60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

27 Ağustos 2016 Cumartesi

Britney Spears - Glory (2016)

 

Teen-pop akımının günümüzde hala ayakta durabilen son isimlerinden biri, Britney Spears, yeni albümü Glory ile tekrardan sevenlerinin karşısında. Kendisi en sevdiğim pop şarkıcılarından biri olduğundan dolayı yeni albümünü dört gözle bekleyenlerdendim. Bekleyiş sonuna kadar değdi.

2013 yılında çıkardığı Britney Jean ile herkes tarafından taşlanan Britney, Work B**ch ile Perfume teklilerini çıkardıktan sonra ortalıktan kayboldu. İflah olmaz bir Britney hayranı olduğumdan mıdır bilinmez, daha ilk seferden Britney Jean'e ısınmıştım. Çok sarsıcı ve kaliteli bir iş olmadığı gün gibi ortadaydı belki ama herkesin yerin dibine soktuğu kadar da felaket bir albüm değildi bence. Neyse, eski defterleri pek açmayalım. Kendisi de zaten o dönem promosyon işleriyle nedense pek uğraşmadı. Auto-tune ve diğer ses efektleriyle vokalini tamamen ortadan kaldıran Britney, büyük seslere imrenerek Las Vegas'taki bir otelle anlaştı ve seneler sürecek rezidans gösterisine başladı.

Malum dibi gördüğü yıllarda "her nasılsa" çıkardığı Blackout sonrası gelen işlerde kendisinin bir isteksizliği hissediliyordu. Diskografisinde kesinlikle iyi bir yerde duran Circus için böyle bir şey diyemem, fakat ertesinde gelen Femme Fatale ile Britney Jean albümleri nedense benim gördüğüm yapılmak için öylesine yapıldı. Kendisinin herkesçe "en bitik dönemi" olarak nitelendirdiği yıllarda en iyi albümünü -Blackout yani- çıkarması müthiş bir ironi bence. Çünkü ondan sonra gelen albümlerin her birinin tanıtımında "geri döndü" tarzında laflar edilse de gerçek Britney'nin -Circus dönemi sonrası- gerçek dönüşü bu hafta çıkardığı Glory ile oldu diyebilirim.

Courtesy of Kevin Winter Getty Images

Dokuzuncu stüdyo çalışması Glory, her şeyden önce butik bir ekibin ürünü. Femme Fatale ve Britney Jean'de Savan Kotecha, Max Martin, will.iam, Dr.Luke, Kesha, William Orbit, Diplo gibi meşhur isimlerle çalışmışken, bu defa stüdyoya kısmen tanınmadık isimlerle beraber girdi. Pop ve elektronik dünyasına rock müzikte olduğu kadar aşina olmadığımdan ötürü bu kişileri tanımıyor da olabilirim, hataya düşmeyeyim burada. Fakat daha mütevazi bir kadro olduğu ortada.

Son yıllarda (hatta on yıldır diyelim) Britney'nin o alışılagelen "bebeksi" vokali giderek yerini cıyırtılı robotvari efektlere bıraktı. Tabii kimse bu durumdan memnun olmadı ve herkes bu duruma tepki veriverdi. Britney de yüksek perdeden çıkan eleştirilere kulak vermiş olmalı ki, Glory'le beraber biz hayranlarının alıştığımız vokali kısmen de olsa ortaya tekrar çıkarıldı. Yine elektronik desteklemeler var fakat o cansız vokal durumu ortada yok.

Albümün girişinde bizleri beklenmedik şekilde selamlayan Invitation, albümün aynı zamanda vokaliyle kendinden konuşturacak şarkısı. Yine yeni yeniden yedirilmiş ses efektleriyle artık kanıksadığımız 2000 model vokali karşımızda fakat bir farkla, buram buram In the Zone kokuyor şarkı. O ruhsuz robot vokali yerini davetkar bir Britney'e devretmiş herhalde. En iyi Britney Spears açılışlarından biri kesinlikle.

Yayınlanan ilk albüm teklisi Make Me'yi beklenmedik bir orta-tempo çıkış noktası olarak değerlendiriyorum. Womanizer, Hold It Against Me gibi daha hit işlerin yanında sönük dursa da eski şarkılarını andırdığından ötürü bizlerden tam puan kazanıyor. Her nedense, klipteki bir pozu kapak yapıldı. Kör edici fontu ve müthiş üstünkörü tasarımı cabası. Çok basit kapak tercihi.


Nakaratıyla doksanlar şarkılarını andıran aşk şarkısı Man On the Moon, albümün en güçlü adaylarından. Çok uzaklardaki sevgiliye duyduğu özlemi binlerce kilometre mesafede bulunan Ay'daki adama benzetiyor. Her ne kadar albüm kapağı hiç özenilmemiş olsa da şarkıların büyük bölümünün düzenlemeleri çok güzel kotarılmış. Özellikle bu şarkının düzenlemesi çok keyifli.

Hayranlarının büyük bölümü ve kimi müzik eleştirmenleri Glory'i, magnum opus'u diye nitelendirilen 2003 çıkışlı efsanevi In the Zone'a çok benzetiyor. Bir yerde haklılar bence. Son çıplak Britney sesini o albümde duymuştuk; ondan sonra gelen bütün albümlerde gereksiz numaralar sesini dinlenmez kılmıştı. Just Luv Me ise orjinal Britney sesiyle kulağa hoş geliyor ve Touch of My Hand ve Showdown gibi şarkılarını andırıyor ki bu çok sevindirici bence.

