60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

Geçmişin ve geleceğin bugünü öldürmesin izin verme. Zıvanadan çıkmış dünyada yola çıkmalı !

15 Ağustos 2016 Pazartesi

Yeni Dizi: Stranger Things


"Dizilerden kurtulup, daha fazla kitap okumaya vakit ayıracağım" sözümü tutamadım.

İlk Şukela Sesler önerdi, sonra da Fermina yazdı. Eh, bu kadar güvenilir kaynakların önerilerinden sonra izlememek ayıp olurdu zaten. Neyi ? Yeni Netflix oyuncağı Stranger Things'i. Temelde bir "gizem" dizisi olsa da, içinde yer yer bilimkurgu, dram ve korku gibi unsurlar da var.

Konu ? 1983 yılı, Amerika. Bir grup çocuk gece masa oyunu oynadıktan sonra evlerine dağılır. Fakat bu çocuklardan biri evine dönerken ortadan kaybolur. Şehir ahalisi çocuğu ararken, kaybolan çocuğun yakın arkadaşları, hiç olmadık bir zamanda, umulmadık yerde, saçları kazınmış bir kız çocuğu bulurlar. Buldukları kız çocuğu sıradan biri değildir ve doğaüstü güçlere sahiptir.


Gerek "bilindik" konusu, gerekse işçiliğiyle buram buram 80'ler kokan bir yapım Stranger Things ve bana göre son yılların en büyük televizyon olaylarından biri. 80'lere dair aralara sıkıştırılan ince detaylar (kızın duvarında asılı olan Blondie-Autoamerican posteri, abinin kardeşine The Smiths ve The Clash'ten bahsetmesi, çocukların sığınağındaki The Thing filminin posteri ve abinin odasındaki Evil Dead afişi ilk aklıma gelenler mesela), arka fonu hunharca süsleyen synth ziyafeti müzikler ve o döneme (ve 60'lar ile 70'lere) ait şarkılardan seçilen derlemeler tek kelimeyle enfes.


Bilindik diyorum; çünkü 80'ler ve 90'ların klişesidir çocuğu temele oturtan filmler. Üç beş kafadarın başından geçen olaylar da bu dizinin belkemiğini oluşturuyor. Adeta bir dönem insanlarını cezbetmek için yazılmış tüm bu olan biten.Tabii bunda oyuncu kadrosunun gücü de etkili zira hem çocuk oyuncular hem de yetişkinler kadrosu tam anlamıyla döktürüyor. Genelde çocuk oyuncular "baş belası"dır. Filmlerin en zayıf karınlarını oluştururlar onlar. Fakat bu dizide öyle iyi bir kadro oluşturulmuş ki, hayran kalmamak elde değil. Özellikle "11" rolündeki kız çocuğu ile "dişsiz" oğlan karakterine şapka çıkardım. O kadar inandırıcı oynamışlar ki, aralarındaki dostluğu bir yerden sonra gerçek zannediyorsunuz ve aynı mahallenin çocukları olarak kabulleniyorsunuz onları.


Winona Ryder faktörünü unutmuş değilim. Zamanının parlayan ismi Ryder'ı yeniden dişe dokunur bir projede görmek sevindirici. Eski bir dostu yeniden görmek gibi. 90'ların kraliçelerinden. Bu dizide evladı kaybolmuş, histerik bir anne olarak karşımıza çıkan Ryder, ödüllük bir performans çıkarıyor adeta. Ödül dönemi kendisinin adını adaylıklar listesinde görmeyi bekliyorum açıkçası. Yancısı kasaba şefi rolünde hatrı sayılır iş çıkaran David Harbour'ı da unutmayalım lütfen.


Sırtını onca klişeye dayamasına rağmen ortaya bu kadar kelli felli bir iş çıkması şaşırtıcı. Öyle ki, sekiz bölümlük kısa (ama bence oldukça ideal) süresine rağmen beni yer yer hop oturtup kop kaldırmış, "acaba ne olacak" dedirtmeyi fevkalade başarmıştır. Uzun zamandır bu kadar sürükleyici ve seyirciyi "kendi içine çeken" bir dizi izlememiştim. Ve bir şey daha; dizinin bileşenleri çok dengeli şekilde serpiştirilmiş. Ne korku dizisi diye nitelendirebileceğimiz denli korkunç, ne de katıksız bir bilimkurgu diyebileceğimiz kadar bilim öğelerine boğulmuş. Tam kararında her şey.


Tahminime göre, diziyi bir antoloji olarak devam ettirebilirler. Her ne kadar hikayenin sonunda "acaba?" dedirtse bile konuyu sündürmenin alemi olmadığını düşünüyorum. Sonuçta ortada ayakları yere basan çok güçlü bir eser var. Pembe diziler gibi uzatmak yerine, American Horror Story gibi eski kadro tamamen korunarak, yeni bir hikayeyle bir sezon daha çekilebilir.

Eğer 80'lere karşı bir muhabbet besliyorsanız, bilimkurgu-gizem-korku gibi türlerden bir veya birkaçını seviyorsanız diziyi sakın kaçırmayın. Yılbaşı süslerinin yanıp sönüşü bile izlenmeye değer.

6 yorum:

  1. Orhun üniversiteye başlayınca dizi manyağı yapacağım kendimi, zira kendisi öyle bir yükleniyor ki internet hızımız yavaşlıyor bir süre sonra:) Not alıyorum bu dizileri.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahaha :) Çok memnun kaldım 8 bölümden.

      Sil
  2. Bu dizi her yerde karşıma çıkıyor, şu ana kadar bir tane bile kötü yorum da görmedim. O kadar "dizi diyeti" yapacağım, yeni diziler izlemeyeceğim diyorum ama kısmet değil sanırım :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Perhizi yapamıyorum ben de :D Tam tutturdum diyorum pat yeni bir şey çıkıyor karşıma :)

      Sil
  3. Yeni dizi aradığım şu günlerde ilaç gibi geldi yazın, çok teşekkürler!
    Netflix dizileri zaten açık ara önde gibi geliyor bana:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumlarını merak ediyorum şimdiden ^__^

      Sil