60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

21 Mayıs 2016 Cumartesi

Anohni - Hopelessness (2016)


Müzik neden güçlü ? Kalbimize ve ruhumuza hitap ediyor da ondan. Hepimiz yaşadık. Bir şarkı dinlerken, kalp sızısı hissettik. Bir şarkı dinlerken, gözyaşlarımız aktı usulca. Bir şarkı dinlerken, öfkemiz dile geldi. Bir şarkı dinlerken, yüzümüzde güller kızıllaştı. Müzik böyle bir şey. Harekete geçiren, duyuları coşturan bir meydan. Transgender şarkıcı Antony Hegarty veya 2016 itibariyle yeni ismiyle Anohni de müziğin en güçlü neferlerinden bir tanesi. Kendisi her daim beni şaşırtmayı ve heyecanlandırmayı başarıyor. Belki müziğin geleceği hakkında fazla karamsar düşüncelere sahibim ama şuna eminim, Anohni'nin ismine, geleceğin dünyasında yer fazlasıyla var.

Kariyerine Antony and the Johnsons grubuyla başlayan Anohni, benim de idollerimden punk rock / glam efsanesi olan Lou Reed'in ve yine hayranı olduğum deneysel şarkıcı Björk'ün destekleriyle adını geniş kitlelere duyurmuştu. Elbette buradaki geniş kitle kavramı görece bir durum; neticede deneysel müzikle uğraşan ve kısaca barok pop şeklinde özetleyebileceğimiz bir müzik yapan Anohni ne kadar "popüler" olabilirse o kadar popüler olmayı başardı. Grubuyla beraber kaydettiği I Am A Bird Now ve The Crying Light albümleriyle kendisi benim gözümde "yürek söken" konumuna erişmişti zaten. Bahsettiğim eserleri dinleyenler bilirler; kendisinin büyüleyici bir sesi var, bastığı her notadan kırılganlık fışkırıyor ve gözyaşı damlıyor. Özellikle bu iki albümünü ne zaman dinlesem yüreğim burkuluyor ve parçalanıyorum.

Zamanında Hercules and Love Affair, Björk ve Lou Reed'le beraber şarkılar da kaydeden Anohni, nihayet ilk solo albümünü "yeni ismiyle" beraber yayınladı. Grubuyla kaydettiği piyano eşlikli soft albümlerden sonra Anohni, Hopelessness (ümitsizlik) ile dümeni bu sefer electropop, synthpop gibi farklı sulara kırıyor. Fakat özünde kendisi değişmemiş. Halen kırılgan ve melankolik.

Hopelessness'ı diğer albümlerden ayıran temel şey, bu albümün fazlasıyla politik ve sözleriyle protest olması. Bob Dylan aktivistliği 60'ların sonunda bıraktı, John Lennon öldürüldü, Neil Young halen devam ediyor belki fakat bu "duyarlılar kervanı"na bir yeni üyeyi daha eklememiz lazım. Çünkü bu albüm neredeyse "dünya eleştirisi" üzerine kurulu. Sözler kurşundan daha sert.


"Dronela bombala beni, dağlardan uçur beni ve denizin içine... 
Kafamı havaya uçur, kristal organlarımı...
İlk ben olayım lütfen, o kadar da masum değilim
O ben olayım, tepelerden seçtiğiniz kişi"

Drone Bomb Me işte bu dizelerle başlıyor. Henüz on yaşına bile gelmemiş, Afgan bir kızın ağzından yazılmış sözler. Ailesi bir drone saldırısında yok olmuş ve kendisi de yaşama amacını kaybetmiş bir kız çocuğunun penceresinden. Karanlık synth'ler, naif vokal ile birleşince bu sözler çok daha can yakıcı bir hal alıyor; öyle ki uzun zamandır bu kadar güçlü bir giriş dinlememiştim. Efsane model Naomi Campbell'ın gözyaşları içinde oynadığı şarkının klibine göz atmakta fayda var.



İkinci şarkı 4 Degrees ise küresel ısınma üzerine yazılmış. Düzenlemesiyle rapçi Nas'ın ve hip/hop ile r&b'nin son dönem parlayan yıldızlarından The Weeknd'in şarkılarını andıran bu eser, ziyadesiyle kinayeli sözler haykırıyor. Öyle ki bir yerde Morrissey'in Everyday is Like Sunday şarkısındaki "gel kıyamet, gel artık" haykırışlarına benzer temennileri duyuyorsunuz.

"Bu dünyayı görmek istiyorum, kaynarken görmek; sadece dört derece
Köpeklerin bir kap su için ağladıklarını duymak istiyorum, balıkların öldüğünü
Tüm lemurların ve o küçük canavarların yandığını görmek istiyorum
Sadece dört derece"

Kinaye Watch Me ile tavan yapıyor ve Anohni, kendisini her adımda takip eden, özel yaşamını "kendi güvenliği için fazlasıyla yakından izleyen" devletine teşekkürlerini sunuyor.

