60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

23 Nisan 2016 Cumartesi

Meydan Okuma (12.Gün)


Unuttum sandınız ama hayır, meydan okumaya devam ediyorum. Prince yazılarıma yoğunlaşınca (bir tane de yayınlanmayı bekleyen var) bu soru biraz gölgede kaldı. Arşivimdeki 379 şarkısından 115'ini dinlemişim (nasıl bir özlemse artık!). Habire dönüyor şarkıları. Sabah açıyorum yatana kadar Prince. Biraz daha böyle giderse funky danslara başlayacağım galiba. Evet, ne diyorduk on ikinci günde; "İlk arabanız hangisiydi ? Şuan kullandığınız hangisi ?" Yanıt veriyorum ikisi de yok, kullanmıyorum. Ehliyetim var. Fakat kullanmıyorum. Neden kullanmalıyım ? Benzinin sudan ucuz olduğu, sürücülerin büyük kısmının çok dikkatli araba kullandığı ve her sokak başında park yerlerinin bulunması sebebiyle neden kullanmayayım ki. Evet. Gönül ister ki metro ağı, gelişmiş ülkelerdeki kadar yaygın olsun, bizler de otobüslerde, dolmuşlarda sıkış tepiş gitmeyelim ama maalesef. Otobüse talim etmek durumunda kalıyoruz. Yoksa çok meraklısı değilim insanların ter kokusunu çekmeye, yer kapmak için tepeme çıkan gebeş danalara, yanına erkek oturunca gözlerini belerten bağğyanlara ve bacaklarını sonuna kadar açan pek muhterem hemcinslerime.

Zihin'i tanıyanlar bilirler ki, ben iflah olmaz bir motor sevdalısıyım. Harley Davidson ve Indian'ın motorlarının tutkunuyum. Harley'in Dyna serisi çok güzel mesela. Street Bob ve Wide Glide'lar bebek. Gözlerimle süzmeye doyamıyorum. Sahibi olsam kimbilir neler olur ! Herhalde çocuklar gibi motoru yastık altında saklamaya falan kalkarım. Endamıııın yeteeeeeğğğr, farların yeteeeeeğr !

Courtesy of vikinglandharleydavidson.com

Bizim ülkede motorcular diğer bir takım sürücüler tarafından adam yerine konmadığı için haberlerde ve sosyal medyada "sürtüşme" nedenli bir çok kazaya tanıklık ediyoruz. Motor tutkum ne kadar olsa da, dangalağın birinin çıkıp "ehehehe motoru sıkıştıralım buradan" deyip beni yol kenarına yapıştırmasına izin veremem. Sürücü belgesi olan bir sürü potansiyel katil var yollarda. Zevk için motorları, küçük araçları sıkıştıran, onları kazaya sürükleyen. Ne zamanki bu mahluklar insan olur, belki o zaman ben de motoruma atlar yolları eskitirim; lakin uzak bir gelecekte.

Herkes gibi sevdiğim arabalar da var. Daha çok yabancıların "muscle car" dediği kategoriye aitim. Şöyle ki, altmışların sonunda piyasaya sürülen Camaro SS'ler, Mustang Shelby'ler, Buick GSX'ler.. Allah'ım hepsi de aşk. Yoldan bir Camaro bir de Miss Universe geçse emin olun dönüp Camaro'ya bakarım. Öyle bir şeyler. Ha, derseniz ki "gerçek dünyaya gel be Zihin", almayı düşündüğüm bir araba var. Fiat 500L ve Peugeot 208 arasında kaldım. Ne zaman ki toplu taşıma, bardaktaki son damlayı taşırır, "nalet olsun" derim, o zaman birini gider alırım. Şimdilik otobüs-metro.

6 yorum:

  1. "Pardon niye durduk" :))

    Geçen gün beş kere düşme tehlikesi yaşadığım bir dolmuş yolculuğundan sonra neden araba kullanamıyorum diye on saniye kadar hayıflandım. Sonra aynı ayı araba kullanırken de üstüme kıracak diye tüm hayıfları bir kenara bıraktım. Ehlileşecek mi sahi bu ayılar bir yerden sonra? O.o

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En can alıcı yeri bence de orası :D

      Off dolmuşlarda ben de korkuyorum ha düştüm ha düşücem diye. Gideceğim hatta otobüs metro varsa mümkün olduğunca dolmuşlardan uzak duruyorum. Ama tabii bazen mecbur kalıyor insan. Valla zor bir ihtimal Saçaklı, bunların medeniyet ve kurallarla buluşması çok zor.

      Sil
  2. Bu karikatürü kaç defa okudum bilmiyorum ama nerde görsem gülüyorum :D Bazen ben de leblebi gönderecek boyutuna ulaşmıyor değilim hani
    Bana kalsa her yere bisikletle giderim ama malesef ki ülkemizde bisiklet ulaşım araçlardan sayılmıyor :/
    Mustang candır <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bırak bisikleti adamlar motorcuları bile saymıyor :( Hayatta bisikletle gidilmez, anında ezerler valla.

      Sil