60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve sonunda, göreceğin aşk, vereceğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

15 Haziran 2016 Çarşamba

Evet Britney'den Konuşuyorum


Uzun süredir bu yazıyı planlıyordum. Hatta geçenlerde hayli ebatlı bir yazı taslağı hazırlamıştım, yayınla tuşuna basmadan sildim. Neden ? Mahalle baskısından dolayı. Baktım korkunun ecele faydası yok, gelsin dans pistinde itiraflar dedim, kötü mü ettim sizce ? Evet, Britney'den konuşuyorum. İflah olmaz bir pop müzik dinleyicisiyim. Ya da şöyle diyelim, pop müziği de takip eden bir rock dinleyiciyim. Yok bu da olmadı. Ben müziği seven biriyim, hah bu daha güzel oldu şimdi. Zaten gündelik hayatta kamplara ayrılmış haldeyiz, şucular bucular. Müzikte bari sınırları çekmeyelim. Pop müziği de rock müziği de ayrı ayrı sever, dinlerim. Ha, süreleri değişir, belki günlerce pop müzik dinlemediğim olur ama öyle ya da böyle geri dönerim eğlenceli sulara.

Pop müzik diyince benim aklıma 80'ler ve 90'lar geliyor; ne yalan söyleyeyim, günümüz şarkılarını sorsanız üç beş tanesini bilirim (siz gene de inanmayın). 80'ler zaten bana göre pop müziğin en iyi olduğu yıllardı. Ondan sonraki yıllarda da aslında pop müzik dinlenebilirliğini sürdürdü ama şu son on yılda fazlasıyla heyecanını yitirdi gibi sanki. Bilmiyorum, yaşlanıyor da olabiliriz.


Dönüp baktığımda pop müzik camiasına, halen zevkle dinlediğim kişilerin sayısı bir elin parmaklarını geçmez herhalde. Madonna zaten her daim başımın üstünde, Michael Jackson öldü, Prince öldü, George Michael'ın ne yaptığı konusunda fikrim yok, Mylene Farmer halen efsane, Kylie Minogue da iyi kötü yolunda (bir de saçma Christmas albümleri yapmasa), Cyndi Lauper bluesdu cazdı derken şu sıralarda da countryle meşgul, Celine Dion'u sevmiyorum, Cher yaşlandı, Tina Turner emekli yaşamında, Whitney Houston öldü (ölen ölene resmen), Boy George demeyin sakın. Durum böyle seksenler tayfasında. Onların halefleri doksanlarda da durum pek iç açıcı değil galiba. Christina Aguilera iyi dedik, blues ve soul hissiyatı var dedik, dedik ve öyle kaldı, devamı gelmedi (çocuklarıyla meşgul). Justin Timberlake kendine yol tutturdu ama kendisini dinlemem. Pink desek, o da eskisi kadar ortalarda gezmiyor -nedense. Yahu bir Shakira vardı ne oldu ona, meçhul. Bizim Spice Girls dağıldı, özlüyoruz. Ricky Martin'in de ortalarda gezmediği bir realite. Eee kim var şuan ayakta ? Britney Spears. Hani bir zamanlar öleceğine kesin gözüyle bakılan pop yıldızı.

Sizce hayat çok garip değil mi, bundan on sene evvel saçlarını kazıtan, rehab'e yatırılan, oralardan kaçan, intihar teşebbüsünde bulunduğu söylenen, gazetecilere saldıran ve her Allah'ın günü manşetlere konu edilen Britney Spears, tüm o "acaba ne zaman ölüm haberini yazacağız" simsarlarınaa inat bir şekilde belini doğrultmayı başardı.

O günden bugüne dört stüdyo albümü, bir tanesi remixlerden oluşan, beş en iyi şarkılarından derlenen toplama albüm çıkardı, toplamda on milyona yakın sattılar ve hepsi de Amerika'da zirveyi (ilk dört numarayı) gördü. İki tane dünya turnesine, bir tane de Las Vegas rezidans şovuna çıktı (halen devam ediyor Planet Hollywood Resort'ta). Bunun dışında Miley Cyrus, Iggy Azalea, Rihanna ve albümlerinde kendine sıkça yer bulan will.i.am ile düetler yaptı.