"Babacım ! Babacım ! 
Beni otel odamda izliyorsunuz, şehirden şehire hareket ederken güzergahımı izliyorsunuz
Beni pornografi izlerken izliyorsunuz, dostlarım ve ailemle laflarken izliyorsunuz
Biliyorum, seviyorsunuz beni çünkü beni her zaman izliyorsunuz"

Televizyonda izlediğime göre Amerika'daki son ilaç firması da idam amaçlı ilaç satışını kesmiş. Yıllar boyunca eleştirilen ve bence de olmaması gereken idam cezası halen Amerika'da yaygın bir "cezalandırma yöntemi" ve Anohni de Execution'da sözünü esirgemeden konuya dikkat çekiyor.

 "İdam, bir Amerikan düşü.
Bana merhamet etmeyin sakın, lütfen bana merhamet etmeyin...
Çinliler gibi ve Suudiler gibi
Kuzey Koreliler ve Nijeryalılar"

Onca politik taşlamadan sonra öze dönüyoruz  I Don't Love You Anymore şarkısıyla. Kilise orgunu çağrıştıran klavyeli ve basslı girişiyle "ters bir şarkı"ya geldiğimizi fazlasıyla hissediyoruz. Sadece ilk dinleyişte on bin parçaya ayrıldım ve albümün geri kalanına devam edebilmek için soluk arası verdim. Gerisini düşünün.

"Seni artık sevmiyorum, bir süredir böyle ve eminim
Beni bir kız için terk ettin, beni kırık bir dünyada terk ettin
Beni sokakta uzanırken terk ettin, vücut sıcaklığından yoksun bir şekilde
Pas bağladım, bedenim toza dumana karıştı
(Bu) delikten çıkamıyorum, çok yalnızım, yapayalnızım ben
Telefonum çaldığında orada olmuyorum, 
Ebeveynlerim çağırdığında, sadece oturuyorum ve bakakalıyorum...
Benden uzaklara doğru yürüdün, birdenbire ve sen özgür kalıverdin
O kadar aptalmışım ki, her şeyden çok verdim bir şeyler iyi gitsin diye...
Kafesin içinde terk ettin beni, tek savunmam öfkemdi
Seni artık sevmiyorum, seni sevmiyorum artık
Eğer kapımın önünde bitsen, eğer kapımın önünde bitsen..."


Anohni'nin bana en çekici gelen yönü vokalini kullanış biçimi; öyle ki biraz dinledikten sonra kendinizi onun ritminden uzak tutamıyorsunuz ve mırıltıları bir ayin gibi geliyor dinleyene. Bir nevi trans hali olarak nitelendirebiliriz Obama'daki vokallerini. Bir dakikalık tekinsiz "one man vocal show"un ardından şarkıya peşi sıra giren tüyler ürpertici melodi, beat ve meleksi opera vokaliyle sara nöbetine yakalanmışcasınıza olduğunuz yerde sallanmaya ve "Ooooobama"lara eşlik etmeye başlıyorsunuz. Canlı performansında bu şarkı histeriye dönüşüyordur. Sözler yine taşlama.

"Seçildiğin zaman, dünya mutluluk gözyaşları dökmüştü
Düşünmüştük ki; artık güçlenmiştik; doğruları söyleyen elçi(ydin)
Şimdi haberlerden öğreniyoruz ki, bizleri izliyormuşsun
Yargısız infaz, erdemlere ihanet..
Tüm bu umut, yüzünden akıp gitmişti
Tıpkı inandığımız çocuklar gibi"

"Bir daha asla, vahşi erkekleri dünyaya getirmeyeceğiz" tarzındaki feminist ve şiddet karşıtı sözlerle öne çıkan Violent Men, kısa süresi, fevkalade kendini tekrar eden sözleriyle albümün en zayıf şarkısı ne yazık ki. Dünyada kendini öteki olarak görüp, "bu dünyada ne işim olabilir ki" sorgulaması yapan Anohni, Why Did You Separate Me from the Earth? şarkısıyla doğayı kirleten, insanlığı kirleten ve her şeyi mahveden insanoğlunu yerden yere vuruyor.

Yine savaş eleştirisi, yine medeniyet yalanları. Kriz içindeki dünyayı Crisis ile tanımlayan Anohni sorularını soruyor. Bir de sonunda, tüm sorumlular adına özür diliyor. Televizyonda kelle uçuranlar, dronelarla çocukları öldürenler, hapishanelerde işkenceler edenler ve diğer tüm haksızlıklar için tüm insanlıktan özür diliyor Anohni ve sonunda öyle bir "sorry" diyor ki, içinizden bir şeyler kopuyor. Anohni'den başkası şöyle derin yaralar açamazdı tek bir "sorry" lafıyla. Basslar işte tam o anda yüreğinizi baskılıyor ve nefesiniz kesiliyor.

