştiyseniz, bu albüme fazla takılmaya gerek yok. Çünkü senfonik düzenlemeler bekleneni çok veremiyor. Daha vahimi, son yıllarda çıkan senfonik yeniden düzenleme albümlerin tamamı bu minvalde, eskileri aratıyor. İki binlerle beraber popülerleşmeye başlayan "eski şarkıları senfonik çalalım" furyası bence giderek çamura saplanıyor. Temel problem, kolaya kaçmak. Her şarkıyı, her şarkıcıyı, senfoniye uyarlayamazsınız (işin komiği, Serge'in şarkıları, bu iş için biçilmiş kaftan aslında). Bu kadar olumsuz tabloya rağmen yine de bir kenara şu not düşün, albümdeki La Javanaise yorumu nihayet ölümcül derecede can yakıcı. Müthiş.

Bunları Dinlemek Lazım: La Javanaise, Lost Song, Amour Des Feintes, Baby Alone In Babylone



MobyMore Fast Songs About Apocalypse (2.5/5)

Vegan elektronik müzik dostumuz Moby'nin bu yıl çıkardığı ikinci stüdyo albüm ne yazık ki bekleneni veremiyor. Amerika'daki başkanlık seçimlerinden sonra hayli politik bir pozisyon alan sanatçı, tüm hayalkırıklıklarını şarkılara dökmeye çalışmasına rağmen sonuç hüsran oluyor. Kendi öncülü These Systems Are Failing'in soundunu takip eden bu elektronik endüstriyel çalışma, ne yazık ki monoton, hantal, sıkıcı ve numarası olmayan bir albüm (All the Hurts We Made hariç). Sanki tek bir şarkı dinliyormuş hissi vermesi can sıkıcı.

Bunları Dinlemek Lazım: All The Hurts We Made, It's So Hard To Say Goodbye

6 yorum:

  1. The XX yazini bekliyorum. Millie Bobby ile cektikleri Calin Klein sponsorlu video cok ticari ama ben pazarlamaci oldugumdan galiba, bu tip is birliklerine `yaraticilik` penceresinden bakiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Temkinli dinledim ilk başta. Fakat gayet olmuş albüm. Hele iki şarkı var ki orada... Blondie ve Lorde'unkileri de yazacağım.

      Sil
  2. Ya bu Moby ile benim bi gönül bagım var neden bilmiyorum. Hani hiç oturup Moby dinlemişliğim yok, radyoda orada burada çıkarsa dinlerdim. Ama ne bileyim kıyamıyorum Moby'ye :D 3 yap şunu benim hatırıma haha

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendisini ben de severim fakat bu albüme bence şu not dahi fazla yani o derece :)

      Sil
  3. Katy Perry albümünde benim favorim de "Bon Appetite"
    Jane Birkin albümünü kaydettim, en yakın zamanda dinleyeceğim.
    Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bon Appetite'e başta çok laf ettim ama cidden keyifliymiş :) Swish Swish de bence klibi hak ediyor. Ama gönlümün birincisi Witness <3

      Sil