60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

22 Mart 2016 Salı

Et toi ?


Yukarıdaki görselden sonra bir süre boyunca kendime gelemedim. Duygulandım. Massive Attack üyeleri bir kez daha şaşırtmadılar ve zulmün, ayrımcılığın karşısında durabilmeyi başardılar. Kendilerini birebir tanımasam da en esaslı ve samimi insanlardan ikisi olduklarından eminim. Bir kez daha teşekkürler. Sabah Brüksel kana bulandı. Masumlar yeniden teröristlerin hedefiydi. Devamı alışıldık. Kınamalar, "je suis.."ler, ve İslam'ı lanetlemeler. Aslında bugün iki farklı yazı kaleme aldım fakat ikisini de sildim. Bilmiyorum, kendimi iyi hissetmedim. Fakat düşündükçe kendimi borçlu hissettim böyle bir şey yazmaya. Dünya, ülkem, şehrim, sokağım acırken sessiz kalamazdım.

Bir kere şurada anlaşalım; terör yukarıda saydığım şeylerle bitirilecek bir şey değil. İstediğiniz kadar "je suis" diyin. Daha iki gün evvel The Guardian okuyucularına şu soruyu yöneltmişti; "dün Paris'tiniz, bugün Ankara olabilecek misiniz?" Yanıtların çoğu "hayır çünkü orası bize uzak, Ortadoğu ülkesi, Müslüman ülkesi, kültürel olarak bağımız yok" şeklindeydi. Biliyor musunuz, terör de tam buradan besleniyor işte. Sizler her saldırıyı coğrafi, dini, ırksal olarak ele alıyorsunuz. Sadece Batı yapmıyor bu hatayı, tüm dünya yapıyor. Maalesef bizim ülkemizde de bunu yapanlar çıkabiliyor. Kendinden biri ölmediyse acısını derinden hissetmiyor. Hatta kimi zaman o acıyla alay edenler bile çıkabiliyor. Oysa terörün kaynağı da burası işte; ayrışma ve nefret.

Toplumlar, coğrafyalar ne kadar uzak olursa olsun teröre karşı herkesin tek ses olması gerek. Çünkü birbirimizden uzaklaştığımız her an teröristlere gün doğuyor. Beyrut, Fildişi Sahili, İstanbul, Paris, Brüksel, Ankara, Cakarta,.. Neresi olduğunun önemi yok. Hepsi de ortak bir şeyin kurbanı; terörün. Başlığının bir önemi yok. İslami terör, etnik terör ne derseniz deyin; ortak tek noktası "terör". Teröre isim vermek, onu bir şekilde "iyi terör-kötü terör" olarak görmek, bir kalıba sokmaya çalışmak korkunç bir hata. Terör bir insanlık suçudur. Hiçbir dine, etnik gruba, coğrafyaya maledilemez. Bugün Twitter'da "Stop Islam" tabelasına yazan insanlar aslında bilmeden terörün istediği yola giriyorlar; ayrışıyorlar ve nefret ediyorlar. Nefret ise terörün tek besin kaynağı. The Independent'ta konuyla ilgili çok güzel bir yazı çıktı birkaç saat önce. Mutlaka okumalısınız. Eğer bulamazsanız Twitter'dan size linki gönderebilirim.

Karanlık bir terör sarmalına girmiş durumdayız tüm dünya olarak; ama çıkış anahtarı elimizde. Beraber olduğumuz sürece kimse bizleri yıkamaz. Güçlü durmak, ve mağdurların yanında olduğumuzu hissettirmemiz lazım. Tek ihtiyacımız bir olmak. Her saldırı sonucu olayla ilgisi olmayan grupları, toplulukları suçlayarak sadece nefreti körüklersiniz. Nefrete bu yeşil dünyanın ihtiyacı yok. Dünyada ve ülkemizde terörü yapan, onlara destek çıkan herkese bin kere lanet olsun.

Dünya barışı için,

Paris'im, İstanbul'um, Beyrut'um, Cakarta'yım, Susa'yım ve Ankara'yım. Brüksel'im.

Ya da anlayacağınız dilden sesleneyim;

Pour la paix dans le monde, 

Je suis Paris, İstanbul, Beyrouth, Jakarta, Sousse et Ankara. Je suis Bruxelles.

