60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

3 Nisan 2016 Pazar

Pet Shop Boys - Super (2016)


Daha öncesinde de yazmıştım. Pop müzik seven bir rock dinleyicisiyim ve Pet Shop Boys da sevdiğim pop gruplarının başında geliyor. İngiliz synthpop ikilisi bir önceki albümleri Electric ile deyim yerindeyse beni kalbimden vurmuştu. Kendi plak şirketleri x2'den çıkardıkları ikinci albümleri Super ise 1 Nisan itibariyle raflardaki yerini aldı. Madonna'nın efsanevi dans albümü Confessions on a Dance Floor ile dikkatimi çeken müzikal deha Stuart Price ise yapımcı koltuğunda.

Yayınlanmadan önce dinleyici ile tadımlık paylaşılan ve her saniyesi kalite kokan The Pop Kids ile beni fazlasıyla meraklandıran Super, ne yazık ki bekleneni veremiyor. Bir şekilde aralara sıkıştırdığı kaliteli şarkılarla dinlenebilir olan Yes'ten, kafa dinlemelik Elysium'dan ve dans pistlerinin eskimesine neden olan Electric'ten sonra ciddi bir düşüş. Tamam, yirmi küsür senelik bir grup olduklarından dolayı metal yorgunluğu olabilir, fakat 10Songs4U'nun da altını çizdiği gibi bu adamlar iki üç sene evvel fırtına gibiydi. Şimdiyse yeni albümün tepesinde kara bulutlar dolanıyor. Kaynağını çözemediğim bir ölü toprağı serili. Yeni bir Very ile Bilingual gelmeyeceğini biliyorum, fakat dönemine göre çok başarılı olan Electirc'ten geriye düşülmesi sinir bozucu.

Keyfekeder Happiness ile başlıyoruz. Her ne kadar umut vaadeden bir şarkı gibi başlasa da saniyeler ilerledikçe sanki orjinal bir şarkının remixiymiş gibi bir hissiyat veriyor Tam bir düzenleme kurbanı. Şurada bir kere anlaşalım; Super'daki istisnasız tüm şarkılar çok başarılı introlara sahip. Albümün yüz akı ilk şarkısı, daha önce blogumda da paylaştığım The Pop Kids'in açılışı da çok güzel. 90'lar başına selam çakan, beyin yakan bir pop şarkısı. Tam da olması gerektiği gibi; katıksız Pet Shop Boys. Hemen peşinden gelen Twenty-Something ise maalsef plastik bir plaj şarkısı.

Tam olarak nereye oturtacağımı bilemediğim Groovy ise beni fevkalade arada derede bıraktı. İlk dinlemelerde hiç ısınamasam da potansiyeli olduğu kesin. Hele bir de remixler gelirse tadından yenmeyebilir. 10Songs4U'nun dediği gibi şarkı ilerleyen zamanlarda kendini sevdirebilir.

Albümün en uzun şarkısı olan ve Elysium dönemine yakın duran The Dictator Decides (Diktatör Karar Veriyor) ise daha ilk dinleyişte kendisini sevdiriyor. Gerek başındaki protesto sesleri, gerek sondaki hüzünlü melodi, gerekse ironik sözleri ile bana göre albümün en iyi 2. şarkısı. Yıllar boyunca her dediği yapılan, çatlak seslere izin vermeyen bir diktatörün sonunda kendisinden ve yarattığı bu düzenden sıkılışını anlatan şarkının sözlerinden bir kısmı paylaşıyorum;

Söylenemez olanı birisi söyleyebilir mi lütfen ?
Hatalı olduğumu birisi söyleyebilir mi lütfen ?
Her gün üzgün bir yırtıcı gibi yaşıyorum; güçlü durmak zorunda olduğum için
Ki bu külliyen yalan, güçlü olmak için çok zayıf biriyim
..

Birisi imkansız olanı söyleyebilir mi lütfen ?
Kalabalıklar sokaklarda olmalı 
Tehdit etme ve öldürme isteklerimi kaybettim
Sizin için (beni) yenilgiye uğratmak kolay olacaktır
Ve karşılaşacağım her direnişte geri çekileceğim.

