60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

25 Nisan 2016 Pazartesi

Meydan Okuma (14.Gün)

Courtesy of Rex Shutterstock
Vay canına. İki hafta göz açıp kapayana dek geride kalmış. On dördüncü sorumuz ise; "özel bir yeteneğiniz var mı?" Bir kere gönüllere su serpeyim, Temel İçgüdü görseline bakıp paniğe kapılmayın. Özel yetenek derken fazla özele inmiyoruz. Sanırım. Neyse. 90'lı yılların unutulmaz erotik-gerilimi Temel İçgüdü'nün ana karakteri Catherine Tramell'ı hepimiz tanıyoruzdur. Sinema tarihinin en kendine has karakterlerinden biriydi. Tabii Sharon Stone'un müthiş performansı olmasa bir çoğumuz için 90'ların çöplüğüne gönderilecek bir filmdi. Tramell, daha sonra 2006 yılında bir kez daha karşımıza çıksa da ikinci film beklenen ilgiyi görmedi ve eleştirmenlerce yerin dibine sokuldu. Bana göre çok kötü bir film değildi ikincisi de. İlki kadar iyi değildi elbette ama bir yere kadar eğlenceli bir filmdi. Akla zarar açılış sekansı için bile izlenmeli. Peki soruyla Tramell'in ne alakası var derseniz..


Yıllarca buz kıracağından korkmamızı sağlayan Catherine Tramell, su katılmamış bir femme fatale figürüydü. Soğukkanlıydı ve çevresindekileri ikna etme konusunda oldukça başarılıydı. Yukaridaki görselin olduğu sahneyi filmi izleyenler hatırlıyordur. Sorgudaki Tramell, polisleri dikkat çekici fiziği ve konuşmasıyla adeta büyülüyordu. Dikkatleri başka yöne çekme ve insanları ikna konusunda usta olan Tramell'in bu yanı aslında bende de var. Bacak kısmı değil tabi. Sözle ikna kısmı.

Gerek fazla ısrarcı olarak, gerekse çaktırmadan alttan alta gizli mesajlarla yapılmasını istediğim şeyleri yaptırma konusunda yetenekliyim. Kimi zaman çeneye kuvvet insanı bayana kadar üstelerim ve karşı taraf pes eder. Bazen de karşıdaki çetin cevizse laf aralarına konuyla ilgili tüyolar sokuşturarak başka konulardan bahsediyormuş gibi yaparak sübliminal çalışma yürütür, istediğimi yaptırırım. Çocukluğumdan beri böyledir durum. Mesela üniversitede bir sınavın kapsamı çok genişse, hocayı kafakola alarak, laf cambazlığıyla o kapsamı daralttığım görülmüştür. Hem de defalarca. Veya bir pazarlık dönecekse Zihin devreye sokulur. Bana hayır demek gerçekten zordur. Başkalarıyla giriştiğim söz mücadelelerinde çoğu zaman ikna eden taraf ben oluyorum. Çok iyi bir hatip olmayabilirim fakat iyi bir tartışmacıyım. Kolay pes etmem. Saat 1 buçuk. İyi geceler olsun !

2 yorum:

  1. Sharon'ı görüp "aha özel yeteneği neymiş la" dediğimi ve bunu gelip buraya yazdığımı hatırlıyorum, ama yazmamışım. :))

    ay hiç pazarlık yapamıyorum. etiketin fazlasına almadığıma şükrederek çıkıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahahaha :D Yanlış anlaşılmalara mahal vermemek adına hemen uyarıyı yapıştırdım altına :)

      Fena pazarlık yaparım :D

      Sil