"Kriz; eğer babanı öldürseydim, bir drone bombasıyla, ne hissederdin sen ?
Kriz; eğer anneni öldürseydim, bir drone bombasıyla, ne hissederdin sen ?
Baba; eğer çocuklarını öldürseydim, bir drone bombasıyla, ne hissederdin sen ?
Kriz; eğer kardeşlerine Guantanamo'da işkence etseydim, özür dilerdim
Özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim
Şimdi televizyonda masum insanların kellerini uçuruyorsunuz
Kız kardeş; sizlerin toplu mezarlarınızı doldursaydım
Ve memleketlerinize saldırsayım, yalan önermelerle
Özür dilerim, ah ah, özür dilerim, lütfen, lütfen özür dilerim"

Bu şarkıya kadar aralıksız umutsuz ve korkunç tablolardan bahsettiğimizden Hopelessness adında bir şarkının karşımıza çıkması şaşırtıcı olmuyor. Tabi ki ismiyle müsemma, umutsuzluk dolu bir şarkı. Kendi halinde yaşayan, büyüyen bir insan nasıl olur da "yok edici bir virüs"e dönüşebilir ? İşte bu sorgulanıyor Hopelessness'ta. Ve öfke patlaması yaşanıyor. "Bana da sana da başlarım artık, yeter ki dünya kurtulsun" demeye kadar varıyor söz.

"Ben, mağaramda yosuna dolanan; ben, ateş için odun toplayan
Ve şefkatlice sarmalanan, nasıl bir virüse dönüştüm ?
Umutsuzluk, (o) umutsuzluğu hissediyorum
Kendim umrumda değil; hayvanları ve ağaçları düşünüyorum
Gidecek hiçbir yerleri yok
Sen umrumda değilsin; sana ne halt olacağı umrumda değil
Şimdi biz hepsini mahvediyoruz
Umutsuzluk, (o) umutsuzluğu hissediyorum
Nasıl bir virüse dönüştüm ?
Hakettiğimden daha fazlasını alıyorum, yedekte hiçbir şey bırakmıyorum
Kazıp duruyorum, banka kuruyana dek
Bir yalanın içinde yaşıyorum"

Gider ayak kapitalizm, Amerikanlılaşmak ve tüketim çılgınlığına da itiraz eden Anohni, tüm bu yaşananları, ülkelerin ve farklı kültürlerinin kemiklerindeki iliklerin sökülmesi olarak tanımlıyor. Peki kemik ilikleri yok olursa ne olur ? Geriye kuru ve sürtünen kemikler, dolayısıyla acı kalır. İşte tüketim ve kültürlerin yok olması bununla özdeşleştiriliyor, ince bir yorumlama.

"Kırsal alanda, derenin altında; em, kemiğin iliğini em
Enjekte et, kemoterapilerle beraber enjekte et...
Hepimiz, hepimiz, Amerikalıyız artık 
Afrika, İzlanda, Avrupa ve Brezilya
Çin, Tayland, Hindistan ve Büyük Britanya
Avusturalya, Borneo ve Nijerya"

Son kertede bu albümün "müzikal ederi" normalde dört yıldız fakat cesaretinden ötürü yarım puan daha fazla vermeyi uygun gördüm. Belki şu mesajlar fazla ham olarak verilmiş, 60'ların aktivist marşlarına oranla zayıf kalabiliyor, daha şairane biçimde ele alınabilir veya farklı şekilde yorumlanabilirdi; ama bu dönemde albümünde şu kadarına bile yer vermesi enteresan. Neticede hepimiz televizyon izlemeye, kültürsüzleşmeye ve tüketmeye programlanmış insanlarız. Artık savaşlar bile televizyondan hatta internetten "seyredilir" hal aldı; çoktan dibi boyladık hepimiz.

4 yorum:

  1. Hiç duymamıştım anlattığına göre epey heyecanlandıracak şarkılar beni bekliyor akşam dinleyeceğim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumlarını merakla bekliyorum. Oleeey :)

      Sil
  2. Albumun adı bile yüreğime çöktü... Beni her daim ağlatan bir ses olmuştur Antony'ninki. Bu nedenle kendisi uzun zamandır yasaklılar listemde :) Bir de bu sese benden hep 10 numara 5 yıldız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nasıl bir ses adamdaki.. Yine delip geçiyor bizi. Ahahaha mantıklı aslında, gece vakti Cohen, Anohni gibi şarkıcıları dinlememek lazım :)

      Sil