60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

Geçmişin ve geleceğin bugünü öldürmesin izin verme. Zıvanadan çıkmış dünyada yola çıkmalı !

17 Haziran 2016 Cuma

Taht Oyunlarıymış


Herkes toplansın, Game of Thrones konuşuyoruz. Son bölümü izlememiş olanları baştan uyarayım, bu yazı haddinden fazla sürprizbozan (spoiler) içermektedir, dikkat.

Muhterem komşularım, dizi biraz sıkmaya başlamadı mı sizce de ? Fazla vaktimi alıyorlar diye geçen sene dizilere neşter vurup birçoğunu izlemeyi bırakmıştım. Devam eden diziler arasında takip ettiğim yalnız iki dizi var; biri Game of Thrones öbürü de bir ay içinde son bölümleri yayınlanacak olan Hell on Wheels (pek güzel dizidir, seyretmeli). Hell on Wheels, iyi kötü derdini anlatmayı başaran ve derli toplu ilerleyen bir dizi. Vadettiği her şeyi neredeyse verdi izleyicisine, teşekkür ediyorum senaristlere. Gelelim bizim Taht Oyunlarına..

- Ya arkadaş, her sezon konuyu yayıp durmaktan bıkmadınız mı ? Habire yeni karakterler, yeni hikayeler, evreni genişletme çabaları ve beraberinde gelen sıkıcı sahneler. Örnek verelim, iki sezondur Sam Tarly ve muhterem hanımefendisinin diyaloglarını, maceralarını (gemide 10 dakika süren kusma sahnesi dahil) izlemekten iflahımız kesildi. Şimdi de babasının yanına gittiler, niye ? Kılıcı senaryoya dahil etmek için. Yine harcandı gitti dakikalar. Bir başka gereksiz ve afakan bastıran sahne, milli cücemiz Tyrion'un şarap muhabbetleri. Herhalde adam bu sezonu yatarak geçirdi sette, tek yaptığı şarap içip goygoy yapmak. En ufak bir katkısı yok hikayeye. İşte bir en son köle sahipleriyle anlaşma yaptı, ortalığı birbirine kattı neticesinde. Ya onun pek kıymetli kraliçesi Daenerys'e ne demeli ? Kadın sırf bir ordunun sahibi olabilsin diye bir sezon boyunca çöllerde barbarlar arasında süründürüldü, yetmedi, on kere izlettirilen "oo bakın yanmıyorum ben" sahnesi yinelendi. Halen şu yanma numaralarını yutan, heyecanlanan var mı allasen ? Bir de sonlara doğru kocişkosunun barbar tayfasına yaptığı miting konuşması da akla zarardı - "siiiiiz benimle misiniiiiz (höhöhöhöeveeetööö) ?" Bran'ın soğuk ellerdeki sahnelerini de ben sevemedim. Tamam anladık, büyük adam oldun da, kıçını doğrultup iki numara çekmedin. Koskoca Hodor Abi heder oldu, yakışmadı (gerçi ben artık diziden soğumuşum, Hodor'a bile üzülemedim).

- Kurtar bizi Ateş Hatun. Şimdi biliyorsunuz vaktiyle afedersiniz Stannis'ciydim ve adamın ölümünü halen kabullenemedim, her bölüm dönecek paranoyasıyla izliyorum (ağlama efekti). Dizide çok sevdiğim bir karakter kaldı o da merhumun yancısı, hükümet kadın Melisandre. Eh, ben şimdi favorim ilan ettim ya, kesin bu sezonu tamamlatmazlar ve onu da öldürürler (zalım senaristler, sakın yapmayın). Bir de şimdi onun çakmasını yapmışlar, Meereen sokaklarında geziyor ama yooo gerçeğinin yerini tutamaz kimse. Az mı izledik onu kralının yanında gözlerini belerte belerte ateşe bakıp tahminler yürütürken (çıkar yol Işık Tanrısı-kırklar yediler olmuyor hiç).