Türk popçularının şarkılarını andıran Love Me Down, tam bir piyasa şarkısı. "La-la" kalıbıyla klişe bir pop şarkısını andırsa da fazla sönük.

Ciddi bir hit sıkıntısı içinde bulunan Glory'nin en hit olmaya aday şarkısı Clumsy olabilir. Hani derler ya, kulüplerde bangır bangır çalınacak şarkı diye, işte Clumsy tam da buna uyuyor. Nakarat öncesi eklenen ufak "oops" eklemesiyle adeta nostalji yaptırıyor. Son ses dinlemeli Clumsy'i.

O kadar senedir başarılı çıkış şarkıları seçen Britney, bu defa elindeki potansiyeli yeterince değerlendiremiyor. Do You Wann Come Over ? tam anlamıyla albümün bir tanıtım yüzü olabilirdi. İnsanı bir dinleyişte içine çeken melodisi, bir pop şarkısında olması gereken geçişlerle dört dörtlük bir şarkı. Clumsy ertesinde dansa devam ! Britney'nin telaffuzundan mıdır, yoksa fesatlığımdan mıdır bilemiyorum ama şarkının adı ne zaman geçse pis bir gülümseme yerleşiyor suratıma.

Seksi bir şarkı Slumber Party; arkada alabildiğine dönen melodi iç gıcıklayıcı. Sözleri zayıf olsa da garip bir çekiciliği var bence. Konserlerde Breathe On Me şarkısının ertesinde çalınabilir pekala.

Gitar vuruşlarıyla başlayan Just Like Me, "acaba rock/country bir şarkı mı geliyor" sorularını havada bırakıp rotasını synthpop sularına kırıyor. Remixlerini dört gözle bekliyorum bu şarkının.

Adeta müzikallerden fırlama atmosferiyle bizleri şaşırtan What You Need albümün en farklı çalışması belki de. Giderayak "vokal şov" yapan Britney, altından kalkıyor.


Latin havasıyla ve satır aralarındaki İspanyolca tadımlığıyla Glory albümünün özel basımında (deluxe) yer alan Change Your Mind (No Seas Cortes) tam yaz şarkısı. Kokteyl kafası.

Neden normal basımda yer almadığını anlayamadığım Liar, tartışmasız albümün en iyi üç beş şarkısından biri. Daha ilk kez dinlediğimde "işte bu" nidalarıyla karşıladım bu şarkıyı. Heyecan dolu nakaratı, mükemmel düzenlemesiyle dört dörtlük şarkı. Mutlaka dinleyin bunu.

Dişçi makinesini andıran efektiyle beyin yontan If I'm Dancing, her ne kadar ilk başta kulağa itici gelse de birkaç dinleyişten sonra ritmine kapılıyorsunuz.

Sözü uzatmamalı artık, Glory, bu yılın açık ara sürprizidir. Korkunç vokaliyle Private Show ile dehşet verici berbat Fransızca aksanıyla okuduğu Coupure Électrique gibi şarkılar olmasa aslında, Hard To Forget Ya ve Better gibi vasat şarkılar da heyecanı kaçırmasa, Glory için Britney'nin belki en iyi çalışmalarından biri diyebiliriz. Femme Fatale rezaletinden sonra bambaşka bir tablo çizmeyi başarsa da, albümdeki gereksiz şarkı enflasyonu can sıkıyor. Bana kalsa, alttaki gibi bir listeyle çıkarırdım albümü (mevcut sıralaması da yanlış bence).
  1. Invitation
  2. Do You Wanna Come Over ?
  3. Clumsy
  4. Make Me
  5. Slumber Party
  6. Just Luv Me
  7. Liar
  8. Man On the Moon
  9. Just Like Me
  10. What You Need
  11. If I'm Dancing - özel basımda sadece
  12. Change Your Mind (No Seas Cortes) - özel basımda sadece
Bunları Dinlemek Lazım: Just Like Me, Invitation, Do You Wanna Come Over?, Slumber Party

6 yorum:

  1. Britney dedi kaçınnnnn :D bana dinletemeyeceğin sayılı isimlerden biri o yüzden bu "güzel " albümden mahrum kalacağım :P
    Gerçekten onun o senim tabirinle bebeksi sesini nasıl seviyorsunuz merak ediyorum

    YanıtlaSil
  2. Son zamanlarda başarılı pop o kadar az rastlanan bir şey ki; Britney bize sadece yeni albüm değil ümit verdi aynı zamanda. Kadını bıraksalar istediği(miz) albümü yapacak ama lanet olası Sony/JIVE Music. Better'a vasat değişin dışında herşeye katılıyorum.

    Keyifli dinlemeler everybody!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tutmayın küçük Britney'i gitsin :D Cidden kendisinin bir niyeti varmış da hep çevresi (will.i.am belki?) mani oluyormuş galiba. Bunun kanıtı resmen.

      Keyifli dinlemeler everybody!

      Sil
  3. Sonunda böylesine güzel bir albüm çıkardığı için inanılmaz mutluyum :D Aslında Make Me'nin klibini izledikten sonra albümden pek de umudum yoktu ama albümü dinledikten sonra gördüm ki ortaya muhteşem bir iş konmuş, bize de takdir etmek düşüyor. Birkaç şarkıyı ben de beğenmedim ama istisnalar kaideyi bozmuyor :) Gerçi o albüm kapağı ne yahu, o bozabilir biraz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Make Me'nin kendi de çok iyi değil bence ama neyse ki albüm iyi çıktı :p Kapağı da lap klipten direk yapıştırmışlar :D Neyse hadi görmezden gelelim :)

      Sil