60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

10 Kasım 2016 Perşembe

Cici Albümler Geldi

 

Bir süredir yoktum. Fakat müzik dünyası affetmedi, birbiri ardına yeni şeyler dinlemeye sunuldu. Hepsine yetişmek ne mümkün. Yılın sonuna doğru senenin en iyi albümlerini sıralayacağım her zaman olduğu gibi, fakat şimdilik yeni çıkanlar arasında beni cezbedenlerden veya bir şekilde kulak verdiklerimden birkaç tanesini yazayım dedim. Der ya Bilge Karasu, "ne kedisiz ne kitapsız" diye, hemen eklerim peşi sıra müziği. Müziksiz olmuyor gerçekten. Mide doysa bile ruh aç.

These Systems Are Failing - Moby & The Void Pacific Choir

Vegan şarkıcımızdan aynı yıl içinde bir albüm daha. Şubat ayında bedava yayınladığı dört saati aşkın enstrumental çalışması Long Ambients 1: Calm. Sleep.'ten aylar sonra gelen (şarkıcının tek cümlelik bir manifestosu eşliğinde duyrulan) These Systems Are Failing, oldukça politik. Bu defa sözler var, fakat taştan ağır. Mevzu ise güncel konular. Sosyal medya bağımlılığı, tüketim çılgınlığı, savaşlar, çevre sorunları, et endüstrisi,... Yerleşik sistemlerin dünya çapında giderek işlevsiz hale gelmesiyle insanlığın yeni alternatif yollar arayışı. Son yıllarda iyice downtempo ve ambient gibi sakin limanlara yanaşmasına rağmen, bu albümde hiç beklemediğimiz sertlikte bir sounda geçmiş, öyle ki, post-punkçılara caka satabilir. Formu dans-rock olsa da Moby'nin ilk dönem elektronik ruhunu da hissetmek mümkün. Radikal tabii; ama şarkılar bir müddet sonra tekrara düşüyor maalesef.

Bunları Dinlemek Lazım: Hey! Hey!, Are You Lost In The World Like Me, Don't Leave Me

You Want It Darker - Leonard Cohen

Rock müzik her daim gözdem olmuştur fakat rock şairi olarak nitelendirilecek insanların sayısı bir elin parmaklarını geçmez bana göre. Morrissey, Bob Dylan, Serge Gainsbourg, Patti Smith, Roger Waters, Jim Morrison ve Paul Simon gibi isimler şair olarak nitelendirilmeli. Leonard Cohen ise bu isimlerden daha yakındır şiire. Din, politika, aşk, melankoli ve "popüler dertler"i şarkılarında ustalıkla harmanlar. Karanlıktır yazdıkları. Ama her zaman umudu da barındırır satırlarında. Bir sürü konser izledim yıllarca fakat hiçbiri 30 şarkının söylendiği, üç buçuk saatlik Cohen konserinin yanına bile yaklaşamaz.

Üstat bugün 82 yaşında ve giderek yorulduğunun sinyalini veriyor. 2013 yılından sonra kendisi sahnelere ara verdi, halen de onu herhangi yeni bir performansta izleyemedik. Birkaç ay önce aniden çaldı kapımızı, You Want It Darker şarkısıyla. Zifiri karanlık şarkı. Leonard, dini ağırlıklı şarkı boyunca Tanrı'ya yakarıyor, "ben hazırım". Yoruma açık olan sözlerinden anladığımız kadarıyla Cohen ileri yaşına rağmen halen din ve umuda dair kafa yormaya devam ediyor. Sonsuz güçteki Tanrı'nın kartları dağıttığı bir oyunda -hayatta- kartları dağıtan gücün yenilemeyeceğini bildiğinden oyundan çekilmek isteyen Cohen, biçilen sona hazır olduğunu söylüyor. Bir yandan da acı çekiyor, "hiç gelmeyen yardım" için yakılan milyonlarca mumdan bahsediyor ve tüm olan bu kötülüklerin bir şekilde Tanrı'nın göz yummasıyla olduğunu söylüyor ve ekliyor "insanlar da (savaşlarla) bu isteği gerçekleştiriyor ve mumun alevini söndürüyor". Çünkü Tanrı, "daha karanlık istiyor".

The New Yorker'a geçtiğimiz haftalarda verdiği uzun ve besleyici röportajda "yeni bir projeyi daha tamamlayabileceğimi sanmıyorum, ölmeye hazırım artık" diyen Cohen, bizlerin ödünü koparsa da hayranlarına kıyamayıp birkaç gün sonra o sözlerine açıklık getiriyor ve 120 yaşına kadar yaşamak istediğini belirtiyor. Röportajdan ve sonraki demeçlerinden anladığım kadarıyla ilerleyen yaşından dolayı sağlık problemleriyle cebelleşiyor ve bir daha turneye çıkabileceğine pek ihtimal vermiyor. Belki gecelik özel şovlar olabilir diyerek kapıyı aralık tutuyor. Aslında Popular Problems'ın da turneyle süslen(e)mediğini düşünürsek o albüm ile bunu ortak bir mini şovla sevenlerine okuması güzel bir fikir olabilir. Çünkü imkansız bir aşkın hikayesi Treaty'i, pes edişin şarkısı Leaving the Table'ı, Yunan ezgili veda şarkısı ("ben gezgin bir ışığım, au revoir") Traveling Light ve Montreal Sinagog Korosu'nun vokalleriyle desteklediği ruhani It Seemed the Better Way'i canlı dinlemek isterdim gerçekten. You Want It Darker, sound tercihi ve işlediği konular bakımından öncül albümler Old Ideas ve Popular Problems'ı andırsa da, aralara giren keman ezgileri ve piyano dokunuşlarıyla "eski günlere" de göz kırpıyor. Yaşamının özeti niteliğinde bir çalışma aslında; Montreal Sinagogu'nun tercih edilmesinin de bir nedeni var. Cohen, çocukken ilk Musevi ritüellerini orada gerçekleştirirmiş. Yani bir nevi döngü tamamlanıyor. Genç Cohen, "ölüm"den önceki o son durakta yeniden ilk durağa uğruyor. Tek tek veda ziyaretlerinde bulunuyor (öyle olmaması dileğiyle..). Yapımcısı oğul Cohen'a (Adam) da selam çakalım, zira albümdeki şarkıların düzenlemeleri çok başarılı. Her aşamasında özenildiğini hissetiriyor.

