60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

26 Aralık 2016 Pazartesi

George.


Kar yağıyor şuan Ankara'da.

Bu sabah kötü bir haberle uyandım. Zaten bu yıl iyi haber aldığımız sabahların sayısı da bir elin parmaklarını geçmez herhalde. "Zihin, George Michael öldü" mesajlarını aldığımda tıpkı Bowie ve Cohen'deki gibi sabah mahmurluğuyla inanamadım. İlk şoku atlatınca meseleyi kafamın içinde yorumlamaya çalıştım. George Michael öldü, nasıl öldü, neden öldü, çok erken değil miydi ?


Tıpkı benim gibi herkes de inanamamış olacak ki "neden öldü" diye sormuşlar Google'a. Çok farklı spekülasyonlar var. Fakat hiçbirinin şuan önemi de yok. Sonuçta koskoca George Michael ölmüş. 2000'liler için pek fazla şey ifade etmese bile, 80'ler ve 90'larda çocuk olan herkes bu ismin ne anlama geldiğini çok iyi bilir. Madonna, Michael Jackson, Prince, David Bowie, U2, George Michael, Tina Turner, Queen, Cyndi Lauper, Whitney Houston, Eurythmics, Janet Jackson, Pet Shop Boys, Guns N'Roses, vb. isimler 80'li yılların pop/rock sahnesini kodlayan isimlerden ilk akla gelenleri.

Hepsi de odalarımızı posterleriyle doldurmuş isimler. Konserlerine gitmeyi deli gibi istediğimiz, kasetlerini, plaklarını, cdlerini topladığımız ikonlarımız. Çocukluğumuzun figürleri. Ne hazin ki bu sene ikonlardan birçoğunu peşi sıra kaybettik. Bowie'ydi, Prince'ti derken sıra George'taymış.

İçinde bulunduğumuz anda hissettiğim şey koca bir burukluk. Evet, çok büyük bir hayranı değildim kendisinin fakat külliyatına hakimdim ve şarkılarını belli aralıklarla dinlerdim. Hatta en son geçtiğimiz aylarda, 24 Ekim gecesi evimde kendi çapımda George Michael / Wham! listesi hazırlayıp müziğine bırakmıştım kendimi. George Michael sıradan, tek hitlik bir pop şarkıcısı değildi. Şimdi görüyorum haber sitelerinde, "Careless Whisper'ı söyleyen şarkıcı" gibisinden manşetler atılıyor. Oysa kendisi çok yönlü, fevkalade kaliteli bir şarkıcıydı. Caz, soul, pop gibi birbirinden uzak türleri kendi sesinde harmanlamayı başaran özel bir sesti. Dönemdaşlarından onu ayıran belki de en belirgin özelliğiydi.

Fakat o da her büyük 80'ler ikonu gibi genç yaşta hayata veda etti. Freddie Mercury, 43 yaşında, Aids'e bağlı hastalıktan öldü. Whitney Houston, 48 yaşında, banyoda boğularak öldü. Michael Jackson, 50 yaşında, ilaç kullanımından öldü. Prince ise geçtiğimiz aylarda, 57 yaşında, aşırı doz ilaçtan öldü. Dün, Christmas günü, George Michael öldüğünde sadece 53 yaşındaydı. Nasıl bir tesadüf ki, George Michael da kendi dönemdaşları gibi oldukça erken veda etti.

David Bowie'nin ölümüyle başladık 2016'ya ve George Michael ile yılı kapatıyoruz. Çok berbat bir yıl oldu. Sadece müzik dünyası için değil her konuda. Yaşananları saymama gerek yok herhalde ? Umarım gelecek sene daha az yıpratıcı olur çünkü bu sene ağzımızı yüzümüz kırdı bıraktı.

George Michael'ı, Miss Sarajevo ve Roxanne şarkılarını caz formatında okuduğu yorumlarıyla, Wham hitleriyle, Too Funky, Outside, Amazing gibi buram buram kalite kokan dans şarkılarıyla, Freedom'la ve müthiş albüm Listen Without Prejudice'le hatırlayacağım. Albümün ek açıklamasında bulunan "Vol.1" ifadesi bana hep umut verirdi. Bir zaman devamının geleceğini zannederdim. Fakat gelmedi. Kim bilir, şuan George, Bowie ve Prince'le beraber bir yerlerde sahne kurmuş ve Vol.2'nin kayıtlarına başlamıştır. Gittiği yerde huzur bulsun.


8 yorum:

  1. Yav hakkaten George Michael niye öldü ki şimdi?
    Hey Allam!
    tam da en berbat şarkısı heryerlerde çalarken...
    (Last Christmas'tan bahsediyorum!)
    üstelik kalp yetmezliğinden ölmüş.
    Hayır en güzel şarkıları unutulacak bi o hatırlanacak... halihazırda millet polemiğe başlamış bile gastede gördüm.
    Ah George Michael! Olmadı hakkaten bu hiç!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağlığı aslında bozuk gibiydi. İkide bir hastalanıyordu falan ama böylesini kimse beklemiyordu.

      Last Christmas'ı ben seviyorum. Nostaljik sebeplerden. Fakat ona da katılıyorum, sadece Careless ve Christmas'la anılması haksızlık. Older, Patience ve Listen albümlerinde ne cevherler var. Kimse çalmıyor.

      Kötü bir kayıp. Şok edici.

      Sil
  2. header'ın siyah beyaza doymadı bu sene ya şu son üç günü de kazasız belasız atlatırsak benden umutlusu olmayacak her gün farklı bir sansasyonele merhaba diyoruz buna yürek dayanmıyor gerçekten kaybettiklerimizin her biri dünyaya mâl olmuş insanlar anadolu'nun neresine gidersen git george michael kimdir dersen tanımaz belki ama "düğünlerin vazgeçilmezi" careless whisper'ı tınısını bilmeyen yoktur.
    onun dışında sondan üçüncü paragrafını görmezden gelerek en son ne güzel demişsin eminim vol 2 'yi bir yerlerde birleşip yapıyorlardır müzik asla son bulmaz..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten öyle. Dün arkadaşla konuştum bunu, yas tutarken sarfedeceğim kelimeleri seçemiyorum çünkü hepsini kullandık. Bowie'yi uğurlarken, Prince'i uğurlarken ve Cohen'i. Senenin on beş, yirmi günü headerım siyah beyaz vaziyette kaldı. Hayır bir de sevdiğim şarkıcılar hepsi de, bir şeyler yapmak istiyor insan. Yoksa bu sene 30'dan fazla ünlü şarkıcı öldü. Hepsine uğurlama yapsam.. :D

      Tanrı Madonna'yı korusun artık. 80'ler popçularından en büyük o kaldı. Hoş, sağlıklı biri gibi, hepimizi gömebilir :p

      Sil