60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

Geçmişin ve geleceğin bugünü öldürmesin izin verme. Zıvanadan çıkmış dünyada yola çıkmalı !

6 Mart 2016 Pazar

Leningrad Cowboys Go America (7/10)


Yol filmi desem, müzik üzerine desem sanırım bir çok kişi filmle ilgilenecektir. Finlandiyalı ünlü yönetmen Aki Kaurismaki'nin 1989 yılında imza attığı Leningrad Cowboys Go America, tam anlamıyla bir yol filmi. İşin içinde yol ve müzik olunca zaten akan sular durur benim için; bu defa da öyle oldu zaten. 

Sibirya'da "garip" saç modelleriyle dikkat çekmeyi deneyen yerel bir müzik grubu olan Leningrad Cowboys, bir türlü yapımcıların ve organizatörlerin radarında olmayı başaramaz. En sonunda Amerika'ya giderek şanslarını denemek isteyen grup, üçkağıtçı menajerleriyle birlikte yola koyulur. Peşlerindense hiç beklemedikleri hayranları, zeka geriliği bulunan Igor gelecektir. New York'ta çalma denemeleri de sonuçsuz kalınca (CBGB'ye selam gönderilmesi çok şık), oradaki yapımcının sözünü dinleyip Meksika'daki bir düğün için sınırın öte tarafına doğru yola çıkarlar. Yol boyunca rock n'roll denen şeyi öğrenmeye çabalayan bu yurtsuzlar korosunun başına ilginç şeyler gelir.


Daha Rusya'yı terketmeden önce, bir gece, çiftliğin dışında gitar çalarak fazla vakit geçirdiği için donan grup arkadaşlarını tüm yol boyunca yanlarında taşırlar. Her ne hikmetse Cadillac tutkunu olan grup, yok pahasına külüstür bir Cadillac satın alırlar ve Amerika yollarını onunla katederler usul usul. Gitarıyla birlikte donakalan arkadaşlarının cesedini de bir kutu içinde (kutunun içi buzlarla dolu olduğu için grubun menajeri de gizlice biraları orada saklar vs.), arabanın tepesinde taşırlar. Beklentinizi fazla yükseltmeden izlediğinizde keyifli bir film olduğunu söyleyebilirim. Kısa süresi (bir saat civarında neredeyse), keyifli oyunculukları ve rock n'roll'un harman olduğu bu filmi ülkemizde satın alabileceğiniz bir yer maalesef yok. Tek çare ise Amazon'dan sipariş etmek. 

10 yorum:

  1. Kostümler ve saç makyaj çalışması için 1989 listelerime dahil edebilirim gibi duruyor :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğlenceli, kendi halinde bağımsız bir film olmuş :) Çok müthiş olmasa da seyretmek gerek. Chapter isimleri de gırgır olmuş baya.

      Acaba diyorum bir Japon korku sineması dosyası mı başlatsam bu hafta ? Naçizane korku sineması birikimimi yazıya dökmenin zamanı geldi. Jigoku'dan başlarım Onibaba, Kwaidan der günümüze Ringu'ya kadar gelirim tek tek. Ne dersin ? :D Gerçi o kadar çok yazı okunur mu şüphem var :D Toptan bir Japon korku sineması yazısı daha yerinde olur sanırım. Ne olacak bu korku sevdam :))

      Sil
    2. Lütfen başlat!! Ben Japon korku sinemasına hiç aşina değilim.

      Sil
    3. Derli toplu bir yazı hazırlayayım o zaman :)

      Sil
  2. Aaaa yazmasan hayatta denk gelmezdim ben bu filme! Peşine düşeyim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Matrak bir film olmuş :) Özellikle şarkı söyledikleri yerlerde baya güldüm.

      Sil
  3. Çok eğlenceli bir filme benziyor :) Yol, müzik garip saç modelleri, izleme listeme almalıyım hemen :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beni de o anahtar kelimeler cezbetmişti :) Müzikli yol filmleri her daim hoşuma gitmiştir.

      Paris, Texas ise sanırım en sevdiğim yol filmi :) Her ne kadar müzikle pek ilgisi olmasa da..

      Sil
    2. Paris, Texas'ı izlememiştim, konusuna baktım şimdi, nasıl işlendiğini merak ettim epey. O zaman ilk bunu izleyeyim, çok teşekkürler! :)

      Sil