Peki ya siz ?

Et toi ?

14 yorum:

  1. Bazen düşünüyorum da ben napıyorum onlar için diyorum ne yapabiliyorum terör mağdurları için ne yapıyorum terörü durdurmak için .. Sen ne yapabilirsin ki altı üstü basit tek bir kişisin diyenlere inat ne yapıyorum neler yapabilirim diye düşünüyorum insanları bilinçlendirme dışında henü aklıma bir şey gelmiyor bu anlamda massive attack üyelerini ben de ayakta alkışlıyorum çok iyi bir hareket.
    böylesi hareketlenmeler için ünlü olmayada gerek yok kürelleşen dünyada kimse yalnız değildir aslında yeter ki düşüncelerimizi paylaşıp yeteri kadar insana ulaşabilelim "insan terörünün " çağımzın en büyük tehlikesi olduğunu insanlara duyurabilelim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tek başıma elimden ne gelir diye düşündüğüm için yazmaktan vazgeçmiştim fakat sonra düşündüm, bir kişiye bile ulaşsam kardır. Çünkü dediğim gibi teröre karşı bir olmak şart. Massive Attack her zaman takdirimi topluyor. Zaten müziklerini çok seviyorum; ama bundan gayri aktivist duruşlarını ve samimiyetini önemsiyorum. 2014 İstanbul konserinde Soma'ya selam çakmışlardı. 2014 Filistin operasyonlarında gene Filistin'in yanındaydılar. Hiç şaşırtmıyorlar. Samimi insanlar. Dediğinin altına imza atarım; bu bir "insan" terörü. Bireylerin terörü. Sorunu başka yerlerde aramamak lazım.

      Sil
  2. Sabah ben de gördüm twitter'da, hatta yakın diyebilecegim bir arkadaşım yayınlamış Stop Islam minvalinde bir tweet. Çok garip. Barış diye bir taraflarını ayıran, her fırsatta "insanlıgın" altını çizen beyanlarda bulunan, kendi düşündüklerine, inandıklarına ya da inanmadıklarına saygı duyulmadıgını belirten ve bu nedenle herkesin farklı yaşam tarzlarına saygı duyması düşüncesini savunan insanların içlerindeki faşist, ırkçı ve cahil canavarlardan haberlerinin olmaması, dahası kınadıkları odaklardan hiç de farklı olmamaları, en az onlar kadar bölücü, insanlıktan uzak ve korkunç olmaları ve bunu görememeleri...
    Bu insanlar gece nasıl uyuyor merak ediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O kadar doğru ki tespitlerin. Ve şunu anlamıyorum gerçekten, diyelim İslam ortadan kalktı, hatta tüm dinler, inanışlar bir şekilde dünyadan silindi. Terör bitecek mi ? Savaşlar bitecek mi ? En basiti anlaşmazlıklar bitecek mi ?

      South Park'ın bir bölümü vardı "Go God Go!" diye. İki bölümlük seri halinde. Gelecek bir dünyada tüm dinler ortadan kalkmış ve herkes bir şekilde ateizmi seçmiş. Peki sonra ne mi olmuş ? Ateistler ikiye üçe dörde beşe ayrılmış; bir yanda Ateistler Birliği öbür yanda Ateistler Federasyonu gibi gibi. Ve bu sefer de ateist insanoğlu birbirini yemekte. Yine yeni ve yeniden savaşlar, mücadeleler.

      Gerçekten anlayamıyorum. Sorunu tek bir dine veya ırka, gruba endekslemek çok küçük bir bakış açısı. Caniler bir terör saldırısını Yahudilik adına, İslam adına, Araplar adına, Kürtler adına, veya isterse uzaylılar adına yapmış olsun, bu bizim ayrışmamız için bir sebep olamaz. Olmamalı. Çünkü terörün tek amacı nefreti körüklemek ve insanları ayırmak. O yüzden her saldırı ertesinde bizim ülkemizde ve dünyada açılan "StopIslam", "KürtlereÖlüm" vb. söylemleri çok korkunç buluyorum.

