60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

18 Şubat 2017 Cumartesi

Yeni Bir Meydan Okuma (1.Gün)


Fermina Hanım verdi haberi. Meydan okuma var dedi. Birinin külleri soğumamışken bir diğerine geçiyoruz. Son hızlı meydan okuyucularız eh eh eh eh. Bu sene de iyi "şalanj" yaptı. Meydan okumanın sahibi İlham Kedisi. Tüm sorular için onun sayfasına bakabilirsiniz. Hadi başladık.

Durun vazgeçtim. Söylemeyi unuttuğum bir şey kaldı da... Genelde yazılarımın sonuna hep bir şarkı eklerim. Fakat bu meydan okumada tek bir sanatçıya yer vermek istiyorum; Sezen Aksu. Kadının neredeyse her durumua uygun bir şarkısı var. Bakalım yirmi sorumuzun yirmi cevabına uygun Sezen şarkıları var mı göreceğiz hep birlikte.

1) Nasıl bir apartmanda büyüdün ?

Şimdiki çocuklar pek bilmez fakat tam anlamıyla bir mahalle ortamında büyüdüm. Bizim apartmanımız da o mahallenin özelliklerini yansıtıyordu; yaşam biçimiyle, politik duruşuyla, mimari özelliğiyle ve en önemlisi komşularıyla. Sol-sağ sürtüşmesinin ayyuka çıktığı zamanlardan kalan insanların oturmasına rağmen hiçbir zaman o günlerin hesaplarının bugüne yansıdığını görmedim. Hoşgörü denen şey vardı. Komşuluk vardı. Çok çeşitliydi insanlar. Her kültürü, fikri öğrendim. Aynı sofraya dizilirdik, Türkü, Kürdü, Atatürkçüsü, muhafazakarı, şuncusu, buncusu. Diz dize otururduk. Herkes birbirini dinlerdi saygıyla. Okul gibiydi. Herkes bir diğerini tanırdı. Çok kültürlülük ve zenginlik denen şeyi çocukken öğrendim. Aslında birbirimizin ne kadar aynı olduğunu görürdük. Doğup büyüdüğüm apartman işte böyleydi. Farklı zenginlikleri ve saygıyı deneyimledim.

Bir düğün olduğunda, cenaze olduğunda, bir araya gelinirdi. Sen öylesin ben böyleyim denmezdi hiç. İşte bunu çok özlüyorum. Yemekler paylaşılır, evlerde oturulur, sohbet edilir ve hoş zamanlar geçirilirdi beraber. Bir gün felaket hastalanmışım, benimkiler işte, ilk müdahaleyi komşum yapmıştı. Çocukken de kimi rahatsızlıklar gayet ciddidir. Şimdi bakıyorum da komşular birbirinden kaçacak yer arıyor sadece. Laf aramızda içimden de gelmiyor şu kafadaki insanlara selam vermek (burnundan kıl aldırmayan tipleri hiç sevemedim). Eski apartmanımda ayaküstü muhabbete bile dalınırdı. Çok güzel bir apartmanda büyüdüm. Ölene kadar benle anıları. Eskidendi, çok eskiden...

"Hani erken inerdi karanlık, hani yağmur yağardı inceden,
Hani okuldan, işten dönerken, ışıklar yanardı evlerde, eskidendi, çok eskiden. 
...Hani hepimiz arkadaşken, hani oyunlar tükenmemişken, 
Henüz kimse bize ihanet etmemiş, biz kimseyi aldatmamışken." 


10 yorum:

  1. Aslında yaş farkımız da var ama ne kadar benzer şeyler yazmışız, Ankara'da, o B ile başleyen Esat sokaklarında hala var benzer komşuluklar eskisi kadar sıkı fıkı olmasa da. Ve ne mutlu ki o devirlere yetişmişiz. Şimdikiler kapı komşusundan habersiz, asansörde selam vermiyorlar birirlerine...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ufaktan bir eski tarafım da var :) Bestekar, Büklüm, Bekar sokaklar... Hepsinde anılarım var Leylak Hanım :) Kavaklıdere'nin bahar ayında havayı kaplayan polenleri. Tunalı Hilmi'ye inen yokuşlar. Seyran tarafları. Dörtyol civarı. Ne güzeldir hepsi de. Nerdeyse kimsem kalmadı o civarlarda fakat özlüyorum hala. Yeni nesil komşuluklar berbat.

      Sil
  2. Alttan alttan aynı şeyden dem vurmuşuz :) Şimdi oturduğum apartmanda bir yaşlı çiftle konuşabiliyorum sadece, diğer komşularla karşılaşmıyorum bile. Mahallede de sadece bakkalla ahbaplığım var. Ne biçim iş anlamıyorum :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bakkal da yok civarda inanır mısın ? Eski mahallemde bakkal vardı yahu. Gazete alırdık (ayırırdı bizimkini de). Ekmek alırdık. Bizi tanırdı. Biz onu tanırdık. Sonra o öldü. Biz de taşındık. Yazınca aradan bir asır geçmiş gibi duruyor. Neden böyle yeni komşuluklar hiç anlamıyorum. Dahası fesatlar.

      Sil
  3. Tarif ettiğin gibi bir mahalle ve apartmanda büyüdüm. Hâlâ da aynı apartmandayım ancak aynı şartlarda değil. O beraber büyüdüğüm insanlar deforme oldu. Hiçbir şey eskisi gibi değil.

    Şarkı da ne güzel gitti..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Genel anlamda bozulma var demek ki. Hoş bunun da farkındayız. İnsanlar giderek daha yabanileşti. Bencil oldular. Komşuluğu geçtim... Sokakta bile insanlar nefret dolu halde. Yan gözle baktın mı yumruğu yersin. Herkes burnundan öfke soluyor.

      Çok eskidendi..

      Sil
  4. Bana da o kadar tuhaf geliyor ki bazı düşünceler. Benim çocukluğumda da tüm mahalle amcalar ve teyzelerden oluşmuş bir eğlence alanıydı bizim için. Susadık mı herhangi bir kapının zilini çalıverirdik.
    Şimdi sürekli duyduğumuz o şeytani insanlarla hiç ama hiç karşılaşmadık. Koştuk, düştük, terledik bazen de kavga ettik ama hep beraberdik. Bu yüzden çocukluğumu düşündüğümde hep yüzüme kocaman bir gülümseme oturur. Ne mutlu ki en güzel zamanlarda çocuk olmuşuz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pastaneci vardı bakkal vardı. Su isterdik, dediğiniz gibi, verirlerdi hemen. Tatlı yerdik, simit verirlerdi. Eczaneci amca vardı mesela. Top oynar yaralardık kendimizi. Hemen sarardı yaramızı beremizi. Kötüleşti insanlar. Şimdi bırak esaslı yardımı, o bir bardak suyun hesabını yaparlar, o kadar kötüleşti. Şükrediyorum ben de, o güzel zamanlarda, çocuk olmayı başardık !

      Sil
  5. Hep soyler dururum Sezenin her duruma bir sarkisi var diye, eh ayni seyi burada da okuyunca nasıl hosuma gitti anlatamam. Şarkı da soruya on numara olmuş! Zaten okuyordum ya, artık şarkıların devamini gormek için mutlaka okuyacagim kaçarı yok !

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu güzel yorumunuz için teşekkür ederim :)

      Sil