60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

4 Haziran 2016 Cumartesi

Muhammed

"İnsanlar elindekinin kıymetini kaybetmeden bilemiyor. Başkan Kennedy gibi, onun gibisi hiç gelmedi. The Beatles ve adamım Elvis Presley. Ben de boksun Elvis'iyim" - Muhammed Ali
Boksun kralı, Elvis'i, Muhammed Ali, bu sabah hayatını kaybetti. Çıktığı 61 maçın 56'sını kazanarak benzersiz bir başarıya imza attı. Sporculuğu tartışma götürmezdi. Bugün herkes arkasından "en iyisiydi" diyor, evet öyleydi. Ama Muhammed'in sporcu kişiliğinin dışında verdiği insan hakları mücadelesi de bir nesle örnek oldu. Haksız savaşa, Vietnam Savaşı'na gitmeyi reddetti. Onun şu sözleri tarihe bir not olarak düşüldü...

"Neden bana üniforma giymemi ve evden 10 bin mil uzağa gidip Vietnam'daki esmer insanlara bomba ve mermi yağdırmamı söylüyorlar; Louisville'de 'negro' diye adlandırılan insanlara köpek muamelesi yapılırken ve onların en basit insan hakları bile çiğnenir iken ? Hayır, evden 10 bin mil gidip bu cinayete ortak olmayacağım ve bir diğer zavallı ulusu, köle sahiplerinin hükümdarlığı sürsün diye yakmayacağım. İşte tam da bugün, bu şeytanlığın sona ermesi gerekiyor. Bana böylesi bir tavır takınmanın milyonlarca dolar kayba neden olacağı söyleniyor. Oysa söylemiştim ve bir kez daha söyleyeceğim. Benim halkımın gerçek düşmanı burada. Dinimi utandırmayacağım, halkımı veya bizzat kendimi; kendi adaletleri, özgürlükleri ve eşitlikleri için çarpışan o insanları köle etmeye çalışanların maşası olmayacağım. Eğer savaşın benim 22 milyonluk halkıma özgürlük ve eşitlik getireceğini düşünseydim, beni askere almak zorunda bile kalmazlardı, kendim yarın birliğe katılırdım. Kendi düşüncelerimi savunarak kaybedecek hiçbir şeyim yok. Pekala, hapse mi gireceğim, nedir yani ? Bizler zaten 400 yıldır hapis hayatındayız."

Kelebeğin Ruhu adını verdiği otobiyografisinde de şu sözlerle insanlara çağrıda bulunuyordu..

"Hepimizin Tanrı'sı aynı, sadece ona farklı şekillerde hizmet ediyoruz. Nehirler, göller, göletler, akıntılar, okyanuslar hepsi farklı isme sahip ama hepsi de sudan oluşuyor. İşte dinler de böyle, farklı isimlere sahipler ama hepsi de O gerçeği içinde barındırıyor, farklı yollarda ve zamanlarda dile getirerek. Bir Müslüman bir Hristiyan veya bir Yahudi olmanızın önemi yok. Tanrı'ya inandığınızda, tüm insanların bir büyük aileye mensup olduğuna da inanmalısınız. Tanrı'yı seviyorsanız, onun çocuklarının yalnızca bir kısmını sevmekle yetinemezsiniz."

Ruhu şad olsun, yolu açık olsun.


"Bir fırtınanın içinden geçerken, başını dik tutmaya bak
Ve karanlıktan sakın korkma
Fırtınanın sonunda, altın bir gökyüzü var...
Rüzgarın içinden yürü, yağmurun içinden
 Hayallerin fırlatılıp atılmış ve uçup gitmişse bile
Kalbindeki umutla yürü, ve sen asla yalnız yürümeyeceksin
Sen asla yalnız yürümeyeceksin"

2 yorum:

  1. Blogunun güncelliğine, aktifliğine gıpta ediyorum komşum. Benim gibi tv, haber izlemeyenler için dünya turu gibi oluyor. Bu defa üzücü olsa da :(
    Mekanı cennet olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. Oyalanacak bir şeyler oluyor böylece :)

      Sil