60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

Geçmişin ve geleceğin bugünü öldürmesin izin verme. Zıvanadan çıkmış dünyada yola çıkmalı !

8 Mayıs 2016 Pazar

Meydan Okuma (27.Gün)

-"Yerler temizlenmemiş ! Hiçbir şey temizlenmemiş !"-

En mühim soru geldi, "dağınık mısınız yoksa toplu biri misiniz ?"

Bazen dağınık olduğum görülmüştür fakat işin titizlik boyutu her zaman son raddededir. Görüp görebileceğiniz en titiz ve hijyen manyağı insan ben olabilirim. Benimle yaşamadan takıntımın boyutlarını iyi analiz edemeyebilirsiniz. Fakat şöyle maddeler halinde anlatmaya çalışayım.

- Yatak odama dışarıda giydiğim pantolonla girmem. Mutlaka soyunma odam olarak kullandığım yan odada soyunurum. T-shirtlerimi, gömleklerimi ise odamda belli bir yere konumlandırırım. Yatağımın üstüne hayatta koymam.

- Dışarıda kullandığım umumi tuvaletlerin kapısına, lavabonun musluk başlarına ellemem. Kağıt mendillerle gezdiğim için onların yardımıyla açarım kapıyı ve muslukların başlarını. Eğer o işlem sırasında parmağım bile değse sağa sola, tekrardan ellerimi yıkarım. Bol sabun bol köpük bol su. Sil baştan kağıtlar çıkar, kapıyı tut.

- Her türlü otobüste, trende ve metroda tutma yerlerinden uzak durmaya çabalarım. Gerekirse hiçbir yere tutunmam öyle devam ederim. Metroda özellikle daha kolay oluyor bu. Esaslı bir fren yapıldığında ise bildiğim duaları sıralarım. Kışı bu yüzden seviyorum, eldiven kullandığım için daha rahat davranabiliyorum. Tabii onları da düzenli olarak yıkarım.

- Su damacanasını yere koymam. Pislik yuvası.

- Evin içinde ayrı, yatak odamın içinde ayrı terlik kullanırım. Gerçi yatak odamda terlik de pek giymem ya neyse. Kullanmak icap ederse diye girişinde dururlar.

- Mümkün olduğunca dışarıdayken yere oturmaktan kaçınırım. Tabii konserlerde ayakta beklerken yoruluyorum ve oturduğum oluyor. Hemen pantolonu imha ediyorum. Şaka şaka. Temizlerim.

- Bulaşıkları her gün yıkarım, hiç sevmem sağda solda bulaşık görmeyi. Görmemeliyim.

- Gözümün tutmadığı mekanda yemem. En ufak bir falsoda kaçarım. Vaktiyle sıkı bir zehirlenme vakası geçirmiştim ve hastanede serumlar yetişmemişti acımı dindirmeye. O günden beri çok temkinliyim. Ayrıca dışarıda buzlu şeyler de içmem. Buz da tek başına pislik yuvası. Envai çeşit hastalığa davet. Hele bir de mevsim yazsa, gelsin mikroplar gitsin bakteriler.

Listeyi uzatabilirim; fakat komşularımı korkutmak istemiyorum. Durum bu. Zihin kardeşiniz fazla titiz. Hatta çevresindeki insanları bazen delirtebilecek kadar. Şimdi yukarıdaki görselden bahsedeyim isterseniz. Bu sahne, çok tartışmalı Mommie Dearest filminden. 1981 yapımı film, ünlü oyuncu Joan Crawford'un hayatından bir kesiti anlatıyor ve divaların divası, Joan Crawford'u, Chinatown'dan da hatırlayacağınız bir diğer usta oyuncu Faye Dunaway canlandırıyordu. Tartışmalı dedim, çünkü film, Crawford'u tacizci ve akıl sağlığı yerinde olmayan bir canavar gibi resmetmişti. İzlerken gerçekten rahatsız olmuştum. Dunaway'in kendisine yakışmayan berbat ötesi performansı da cabası. Gözlerini belertip elinde elbise askısıyla sinir krizi geçirdiği sahne belki de sinema tarihinin en rezalet sahnelerindendi.


Crawford'un oyunculuğunu her daim takdir etmişimdir. Benim için belki de tüm zamanların en iyi aktrisidir kendisi. Filmlerine bayılırım. Duruşuna bayılırım. Şu poza bakar mısınız.. Kendisi özel yaşantısında da benim gibi temizlik meraklısı birisiyimş. Sempati duymam için bir sebep daha, voila! 10 Mayıs kendisinin otuzdokuzuncu ölümyıldönümü. Bu sebeple şarkımız onun için gelsin. Hiç kimse beyazperdede onun kadar güzel dans etmedi. Hiç kimse onun kadar göz alıcı değildi. Bette Davis'le olan kavgaları dillere destandı. Asla gerçek yaşını söylemezdi. Sessiz film döneminden sesli döneme geçerken yaşadığı gişe başarısızlıklarından ötürü "box-office zehri" lakabıyla anılsa da daha sonrasında küllerinden doğdu ve Oscar heykelciğini kaptı. Pepsi başkanıyla evlendi, reklamlarında bir dönem boy gösterdi. Rock şarkılarına bile konu oldu. Bir kalp kriziyle ayrıldı.

İşte karşınızda Bayan Crawford !

