60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

Geçmişin ve geleceğin bugünü öldürmesin izin verme. Zıvanadan çıkmış dünyada yola çıkmalı !

24 Temmuz 2016 Pazar

Pazar Düşleri


Sinemadan dönüşte biraz sokaklarda dolanayım istedim. Bilindik Kızılay. Ama gezmek insana iyi geliyor. Öyle veya böyle. Sonra kitapçıları dolaştım. Hemen orada kafama bir soru takıldı; "neydi bizi onlardan farklı kılan şey". Kim bu "onlar" ? Geçen hafta tepemize kurşunlar, bombalar atanlar. Meclis bombalayanlar. Halka silah çeken zorbalar. Her daim "bizler" ve "onlar" ayrımını yapmaktan nefret etsem de bizleri onlardan ayıran çok fazla şey var. Yolda gelirken onu düşündüm.

Mesela hiçbirimiz onlar gibi sahte bir mehdinin peşinde koşmuyoruz. Nihayetinde etten yapılma bir insan evladının iki dudağının arasına bakmıyoruz, sözlerini emir olarak algılamıyoruz. Kendi biricik özgür irademiz var. Doğruyu yanlışı kendimizce ayırt etmeye çalışıyoruz. Yolumuzu çizmek için bir kralın, şeyhin veya başka bir "efendi"nin ağzına bakmıyoruz, iyi kötü yolumuzu tek başımıza tayin ediyoruz, sonuçlarına katlanarak. Bireyiz. Ama bencil değiliz. Özgür değiliz belki ama çabalıyoruz.

Onlar "abla"larının, "abi"lerinin evlerine doluşurken bizler sokakları arşınlıyoruz. Tek veya dostlarla omuz omuza, el ele. Ülkeyi karış karış geziyoruz, sınırların dışına çıkıp uzakları geziyoruz yeri geliyor. Farklı insanlarla tanışıyoruz. Birbirimize dokunuyoruz, sözünü dinliyoruz. Yemeğimizi paylaşıyoruz. İnsanların ne kadar farklı, bir o kadar da aynı olduğunu deneyimliyoruz hep beraber. Durmaksızın yeni insanlar, yeni mekanlar.

Kendi evlerimizde insanlığın ortak değerlerini, onların yazılı kitaplarını okuyoruz, Çin'de, İran'da, Fransa'da, İrlanda'da, Almanya'da ve dünyanın kalanında insanlar nasıl düşünüyor anlamaya çabalıyoruz, başkalarının gözünden dünyaya bakabilme yeteneği.. Şeyhin, hocanın veya ona denk gelenlerin kitaplarını değil, Hugo'nun, Dostoyevski'nin, Atay'ın kitaplarını Kutup Yıldızı'mız seçiyoruz. Yıldıza tapmadan. Sadece ışıklarından faydalanarak.

Hep beraber konserlere gidiyoruz, eğleniyoruz. Kızlı erkekli. Dans ediyoruz hatta kafamızı sallıyoruz. Dört bir yanımız tutulana dek. Efendinin sözüne değil; sahnedeki şarkıcının, plaktan yayılan o sesin sözlerine kulak veriyoruz. Aşktan, sevgiden, barıştan söz eden şarkılar dinliyoruz. 

Velhasılıkelam bizler yaşıyoruz. İyi veya kötü. Hayattayız şuan. Onlarsa filmlerde gördüğümüz o zombiler gibi yaşamla yaşamdışı arasında bir yerdeler. Benliklerini kaybetmiş halde. Sadece yığınlar halinde. İşte o yüzden yenildiler, yeniliyorlar ve yenilecekler her daim. Efendilere boyun eğenler, kendilerini hiçe sayanlar, her zaman kaybetmeye mahkumdur.

Çok şükür hayattayız. Birkaç gündür haliyle blog aleminde bir suskunluk hakim, moraller bozuk, yılmışlık hat safhada. İlk taşı Zihnin Arka Sokakları atsın bari. Tekrardan yazmaya dönüyoruz. Koltuk altımızda kitabımız, dilimizde şarkımız, kalbimizde aşkımızla. Bizler yaşıyoruz ! Herkese iyi pazarlar dilerim; Kylie Minogue gününüzü neşelendirsin. Kiss me once..


"Hiç düşündünüz mü, gökyüzünün sonsuz bir karanlık olduğunu?
Ve sonra yukarı baktığınızda, milyonlarca yıldızın olduğunu görürsünüz
Hiç sudan korkup, mahsur kaldınız mı kıyılarda?
Ve sonra (suya) daldığınızda, nasıl da hemencecik unutursunuz"

10 yorum:

  1. Sanırım her insanın modunu ruh halini belirten cümleyi bulmuşsun. "Hayattayız şuan" Gerçekte şu an. Mutlu değiliz, çok mutsuz da değiliz. Şoförü olmadığımız araçta tekerlek olmuş yol alıyoruz.

    Pure Kylie neşesiyle donanmış günler bekliyordur umarım bizi. Daha iyi olacak dedikçe çöküşümüz durur tez zamanda.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gelecekte öyle iyi günler olsun ki, aynı Kylie gibi dönüp bugünlere "aa aaaa" diyelim ve yolumuza bakalım. Rumi der ya, "Ne kadar söz varsa düne ait, şimdi yeni şeyler söylemek lazım."

      Sil
  2. ne güzel yazı pazar pazar iyi geldi.
    sevgiler zihin. ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu okumak da bana iyi geldi :)

      Sevgiyle, umutla Mutlu Keçi.

      Sil
  3. Çok güzel bir yazı, kaleminize sağlık :)

    YanıtlaSil
  4. iyi yazı, bam teli durumu . Ve fakat umut etmekten bile acizim yine de her şeye inat kitaplara sığınmaktayım , belkilerim ve keşkelerimle ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tam üstüne bastın Kitap Eylemi, her şeye inat yaşamaya devam. Kitaplarla, şarkılarla.. umutla. Keşkesiz bir hayat zor belki ama deneyeceğiz artık :)

      Sil
  5. Bırak dini duygularla sahte bir mehdinin peşinden koşmayı, birine kayıtsız şartsız bağlanmayı, emirlerine uymayı kendime hakaret sayarım. Nasıl bir kafadır bu arkadaş?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle. Dediğim gibi etten yapılma bir varlık olan insanın iki dudağı arasına bakmak gerçekten insanın kendi benliğine büyük hakaret.

      Sil