- Nereden başımıza sardılar şu serçe amcayı ? Allem etti kallem etti, bir sezonda koskoca şehri ele geçirdi. Yetmedi Cersei Hanım'ı (beter olasıca yelloz sultan) yollarda süründürdü, "utan" nidalarıyla böyle. Sen ne pis adammışsın High Sparrow, böyle sade hayat sürüyorum ayakları, yediler kırklar muhabbeti falan. Ohoo şov hepsi. Tontiş annemiz Olenna da masaya yumruğunu vurup Lannister'larla beraber bir kalkışma denemesinde bulundu ama nafile bir şekilde noktalandı. Senaristlere sesleniyorum, nasıl oluyor tüm bunlar ? Yedi Krallığın en büyük iki ordusu şehre giriyor, üç beş keşiş tipli arkadaşı indiremiyor. Şimdi hiç kalkıp halk desteği yok demeyin, zaten bu evrende halkların bir kıymeti yok. Kodamanlar ne derse o gerçekleşiyor. İşte iyi kötü bizim Jon Snow halk hareketi başlattı, vahşilerle Kuzeylileri tek çatı altında birleştirdi (Ramsay gidici).

- Dizinin en büyük kaybı, heyecanını yitirmesi. Bu diziyi farklı kılan şey, seyirciyi şoke etmesiydi. Hatırlayın bugüne kadarki her sezonda çok beklenmeyen şeyler yaşandı. Erdemli adam Ned'in kafa uçuruldu, yiğit adam Baratheon öldü, Shireen yakıldı, Red Wedding ve hatta Tywin'in hacet giderirken mıhlanması. Bu sezon ne oldu, Hodor'a kıydılar. Başka ? Jon Snow dirildi, Hound geri döndü tekrardan demeyin. O kadar tahmin edilesi şeylerdi ki ikisi de sürpriz olmadı bence. Haftaya "piçlerin savaşı" gerçekleşecek ve bence hiçbir heyecana mahal vermeden sonuç alınacak - ölemeyen eleman Jon Snow kazanır bence, ters köşeye yatırmaktan vazgeçtiler.

- Son cengaver Blackfish harcandı (yazıklar olsun böyle hikayeye). En nihayetinde Balon abi (Greyjoy) öldü, kurtulduk. Darısı Walder Frey denen arkadaşın başına. Ohohooo dizinin en unutulmaz karakterlerinden biriyle tanıştık geçen bölüm. Altmış iki adet askeriyle caka satan, yürekli anaokulu kaçkını hanımkızımız Lyanna Mormont. Yazımın başında sadece Melisandre kaldı sevdiğim karakterlerden demiştim ama Lyanna da kafadan bu kategoriye dahil oldu. Saykoluktan yıkılan kızı bir de savaş meydanında kuşlarıyla gördük ya ölsem de gam yemem herhalde.

Evet benim cephemde durumlar böyle, dizi ile aramız maalesef limoni. Jon Snow ya da iktidara yürümesini istemediğim, ebleh bakışlı ejderhaların anası Daenerys'in ölmediği bir diziye şok edici demem. Lyanna bile o tahta oturabilir ama şu "bakın yanmıyorum ehe" ablayı tahtın üzerinde görürsem sekiz yılıma (iki sezon daha varmış) kederleneceğim. Ya hikayeyi toplamak için bundan daha çok bölümler çekin ya da bilemiyorum Altan.

2 yorum:

  1. O kadar çok güldüm ki bu yazına... Son bölümde John Snow'un ata biniş ve esnek kılıç sahnesinde aklıma sen geldin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hihihih :) Dizi şaşırtıcılığını kaybetti bence ve giderek sıkıcılaştı ya. Bulamıyorum şimdi de, Ekşi Sözlük'te birisi son bölümdeki Jon'un izdihamına şöyle yorum getirmiş; "adam az kalsın eminönündeki baklava izdihamındakiler gibi eziliyordu" ahahahaha çok güldüm bu tespite :D

      Sil