60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve sonunda, göreceğin aşk, vereceğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

13 Haziran 2016 Pazartesi

Dans Edemiyorum Artık


Rüzgar çıktı.

Nasılsınız bakalım görüşmeyeli ? Bir süredir daha kişisel yazılar üstünde yoğunlaştım, bu satırlar da bunun parçası. Soran olursa ben de iyiyim. Tüm bu yaşananlara, hayatın akışına rağmen iyiyim-öyle sanırım. Geçen hafta okuduğum kitap çok sıkıcıydı, bahsetmek bile istemiyorum şurada. Ne hoş ki, seçtiğim filmler de son günlerde çok sıkıcı. I Saw the Devil (Şeytanı Gördüm) isminde Kore yapımı bir intikam filmi vardı, Tanrım ! Resmen iki buçuk saatim çalındı benden. Neden çekilmiş, niye bu kadar tutmuş anlamak güç. Özel ajan bir adam var, sevdiği kadını manyağın teki öldürüyor, bizim esas oğlan da katilin peşine düşüp -uzun süreli- bir intikam almaya çalışıyor. Uyuya uyana seyrettim valla. Sonracığıma Preservation diye bir film izledim. Korku filmi (diyorlar). Aldanmayın. Hep aynı terane, gençler toplanıp kamp yapmaya gider, caninin biri ya da birkaçı diyelim bunlara musallat olur. Filmin en akıldışı kısmı, ablamız vegan olmasına rağmen kocası ve kayınbiraderiyle geyik avına çıkıyor, sonra da "ayyy ben vuramam" tiradları paralıyor, neden ? Daha akıldışı bir senaryo düşünemediniz mi, Allahım yarabbim. Gece uyuyamadım gibi oldu bir, Despicable Me'yi nicedir seyretmemiştim izliyim dedim, o da tat vermedi. Bir sahnesinde gülmedim herhalde. Zaten yarısında kapadım filmi kaldırdım kenara. Belki sonra bir şans daha veririm. Herkes bir şanstan fazlasını hak eder. Neden son günlerde herkes Zihin'den akıl danışmaya çabalıyor, verecek akıl olsaydı bende kendime önce kullanırdım. Sıkıldım gerçekten bazı yakınmalardan. Mesajlar yağıyor, Zihin Zihin Zihin. Ne var ne ? Telefonu ısırasım geliyor valla. Şöyle kötüymüş bu olmuş, oluyor işte napalım. Hayat b.k üstüne kurulu fazla şey etmemek lazım. Bakıyorum ühü neler yazılıyor. Her saat yeni entrikalar yazılıyor. Sorsan şuan en büyük sıkıntıyı kendisi çekiyor bu insanların. Bir tavsiye vereyim mi gerçekten.. Sızlanmaktan vazgeçin. Ne ben ne de başkası size yardım edebilir. Kendinizden başka. Fikir falan danışmayın bana, sıkıldım artık. Yıllardır tonla yakınma dinledim. Herhalde bugüne kadar herkesi dinledim. Burama geldi. Kendi işinizi lütfen kendiniz görün. Benden buraya kadar. Zaten yeterince dert var, hepimizde olduğu gibi. Bir de milletin derdiyle tasasıyla kederlenmem bekleniyor, daha beklerisiniz yani. Tükettiniz beni. İki dakika kafalarını toplasalar hepsi de sonuca varacak, sorunlarını halledecek. Ama yo, Zihin varken neden biz kafa yoralım. Soralım Zihin'e, o bize reçete yazsın. Öldüm kardeşim, gömdüler beni dün. Zorlamayın mezar taşımı. Bırakın da mezarda kafamı dinleyeyim. Yok. Orada bile kesin bulurlar, ağlanırlar. Bu dünyadan gittiğim zaman en çok sevinceğim şeylerden biri de sızlanmalara maruz kalmayacak olmam. Gerçekten sınav dünyası. Çoktan seçmeli hem. Millet seçim yapmak yerine kopya çekmenin derdinde. Kendi kararlarınızı verin artık. Beni de rahat bırakın. Üç yanlış bir doğruyu mu götürüyor, götürsün, öğrenirsiniz. Nasıl ben öğreniyorsam sizler de öğrenin. Hayat zor. Ağlamak da gülmek de dahil hepsine. Şuan gülemiyorum. Ağlamıyorum da. Sadece dinliyorum.

Rüzgar esiyor.


6 yorum:

  1. Oooo isyankar Zihin! o_O

    Telefonunu sessize al ve elini uzatınca yetişemeyeceğin bir köşeye koy. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Burama böyle getirdiler ondan kızdım :D Yoksa mülayim biriyim :p

      Sessize de alamıyorum olur a beni işten birisi ararsa diye. Arkadaş çemkirmeleri yüzünden bir de iş teklifini kaçırmak istemem :) Fakat şu var, iş bulduktan sonra bir süre sessize almalar olacak :D

      Sil
  2. O yüzden bir mezarı bile olmamalı insanın , insanlardan en azından ölünce kurtulabilmeli , toplu yaşam toplu mezarlıklar yahu rahat bırakın insanı tepemde bir mersin ağacı dahasına gerek yok zannımca , arkadaşların gerçek arkadaşlarınsa yani dostlarınsa bu durumun farkına varacaklardır elbette değillerse zaten dert ettiğine değmez ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya dostlarım güya da off bitmiyor tasaları çemkirmeleri anlamadım ki :D Neden benden fikir alıyorlar her adımda gerçekten onu da çözemedim, akıl hocalığı falan yapmıyorum özel yaşantımda. Ama öyle bir algı var, Zihin çözer ona soralım hemen.

      Sil
  3. Ay Zihin hayatımın en salak saçma döneminde ben de aranıyordum gecenin üçünde beşinde sinir krizleri geçiriyorum diye. Bir yandan kendimi keserken bir yandan insanları sakinleştirmeye çalışıyordum gkjdkgfd. Kimse de demiyor ki kelin ilacı olsa kendi başına sürer.
    Dönüp bakınca da çok salak saçma sorunlarımız var eveth yani. Ben bazen kendimden utanıyorum bloga yazdıklarımı okuyunca. Mina'ya koşturuyorum "ben aşık mı oldum aceba?" falan diye ahahah. Onun dışında işte kimselere de pek akıl danışmıyorum, bir Ebru var. Kolaycı ve aptalız keşke kolaycı ve aptal olmasak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Off aynen Cessie. Zaten yeterince derdimiz var bir yandan da milletinkiyle uğraşıyoruz. Hayır, gocunduğumdan değil yardım ederim gene ama bunun -yardım istemenin- de bir sınırı olmalı bence. Yakında utanmasalar bugün ne giysemi soracaklar. Uzun süredir kimseye ciddili mevzuları danışmıyorum :/ İçime atmaktan da memnunum :D

      Sil