20 yorum:

  1. bu yazıyı kız yazsa, oha derim yaa. ama erkek yazınca iki kez oha dedim. nedir bu temizlik merakı? hayır yani nedir? evime dönüp baktım da herşey her yerde. sanırım kafayı yerdin :D ben de huzuru dağınıklıkta buluyorum. su damacasını yere yatırıp mutfağa itiyorum, bazen sokaktan gelince ellerimi yıkamayı unutuyorum vs vs..
    ama mutfak ve tuvalet temiz olacak, gerisi fasa fiso. yemek yaparken bir kaşıkla bir yemeği karıştırdıysam ve dışarı çıkardıysam tekrar içine sokmam ben de mesela. mutfakta inanılmaz titizim ama diğer yerler önemli değil. :D ama erkekler için fazla titizsin bnce :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Su damacanasını yere yatırıp..tan sonrasına yüreğim dayanmadı :D Mutfağım mum gibidir valla. Bilmem ki, öyle bir titizlik olayına takıldım yıllardır gidiyor. Bence erkekler fazla dağınık :p

      Sil
  2. Benim anneannem parayı, ekmeği, kıymayı falan yıkamış insandı. Yazıyı okuyunca rahmetli geldi aklıma:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Parayı yıkamak bazen benim de aklıma geliyor :)

      Allah yerinde dinlendirsin.

      Sil
  3. aboww... tahmin ediyorum ki gerçek komşu olsak beni çamaşır suyuyla yıkar arada bir de vileda sopasıyla kovalardın :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahahaha :D Acaba diyorum temizlik ürünlerinin reklamlarında mı oynasam :p İyi para kırarım hem de stüdyoyu temizlemiş olurum yani :D Her yere basıyorlardır pis ayakkabılarla ya :(

      Sil
    2. Elinde temizlik eldivenleri, saç baş dağılmış "sütütyoya ayakkaplan girdiler" diye söylenen bir reklam yıldızı... Ahahahha yeminne çok satar :D

      Sil
    3. Sonunda kendime göre bir meslek buldum. Çıkarım reklamda, "bunlaaaağğğrr..." ahahahahaha

      Sil
    4. "ne kadar pissiniz keşke ölseniz"e kadar yolu var Zihin Ortaylı :))

      ay şaka yapıyorum sonuçta o bu şekilde titizdir, bu şu şekilde titizdir, şu şekilde titizdir.herkesin titizliğine kimse karışamaz! :) ahhahhah :D
      Big Bang Theory hastası biri olarak haftanın belirli günleri belirli şeyleri yesen de garip gelmez. Sheldon Cooper reyiz var. <3

      Sil
    5. AHAHAHAHAHAHAHAHAHA. İyi ki Sheldon var :p

      Sil
  4. Ooooou! o_O' Özellikle bir erkekten beklenmeyecek titizlik. N'aptın Zihin ya! :D Bu yazıdan sonra kendimi pasaklı hissettim valla. :P

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazmasaydım keşke ya herkesi korkuttum şimdi :D Ama öyle maalesef. Rahatsız hissediyorum sonra :) Estağfirullah :)

      Sil
  5. Daaaaaaaaaaaaaammmmmmmmmmmnnnnnnn O_o

    YanıtlaSil
  6. Aslında yaptığın şeylerin hepsi çok mantıklı zaman zaman herkesin aklından geçen şeyler ama bunlara takılmak biraz hayatı zehir etmek gibi geliyor bana :) Fazlası zarar yani Meselaa şu şartlarda senin evine misafirliğe gelsek galoş giydirecek misin Ya da koltuklara falan oturmayın der misni :D
    Şöyle düşünmek lazım soğuk iklimlerde doğan çocuklar soğuğa karşı dirençli oluyor. Bünyeyi alıştırmak meselesi, Dolayısıyla sen ne kadar titizlenirsen o kadar çabuk hasta olursun .. bu titizliğin ardı çocukluğa mı dayanıyor acaba o da ayrı merak konusu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Onu bana sor zaten :D Kimi zamanlar çok zorlanıyorum. Aaa olur mu öyle şey :) Zaten koltuklara normal ev kostümümle oturmuyorum :p Ahahahahaha.
      Aslında çok hasta olmuyorum fakat besinler konusunda talihsizlikler çok yaşarım. Dediğinde haklısın :/ Çocukken bu kadar titiz değildim sanki ? Noldu bilmiyorum.

      Sil
  7. Erkekten beklenmeyecek titizlik yorumlarını anlamadım ben. Kadınlar ellerinde çamaşır suyu şişesiyle mi doğuyor? Çoraplarını çıkarıp salonun ortasına atmak erkeklerin genetik kodunda mı yazılı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla çoraplarımın yeri bile bellidir odamda. Asker nizamıyla yerini bulur. Sağda solda çorap yok :D Ama çamaşırları yıkarken habire çorap teklerini kaybediyorum. Bazı günler "aman sen de" diyerek iki farklı çorap giydiğim olabiliyor palyaço gibi :)

      Sil
  8. Kendimi titiz olarak görüyordum ama yatak odanda ve evin diğer odalarında farklı terlik giydiğini okuyunca tek söyleyebileceğim şu oldu: Şapka çıkarıyorum Zihin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen kendimden korkuyorum :D Fakat kötü bir alışkanlık değil gibi.. Emin olamıyorum.

      Sil