60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve sonunda, göreceğin aşk, vereceğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

8 Ağustos 2016 Pazartesi

Leonard Cohen'den Marianne'e Hüzünlü Veda


Hepimiz biliriz o şarkıyı, folk şairi Leonard Cohen'in Marianne'e yakardığı So Long, Marianne'i. 1960'lı yılların en meşhur parçalarından biriydi. Yıllarca Marianne'in gerçek bir karakter mi yoksa Cohen'in kaleminden çizilen bir hayali aşk figürü mü olduğu merak edilmiştir. Tabii ki Cohen hayranları onun gerçek bir insan olduğunu biliyordu; Marianne Ihlen. Bir Yunan adası olan Hydra'da tanışmışlardı. 60'lı yılların başı. Marianne, sanatçı kocası Axel tarafından uzun süredir yaşadıkları adada terk edilmiştir. Altı aylık oğluyla başbaşa kalan Marianne, bir gün adadaki ufak dükkandan yiyecek bir şeyler alırken birisi yaklaşır ve usulca sorar, "bize katılmak ister misin, dışarıda oturuyoruz". Bu kişi Leonard Cohen'den başkası değildir.

"Şimdiye kadar tanıştığım en güzel kadın" diye hatırlar sevdiği kadını. Hydra'da geçirdikleri zamandan sonra Montreal'deki evine de davet eder kendisini. Marianne de kabul eder bu daveti. Ertesinde New York'ta da zaman geçirirler. Ve sonunda ilişkileri biter. Fakat aşkları hiç bitmez.

Kendisinin ilham perisi olan Marianne, geçtiğimiz ayın sonunda 81 yaşında hayata veda etti. Leonard, ölümünden iki üç gün öncesinde kendisine bir mektup yazdı. Şöyle diyor mektubunda,

"Evet Marianne, bu zamanlar geldi; çok yaşlandığımız ve bedenlerimizin parça parça döküldüğü zamanlar. Sanırım ben de çok yakında senin peşinden geleceğim. Bilmelisin ki, şuanda senin çok yakınındayım, öyle ki, ellerini uzatsan bence ellerime ulaşabilirsin. Ve biliyorsun ya, seni her zaman sevdim, güzelliğini ve bilgeliğini, ama daha fazla söylemem gerekmiyor çünkü zaten tüm bunları çok iyi biliyorsun. Oysa şimdi, sana çok güzel bir yolculuk dilerim. Hoşçakal, benim eski dostum. Sonsuz aşk, yolun sonunda görüşmek üzere. - Leonard Cohen" 

Photo Courtesy of  Aviva Layton

Dostunun mektubunu okurken, yakınlarının yaptığı açıklamaya göre, Marianne, ellerini yakınına uzatmış, Cohen'in ellerini tutabilecekmiş gibi. Durumu ağırlaştığında ise, kendisine en sevdiği şarkı olan Bird on the Wire'dan dizeler fısıldanmış kulağına. Bir hikaye de işte böyle sonlanmış.



Referans: "So Long, Marianne", Kari Hesthamar, Spartacus Yayıncılık, Norveç, 2008.

6 yorum:

  1. Kendimi bile unuttuğum şu günlerde ne kendi bloguma ne de komşularıma uğramadığını farkettim hemen bi bakayım dedim ki ne göreyim birssürü yazı beni bekliyor yüksek doz zihin yazısı sendromuna uğrarsam şaşırma :P

    Aşktan öte dostluk varsa arada yıllar geçse de bazı şeyler hiç değişmiyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahaha cidden ama genel bir durgunluk var blog aleminde. Yazanlar çok az bu sıralar. Yorum için gelenler bile az, görüntülenme sayılarımdan takip ediyorum. Sıcak rehaveti herhalde bu :D

      Kesinlikle öyle.

      Sil
    2. Evet var bi durgunluk ama döneceğimm ama dönüşüm muhteşem olacak diyemiyorum dönüşüm oldukça kasvetli olacak ahahaha :D

      Sil
    3. Neden ya :( Hep kasvetlisin Mariposa. Tim Burton'nın Türkiye şubesi gibisin :p

      Sil
    4. Evet yaa neden böyleyim :D tim burton 'ın benim yanımda yine eğlenceli kalır

      Sil