60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

Geçmişin ve geleceğin bugünü öldürmesin izin verme. Zıvanadan çıkmış dünyada yola çıkmalı !

29 Mayıs 2016 Pazar

X-Men: Apocalypse (6/10)


Yazmayacağım dedim fakat vazgeçtim. Kısa notlar halinde X-Men: Apocalypse yorumlarımı paylaşmak istiyorum. Fakat koskocaman bir uyarı ile; filmi henüz izlemeyenler yazımın devamını okumasın; çünkü fazlasıyla sürprizbozan (spoiler) dolu bir yazı olacak.




- Bryan Singer, reboot edilmiş (ama bir yerde de prequel olarak dillendirilen) serinin ikinci filmi Days of Future Past'ı da çekmişti hatırlayacağınız üzere. First Class gibi çok iyi bir süperkahraman filminden sonra bu film de hatrı sayılır bir yapımdı (özellikle eski seriyi düşününce) ve "galiba Bryan Singer, bu sefer çıtayı düşürmeden X-Men olayını sürdürecek" derken üçüncü film Apocalypse geldi ve sonuç yandı gülüm keten Apocalypse (ikinci Zack Snyder vakası).

- Her şeyden önce senaristlere iki sözüm var. X-Men bir çizgi roman uyarlaması ve siz hiç zahmet edip oturup okudunuz mu ? Apocalypse'in ölümsüz olduğunu bilmiyor gibi bir haliniz var da.. Evet, filmin en en büyük sorunu Apocalypse. X-Men, Marvel'da en sevdiğim ve hikayesine en aşina olduğum seri ve Apocalypse de bu serideki favori karakterimdir. Adam hem mutant, hem robot, hem de yarı-tanrı. Siz ne yapmışsınız filmde, Magneto'dan hallice bir "kötü mutant". Finalde o kadar çabuk ölmesi de cabası. Zorlasalar, Storm'a, Beast'e falan öldürteceklermiş. Neyse ki Phoenix (Jean Grey) olayına -çaktırmadan- bağlıyorlar da Apocalypse'i kendi denginde bir güç "öldürüyor".

- Bu adamın hikayesi neden anlatılmamış ? İki üç filme sığdırılacak bir hikayesi var kendisinin. Aslında bu filmin ilk dakikaları tatmin ediciydi. Eski Mısır'da yapılan açılış ile kendimizden geçtik. Fakat bu haz durumu kısa sürdü ve anında günümüze ışınlandık. Birazcık olsun ucundan Apocalypse'in hükümdarlığından bahsedilemez miydi ? Nerede doğdu ? Neden öyle bir zırha sahip kendisi ? Hiçbirinin cevabı yok filmde. Onun yerine "tanıdık figür" Magneto'nun dramını izledik gene. Müthiş gereksiz ağdalı dramatik sahneler ve sırf efektler görünsün diye eklenen bir Auschwitz sahnesi. O sahneler yerine Apocalypse'in geçmişine değinilebilirdi. Şunu anlamamız lazım, filmin adı Apocalypse, büyük hikaye onun üzerinden dönmeli. Ama filmin genelinde Apocalypse abinin bir olayı yok. Neden Mahşerin Dört Atlısı'nı topluyor mesela? Tek başına gücü mü yetmiyor da kendine "yancı" arıyor ? Esas yancısı Mister Sinister nerede ? Yok yok yok.

- Oyunculuklar.. Allah'ını seven üstüme Ben Affleck atsın. O kadar Batman'i gömüp durdunuz, eh bu Apocalypse'tekilere ne diyeceksiniz ? Jean Grey gibi önemli bir karakteri televizyon dizisiyle adını duyurmuş olan bir çaylağın eline teslim etmek de nedir ? Kız Phoenix'e bağlıyor, yüz ifadesi komedi. Yatağında geleceğe dair kıyamet görüntüleri görüyor, mimikleri ve hareketlerinden gaz sancısı çektiğini düşündürüyor. Olmaz olsun böyle Jean. Bütün film "bitse de gitsek" yüz ifadesiyle dolaşan bir adet Mystique de cabası. Allah'tan Oscar Isaac (Apocalypse) iyi performans göstermiş de film madara olmaktan kurtulmuş. Makyajını çok başarılı buldum.

- Her karakteri ünlü bir oyuncuya biçmek yerine keşke 2-3 ünlü oyuncuyla yetinilseydi ve o arta kalan para efektlere yatırılsaydı. Zira bu filmin en korkunç hatası CGI kullanımı. Fragmandaki patlama sahnelerini gördükten sonra "eyvahlar olsun" demiştim ama fragmandan sonra filmde bunun düzeltileceğini düşünmüştüm. Yanılmışım. Herkesin "ayy çok eğlenceliydi" dediği evin patlama sahnesi ve Quicksilver'ın milleti kurtardığı bölümlerde gerçekten 3D gözlüğümü kenara atmak istedim. Daha kötü ve özensiz bir patlama çıkarılamazdı. Tebrikler yani.

- Apocalypse'in ses miksajında da kayda değer hatalar var.

- Bir diğer sorun ise filmin tonunu koruyamaması. Bakıyorsunuz, çok karanlık ve yer yer ürkütücü sahneler var. Tam da olması gerektiği gibi yani. Apocalypse'in çoğu sahnesi ürkütücü iken bir anda Quicksilver sahneleri araya giriyor ve Joel Schumacher ruhu dirilerek film freakshowa dönüyor. Çoğunluğun aksine ben Quicksilver sahnelerinde gülümsemedim. Dahası sıkıldım. On dakikalık gereksiz bir şov. Apocalypse'i tokatladığı (???) saçma sahneye girmiyorum bile.

- Nükleer silah karşıtı hippi Apocalypse de ayrı bir olay. Adamın yegane hedefi dünyaya hüküm süren, paraya tapan güçsüz insanoğlu hükümdarlığını bitirmek, ama ne hikmetse nükleer silahları insanlığın üstüne sürmek yerine "bu ne ya ne saçma silahlar" diyip uzayda imha etmesi..

- İki tane birbirinden facia Wolverine filmi çektiler ama hala akıllanmadılar. Üçüncüsü yolda ve bir filmi de Logan'sız geçirmemek adına bu filmde de araya Wolverine sokuşturulmuş. Heba olan bir beş dakika daha. Apocalypse yedek kulübesinde.

Son kertede, her ne kadar bu yazıda hep olumsuz yönlerini ele alsam da Apocalypse kötü bir film değil ama vasat bir yapım olarak tarihteki yerini alıyor. Civil War'dan çok daha geride, eğlence açısından Batman v Superman'den burun farkıyla önde. First Class ve Days of Future Past'ın üstüne bu film olmamış ne yazık ki. Marvel Sinematik Evreni gibi tutarlı bir hikaye bütünü yaratmak yerine iki üç filmde bir reboot edilen ve kendi içinde bile tutarlılığı sağlayamayan X-Men'in sinema macerası ne yazık ki bu gidişle hiçbir zaman sağlam bir zemine oturamayacak gibi.

4 yorum:

  1. YAzdıklarına o kadar katılıyorum ve öyle güzel dile getirmişsin ki üstüne yazacak bir şey bulamıyorum.....
    Bu kadar mı vasat çekilir....

    YanıtlaSil
  2. okumadım, izlemedim zira. sadece sürprizbozan iyimiş demeye geldim şimdilik.

    YanıtlaSil