Bunları Dinlemek Lazım: You Want It Darker, Treaty, Leaving the Table, Traveling Light

Joanne - Lady Gaga

Sıkı başladı kariyerine, batırarak devam ediyor artık. Lady Gaga hakkında sayfalarca eleştiri yazabilirim. İlk çıkış noktası ne kadar heyecan vericiydi ise şuan bulunduğu yer de bir o kadar sıkıcı. Dürüst olalım bence, eski heyecanı duyuyor musunuz ? Born This Way'den sonra hız kesmeyen düşüşü Joanne ile başka bir boyuta taşınıyor. Artpop her şeye rağmen nihayetinde keyfekeder bir albümdü. Satmaya çalıştığı "pop müziğe sanat getiriyorum ben" ayaklarını yemesek de, bir yere kadar eğlendirmeyi başarmıştı kendisi. Artpop, Venus, Donatella bilmemne. Halen dinlerim albümü. Olgunluk numaraları çekip, "sanat"ı tutmayan Gaga'nın caz denemesi de dayanılmaz bir şeydi. Listelerde bir numara oldu fakat şaşırtıcı değildi zaten; bir yanda dönemin popüler şarkıcılarından biri, diğer yanda cazın ustalarından. Gaga'nın küçük canavarları ilk defa caz dinlediği için albüme olan hayranlıklarını gizleyemesler de Cheek to Cheek'in feci şekilde vasat olduğu gerçeğini kimse değiştiremez.

Kariyerini "rock fikriyatlı pop" üzerine inşa eden Gaga'nın sonunda gerçek bir rock albümü kaydedeceği bekleniyordu. Joanne'in ilk sinyalleri aslında bunu doğruluyordu. Ne oldu sonra, gül bahçelerinden fırlama bir country albüm.Tabii buna gerçek bir country çalışması denebilirse.. Gaga'nın yaptığı country müzik ise, benim adım da Hank Williams. Joanne, korkunç sıkıcı bir albüm ve içinde bir tane bile "kopma noktası" barındırmıyor maalesef. Gerçek rock insanlarından oluşan ekibine rağmen albümde gitar solosu veya kulağa hoş gelen bir gitar tonu duyamıyorsunuz. Tamam, rock albümü değil tamamen country-pop yaptınız. E, bu country de olmamış ? Pop değil, rock değil, country ile alakası yok. Belki Gagaesque bir türdür bu, "sanat"ından anlayamamışızdır !

Gaga eğer çizgisini koruyabilseydi (The Fame ve Born This Way sağlam albümlerdi), şuan kendisinden bir yıldız olarak bahsederdim, fakat bugün itibariyle kendisi sadece popüler bir figür. Müzik için kayda değer bir şeyler yaptığını düşünmüyorum. Sadece mastürbasyona devam. "Ben gitar çalabilirim, country şarkı söyleyebilirim, caz turnesi yapabilirim". Evet, yaparsın da sonuç nedir ? Hiçbiri. Madonna'ya son röportajında tekrardan sataşmak yerine, eski rock'n'roll ikonlarından bir şeyler kopyalamak yerine artık kendisi olsun. Sinir bozmaktan başka bildiği iş yok. En güzel başardığın alana yani pop müziğe dönsen belki şunları burada konuşmazdık. Belki küçük canavarlarını yazdıklarım irite etmiştir. Kimsenin başka türlerde eserler çıkarmasına karşı değilim, olamam da. Fakat ince çizgi burada kalite. Ya hakkını vereceksin ya da bulaşmayacaksın.

 Bunları Dinlemek Lazım: John Wayne, Sinner's Prayer, Come To Mama

* * 
 

4 yorum:

  1. Bu nasıl bir şeydir , benim aklım almıyor bir iki ay öncesinde daha yeni bir albüm çıkarabilmişken sonrasında nasıl veda edebiliyor bize , nasıl bir müzik aşkıdır nasıl bir müzik heyecanı onu ayakta tutan sanırım biz 'sıradan' insanlar olarak bunu asla anlayamayacağız. Dua gibi yeni albümünü dinlemekle yetinsek iyi olur ..
    Moby'in yeni albüm çıkardığını bilmiyordum yaa sen de olmasan hiçbir şeyden haberimiz olmayacak :) klibine de bayıldımm . Resmen duygularıma tercüman olmuşş
    Lady gaga muhatabım değil :P

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım bugün okudum yazıyı, oğlu demiş ki "babam son anına kadar yazmayı sürdürdü"..nasıl bir umut ve çalışma aşkı. Oysa son röportajında "yeni şarkılarımı bitireceğimi sanmıyorum" demişti. Hissetmesine rağmen pes etmemesi, takdire şayan bence ! Biz olsak, "ölümü hissetsek" her şeyi bırakırdık sanırım. Ne dersin ?

      Sil