..
Birisi sefaletimden çekip çıkarabilir mi beni ?
Bu üzgün yaşlı diktatör er ya da geç kaçmalı; ki sizler özgür kalasınız
Eğer benden kurtulursanız

Hepiniz birlikte özgür olacaksınız

Farkettiyseniz albümün yarısına geldik ve The Pop Kids ile The Dictator Decides harici tatmin edici bir şarkının bile varlığından bahsetmedim. Giderek sıkıcılaşan albüme renk katan ise Pazzo! oluyor. İtalyanca "çılgın" manasına gelen Pazzo, ismi ile müsemma albümün en çılgın parçası. Son ses dinlemenizi öneririm. Zira hemen arkasından gelen Inner Sanctum ile beraber fevkalade uyum içerisindeler. Bu iki şarkının üst üste seçilmesi yerine bir tercih olmuş; beyinde gece kulubü etkisi yaratıyorlar fazlasıyla.

Madem hayali bir gece kulübündeyiz, bize sıkı bir dans hiti lazım. Undertow da aranan taze kanımız oluyor. Tam bir kurtları dökme şarkısı bence. 10Songs4U'ya buradan sesleniyorum, bir kaç hafta sonra mixtapelerinde bu şarkının kendisine yer bulacağından şüphem yok.

Tam da "albüm galiba silkinerek toparlanıyor" derken Sad Robot World sözü alıyor ve bir çuval inciri mahvediyor. Hareketli albümün tek balladı olan şarkı ne yazık ki ruhtan yoksun ve dahası haddinden fazla bayık. Say it to Me, kendi halinde bu ölgünlüğe dur demeye çalışsa da onun da kendine hayır yok gibi. Bereket versin, albümün en iyi şarkısı Burn de tam bu anda devreye giriyor ve albümü on milyon ışık yılı geleceğe taşıyor. Daha ilk dinleyişte "işte budur!" diye kendi kendime sevinç çığlıkları attığımı bilirim. Eli yüzü düzgün bir şarkı olan Burn o kadar iyi ki, öncesinde gelen 10 şarkının bayıklığını tek celsede telafi ediyor ve görkemli Electric yıllarına selam yolluyor.

Into Thin Air kapanışı ise tam anlamıyla facia. Biraz daha uzun tutsalarmış albümün sonunu göremeden dinleyicileri yataklarına göndereceklermiş.  

Velhasılıkelam Super, ortalama, yavan soundlu bir pop albümü olmuş maalesef. Bundan çok daha iyilerini yapabildiklerini bildiğimiz için Pet Shop Boys üyelerine teessüflerimizi bildiriyor ve gelecek albümlerin sözde değil özde "süper" olmalarını bekliyoruz.

Pop müzik genelinde, Pet Shop Boys özelinde üstad olan 10Songs4U'un Super inceleme yazısını da tavsiye ederim. Ben Undertow eşliğinde yavaş yavaş dansa kalkıyorum. Görüşürüz.

Bunları Dinlemek Lazım: The Pop Kids, The Dictator Decides, Undertow, Burn

2 yorum:

  1. Undertow bilinçaltıma işliyor galiba. Kıyıda köşede kapşonumu geçirip Undertow dinliyor olucam sayende :D

    Into Thin Air cidden sıkıcı mı geldi kanka, ben onu Fundamental dönemine göz kırpan birşey olarak yorumlayıp kurtarmıştım. Asıl sıkıcı kapanış Legacy (Yes). Şarkı 6.30 ve bitmiyordu...

    Dediğin çok doğru, albüm prodüksiyon faciası. Bir de sanırım Electric çok tuttu o doğrultuda gidelim ama bir tık farklı olsun, sound daha fresh ve basit dursun kaygısı güdülmüş. Zorla güzellik olmuş. Beklentilerimiz mi çok yüksekti acaba. There'a an undertow dragging me down :p

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sübliminal mesajlarla Undertow'u aşılıyorum :p

      Ya şöyle, kötü bir şarkı değil fakat o arkadaki monoton "dım dıdıdım dıdıdım dımdıdmdım"lar bayıyor sanki ? Legacy özünde daha güzel şarkı ama süreden kaybediyor. 100 dakika kapanış mı olurmuş yani :D "And if I were
      the King of Rome I couldn't be more tragic" demek istiyorum burada.

      Electric de elektrikti hani. Axis ve Last to Die yeter zaten :)

      Sil