      Ve bunun sonu da yok. Tamam, İslamı "durdur", Arapları Kürtleri "yok et". Peki ya sonra ? Bir yeni terör saldırısında, yeni başka grupları da mı tamamen yok etmemiz gerekiyor ? Bu yaptığın şeyin teröristlerin yaptıklarından farkı nedir ? Çok küçük bir bakış açısı. Terör bireysel bir vahşet. Bireylerle ve bireylerin arkasında "örgüt"lerle mücadele etmek varken hiç suçu olmayan ve istemsizce vitrine oturtulan masumlara öfke saçmak düpedüz faşistliktir. Gerçek suçlular, terör suçluları orada dururken..

      O kadar rahat uyuyorlardır ki.. Vicdan muhasebesine girişmediklerden dolayı.

      Sil
  3. Belki biraz acımasızca olacak ama etrafımda böyle insanlar gördüğüm için söylüyorum, Brüksel'e üzülmüyorum onlar bize üzülmedi diyebilen ve bununla dalga geçebilen birinin patlamaya neden olandan büyük bir farkı olduğunu düşünmüyorum. Hatta belki kendini patlatan kişi kendince daha ulvi hislerle hareket ediyordu katıksız nefretle değil, insan nasıl intihar bombacısı olmaya karar verir ki?

    Terörün en kötü yanı insanı illa ki nefret etmek zorunda bırakması. Ortada bir nefret söylemi varsa da sağa sola kolayca çekilebilir bence. Ben en iyisi hiç konuşmamak diye düşünüp susmaya çalışıyorum. Bir de nefret etmemeye.

    Çok üzüldüm Brüksele de. Paris'e de üzülmüştüm. Suriye'ye de üzülüyorum. Kilometrelerin, kültür farkının, hiçbir şeyin önemi yok.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nefret en büyük suç. Çünkü diğer suçların da önünü açan nefretin kendisi. Nefret edersin, öldürürsün. Nefret edersin, çalarsın. Vs vs. Nefret korkunç bir şey.

      Sil
  4. Çifte standart menfaate göre değişebiliyor. Oysa akan insan kanı. İnsan demek aynı famiylada olan varlıklar demek. Ne yazık ki insanen ve vicdanen terörü tamamen lanetlememiz gerekiyor. Buraya tesadüfer düştüm ben. Paylaşımlarınız hoşuma gitti doğrusu. Biraz burada nefes alsak iyi olur düşüncesindeyim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dünyayı yozlaştıran, kötücül bir yer haline getiren en büyük etkenlerden biri de menfaatler ve uğruna verilen "savaş"lar. Neticede sizin de dediğiniz gibi akan, insan kanı. Bir görsel vardı internette, bir zenci, bir beyaz, bir kadın ve bir erkek resmedilmiş ama içleri görünecek şekilde. İçlerindeyse birbirinin aynısı kemik ve kas yığını. Hepimiz aynıyken bu ayrılıklar neden..anlayamıyorum. Çok teşekkür ederim. Sanatla, birlik duygusuyla nefes almamız ve geleceğe bakmamız gerek. Yoksa bu hayatta umutsuzluğa kapılmak işten bile değil.

      Sil
  5. off ne kadar güzel yazmışsın , birlik olamayız ki , olunmaz yani , bunu sen istersin , ben isterim , yapabileceğimiz şey belli oysa gücü olanların yaptıklarının sonuçları bunlar . Hani bir tespit var ya dünyanın en zenginleri servetlerinin %10'unu verseler açlık kalkar ülkeden diye , kim verecek , sen vereceksin cebindekini ben vereceğim . Ama dediğin gibi bir kişiye bile dokunsan büyük iş , yine de ne yazık ki yetemiyor :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne zaman paylaşmayı ve dinlemeyi öğreneceğiz belki o zaman bu acıların bir kısmı diner..