Kolay da olmadı. Doksanların sonlarında, tüm o yılların aykırı ve cinsellik pompalanan atmosferine rağmen (Madonna'nın Erotica'sı ve Janet Jackson'ın The Velvet Rope'unu hatırlayın) kendi halinde liseli kız imajıyla teen pop akımın patlamasına sebebiyet veren Britney, zamanla femme fatale imajına büründü ve kendisi de cinsellik satar furyasına katıldı. İlk zamanlar "bebek yüzüyle" aşk şarkıları söyleyen o kız yerini, Britney adını verdiği albümüyle şarkılarına dans ve hiphop/r&b öğelerini de katan genç bir kadına bıraktı. Çok başarılı dans ediyordu. Klipleri olaydı. Michael Jackson'la aynı sahneyi bile paylaştı o dönem. Zirveyi görmesi ise fazla sürmedi. Halen çoğu müzik dinleyicisi için Britney'nin magnum opus'u olarak kabul edilen In the Zone piyasaya fırtına gibi düştü; albüm Madonna düetiyle başlıyordu ve önceki çalışmalarına oranla cinselliğin dozu biraz fazla kaçmıştı. Tam da o dönem birçokları kendisini Madonna'nın koltuğuna varis olarak görüyordu. Kraliçe de bunun sinyallerini, onu müzik ödülü gecesinde sahnede öperek veriyordu. Sonra ne mi oldu ? İlk ve tek Grammy ödülünün sahibi oldu (Toxic saolsun). Devamı ise hayli karışık, önce Kevin Federline'la evlendi ve ilişkileri Banu Alkan-Murat Taşdemir tadındaydı. İlk çocuğu dünyaya geldi, sonrasında film koptu (hatırlatmama gerek yok). Ne kadar acayip ki, benim için en iyi Britney Spears albümü kabul ettiğim Blackout da tüm bu hengamenin arasında kaydedildi. Dönemin gerektirdiği ölçüde elektropopa yöneldiği bu albüm çok fazla satmasa da yayınlanan ilk single olan Gimme More fazlasıyla ses getirdi (hele de ödül gecesindeki darmadağın haliyle çıkardığı performansıyla unutulmazlar arasındadır). Öldü, en dibi buldu denilen Britney her ne olduysa toparlandı ve listelerde bir numaraya döndü. Circus, beklenmedik bir hamleydi. Kötü günlerini arkada bırakan ve listelerde beklediği başarıyı tekrardan yakalayan, dünya turnelerine bile çıkan Britney'nin yeni bir sorunu vardı, albümleri giderek mekanikleşiyor ve autotunelara, efektlere boğuluyordu. Sahnelerde eskisi gibi ne dans edebiliyor ne de canlı şarkı söyleyebiliyordu. O bunu dert etti mi, hayır. Yoluna böyle devam etti. Kötü bir albüm olmasa da robot Britney vokalleriyle bir süre sonra insanı bayıltan Femme Fatale tekrardan bir numara oldu listelerde. Zamanında koşarak alsam da şimdi geri dönüp bakıyorum ve Blackout ile Circus'ın tadını Fatale'de alamıyorum. Kendisinde şeytan tüyü olduğu bir gerçek, olmasaydı Femme Fatale'den bile daha ruhsuz olan Britney Jean'i oturup da bir sene boyunca dinleyemezdim (bir de mecburen deluxe baskısını almıştım plakçıdan, tam rezillik). Neredeyse tüm eleştirmenlerce gömülen, bir numarayı da göremeyen albüm bahsettiğim robotlaşma sürecinin bir meyvesi aslında, tüm kumandayı will.i.am'e emanet edersen muhterem de gelir tüm albümü vıcık efektlere boğar (gerçi albümdeki dans şarkıları balladlardan -ah o saçma sapan balladlar- çok daha iyi de neyse, ses çıkarmayın).

Velhasılıkelam durum bundan ibaret, piyasada aktif müzik yaşamını devam ettiren popçular arasında halen dinlenmeyi hak eden ve albümleri koleksiyonlara katlılacak tıynette olan Britney Spears (Baby One More Time albümü hariç tüm stüdyo albümleri var bende, hatta madem itiraflara girdik, remix ve toplama albümü ve piyasadaki tüm dvdleri mevcut-bu itiraflardan sonra rock dinleyicisi komşularım beni taşlar mısınız kuyulara mı atarsınız hiç bilemiyorum artık).

V Magazine çekimlerinden

Neyse, biz o zaman eğlencenin startını verelim. Kendisi bence tüm zamanların en unutulmaz pop ikonlarından biri (dünya gözüyle kendisini sahnede de izlemek çok istiyorum-sönük olacağını bilmeme rağmen) ve halen de yıldız ünvanını hak ediyor. Fazla kilolarından da kurtuldu, yeniden dans etmeye de başlayacak gibi duruor. Hadi o zaman yirmi adet Britney şarkısı ile coşalım.


4 yorum:

  1. Britney ne zaman yeni bir şey yapsa bakarım, dinlerim filan ama Break the Ice'ı her yere yanımda taşıyorum. En sevdiğim şarkısı, niye bilmiyorum.
    Instagram'dan takip ediyorum, bazen o Vegas'taki şovlardan videolar koyuyor, kızda bir kütüklük var dans ederken. Halbuki süper fit görünüyor, neden öyle kazık gibi sahnede, onu da bilmiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ohhh çok sevindim buna, yalnız değilmişim demek :)

      Ya geçenlerde bir tane resim koymuş, fitnesstan. Hemen içimden dedim oh yaşasın dans edecek, nerdeee kütük geldi kızımız kütük gidiyor dediğin gibi :( Böyle düşecekmiş gibi hareket ediyor oh baby :(

      Sil
  2. Bak kendin demişsin , artık doğru dürüst popçu kalmadı diye .. Yok diye bebek sesli britney'i pop star kabul etmek amatör popçulara haksızlık olur bence .
    Dün haberde britney şovlarına başlıyor diyordu doğru o ancak şov yapabilir keşke sadece dans etse

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tamam ama Britney öyle de olsa böyle de olsa bence iyi popçulardan biri, çok daha iyi rakipleri olsaydı gene iyiliğinden zeval olmayacaktı sanki :)

      Sil