      Sil
  6. ne deseniz haklısınız ama ankara olamam diyen batılıları da hiç anlamıyor değilim. o yorumlardan biri de "Paris’te her zaman inanılacak şeyler, bir hakikat var… Türkiye’de Erdoğan rejiminde inanılacak ne var?" şeklinde, (kopyala yapıştır yaptım),ki tamamen katılıyorum. Özellikle de ensar vakfı olaylarından sonra. işin iğrenç tarafı akplilerin bunu hala erdoğanı devirmek için çaba olarak görmesi. mahalledeki bakkalla bu konuyu konuşurken o hocaya zorla mı tecavüz ettirdiler yani dediğimde ise küfür yedim, düşünün bunlar bakan, iş adamı falan değil, hiçbir çıkarları olmayan halk böyle düşünen. artık ben kalkıp birilerini savunamıyorum, hiçbir şeyin değişmeyeceğini biliyorum çünkü. akp gitse bile arkasında hastalıklı bir toplum bırakacak, kolay kolay da iyileşemeyeceğiz maalesef.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba. Yorumunuza ne yazık ki katılmadığımı belirtmem gerek. Şöyle ki, terörün olduğu bir yerde "inanılacak bir şey"ler aranacaksa tek bir şey olabilir; masumiyet. En büyük hakikat masumiyettir. Ve terör de her zaman masumları hedef alır. Belçika, Lübnan veya Fildişi Sahili'nde şuan kimler hükümette, o ülkelerde şuan ne gibi rejimler uygulamada bir fikrim yok. İlgilendiğim de pek söylenemez. Fakat bildiğim bir şey var ki ölenlerin hepsi masum insanlardı. O masumlara sempati duymam, taziyede bulunmam için rejimlerini doğrulamam veya rejimlerinde inanacak bir şeyler aramam gerekmiyor. Bir örnek üstünden gidelim; mevcut Suriye rejiminin baskıcı ve diktatör yanlısı olduğu bilinen bir gerçek fakat Suriye'de ölen binlerce masum insan var. Rejimlerinde inanılacak en ufak bir şey olmasa bile orada ölen sivil vatandaşlara üzülüyorum.

      Sil
  7. İnsan var işin içinde yahu! Nereli olduğu fark eder mi? Bana göre etmez de edenler var işte.
    Bu arada Guardian'ın sorusuna verilen cevaplar biraz da onların cahilliğini gösteriyor. Türkiye'yi tamamıyla Ortadoğu ülkesi sanan çok. Tarih, coğrafya bilmeden fikir yürütüyorlar. Orhun'un arkadaşlarından ve bazen internet üzerinde takıştığı diğer ülke insanlarından biliyorum. Çok önyargılılar. Buraya gelip gören farklı oluyor. Ha Ortadoğu ülkesi zannetseler ne olacak? Orada ölen insan değil mi? İşin bir de bu yönü var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Batı kibrine göre maalesef ki ölenlerin nereli olduğu fark ediyor. Zamanında sıcak evlerinde, televizyon karşısında Körfez Savaşı'nı izleyen insanlardan bahsediyoruz. Ortadoğulunun hatta kendilerinden olmayan herhangi bir insanın pek kıymeti yok.

      Çok doğru bir tespitte bulunmuşsunuz, cahiller. Cahil oldukları için de önyargılılar. Batı'da entelektüel zümre elbette var ama ortalama insanların bilgi düzeyi iç açıcı değil. Sosyal medya ve kitle iletişim araçları geliştikçe cehalet de bir o kadar artıyor galiba ? Okumayan, gezmeyen ama bunun yerine zamanını internette öldüren nesiller.

      Guardian'daki yorumların hiçbirinin elle tutulacak yanı yok bence. Hele bir tanesi "ama Fransa bizim arka bahçemiz, Ankara'da tanıdığım bir kimse olamaz" tarzında birşeyler gevelemişti. Ölen masumları senden bizden diye ayırırsak bunun sonu gelmez; Allah akıl fikir ve de vicdan versin. Benim ne Lübnan'da ne Fransa'da ne de Endonezya'da tanıdığım birileri var; fakat o görüntüleri izleyince üzülüyorum ve acı duyuyorum. Çünkü tam da o bahsettiğiniz şeyden ötürü; "insan var işin içinde yahu!" Ölenlerin hangi rejim gölgesinde yaşadıkları beni alakadar etmiyor; bir yerde, bir masum kimse canice öldürülüyorsa orada ses çıkarmak zorundayız. Bence insan olmak da bunu gerektirir.

      Sil