60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

Geçmişin ve geleceğin bugünü öldürmesin izin verme. Zıvanadan çıkmış dünyada yola çıkmalı !

25 Mart 2016 Cuma

Cömert Ağaç


Bir insan şiir okurken ne kadar duygulanabilir ? Mesela gözleri ıslanabilir mi ? Ya da şurasında bir sızı hissedebilir mi ? Hepsi olur. Eğer şiirde bizden bir şeyler varsa hepsini yaşayabiliriz; ağlarız da güleriz de. Shel Silverstein, çok etkileyici bir şairdi; Amerika'nın belki de son esaslı şairiydi kendisi. Naif bir hava seziyorum hep şiirlerinde. The Giving Tree de bu şiirlerden bir tanesi; okurken nedense fazlasıyla etkilenmiştim. İnsanoğlunun sonsuz isteklerine ve bencilliğine, sonsuz bir cömertlikle yanıt veren doğayı bu kadar iyi anlatmak her baba yiğidin harcı değildir bana sorarsanız. Çeviri bana ait; orjinal metindeki o naif havayı korumayı denedim.

Bir zamanlar bir ağaç vardı ve küçük bir oğlan çocuğunu sevdi
Ve her gün çocuk çıkagelir ve yapraklarını toplardı
Ve yığınlar haline getirir, 'ormanların kralı'nı oynardı
Ağacın gövdesine çıkar ve dallarından sarkardı ve elmaları yerdi
Ve saklambaç oynarlardı
Ve çocuk yorulduğunda, gölgesinde uyuyakalırdı
Ve çocuk ağacı pek severdi
Ve ağaç mutluydu
Fakat zaman geçti ve çocuk büyüdü
Ve ağaç genellikle yalnızdı
Sonra bir gün çocuk ağacın yanına geldi
Ve ağaç dedi ki; 'Hadi, Evlat, gel ve gövdeme tırman'
'Ve dallarımdan sallan ve elmalarımı ye'
'Ve gölgemde oyna ve mutlu ol'
'Tırmanmak ve oynamak için fazlaca büyüğüm' dedi çocuk
'Bir şeyler satın almak ve eğlenmek istiyorum. Biraz para istiyorum?'
'Üzgünüm' dedi ağaç, 'hiç param yok sadece yapraklarım ve elmalarım var'
'Elmalarımı alabilirsin, Evlat, ve şehirde onları satabilirsin. Para geçsin eline, mutlu ol'
Ve böylece çocuk ağaca tırmandı ve elmalarını aldı ve onları götürdü
Ve ağaç mutluydu
Ama çocuk fazla bir zaman uzak kaldı
Ve ağaç mutsuzdu
Yine bir gün çıkageldi oğlan, ağaç neşeyle salındı ve dedi ki,
'Gel, Evlat, gövdeme çık ve dallarımdan sallan ve mutlu ol'
'Ağaçlara çıkacak zamanım yok, meşgulüm' dedi çocuk
'Beni sıcak tutacak bir eve ihtiyacım var' dedi
'Eşim ve çocuklarım olsun istiyorum'
'Ve işte tüm bunlardan dolayı evim olmalı, sen ise bir ev verebilir misin bana?'
'Benim evim yok ki, veremem' dedi ağaç, 'ormandır benim evim'
'Ama dallarımı kesebilirsin ve bir ev yapabilirsin kendine. Böylece mutlu olursun'
Ve böylece dallarını kesiverdi çocuk ve evini inşa etmek üzere uzaklara götürdü
Ve ağaç mutluydu; ama çocuk uzunca bir süre görünmedi
Ve geri döndüğündeyse, ağaç musmutluydu, zorlukla konuşabiliyordu
'Gel, Evlat' diye fısıldayıverdi, 'gel de oyna'
'Oyun için çok yaşlı ve mutsuzum' dedi çocuk
'Beni uzaklara götürebilecek bir bota ihtiyacım var, bot verebilecek misin bana?'
'Gövdemi kesip botunu yapabilirsin' dedi ağaç
'Sonrasında uzaklara yelken aç ve mutlu ol'
Ve böylece çocuk ağacın gövdesini kesip kendine bot yaptı
Ve uzaklara açıldı
Ve ağaç mutluydu.. pek değildi aslında
Ve çok uzun bir sürenin ardından çocuk geri döndü
'Üzgünüm, Evlat' dedi ağaç, 'sana verebilecek hiçbir şeyim kalmadı, elmalarım gitti'
'Dişlerim elma yemek için fazlasıyla güçsüz' dedi çocuk
'Dallarım gitti' dedi ağaç, 'üzerlerinde sallanamayacaksın'
'Sallanmak için fazlasıyla yaşlıyım' dedi çocuk
'Gövdem de gitti' dedi ağaç, 'tırmanamazsın artık'
'Tırmanmaktan da usandım artık' dedi çocuk
'Üzgünüm' diye iç çekti ağaç, 'elimden gelse sana bir şeyler verebilsem'
'Ama hiçbir şeyim kalmadı. Yaşlı bir kütükten ibaretim. Çok üzgünüm'
'Artık çok bir şeye de ihtiyacım kalmadı zaten' deyiverdi çocuk
'Sadece oturup, kestirebileceğim sessiz bir yere ihtiyacım var, çok yoruldum'
'Elbette' dedi ağaç, olabildiğince kendini toparlayarak,
'Bereket, yaşlı bir kütük, oturmak ve dinlenmek için birebirdir, gel, Evlat, otur buraya'
'Otur ve dinlen artık'
Ve çocuk onu dinledi.
Ve ağaç mutluydu.

10 yorum:

  1. Bu yazıyı yıllar öncesinde öykü olarak okumuştum şiir olduğunu bilmiyordum , acı ama gerçek doğa bize ne kadar çok verirse biz de o kadar daha fazlasını istiyoruz. Bu açıdan baktığımızda doğaya boşuna "doğa ana" dememişler fedakar bir ana gibi bıkıp usanmadan biz bencil insanoğluna hizmet ediyor(!) halbuki bütün bu güzellikler için insanlar doğaya hizmet etmeli her fırsatta şükranlarımızı sunmalıyız ki bizden sonraki nesillerde bu güzelliklerin tadına varabilsin .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hani Morrissey şarkıda der ya, "ilan ediyorum bugün, hayat sadece alma üzerine kurulu, verme üzerine değil" aynen öyle -maalesef. Biz insanlar sadece bir şeyler almanın derdindeyiz. Sevgiyi bile. Sevil, tüket, ye, iç,.. Ama hiçbir ey verme. Galiba insanlığın doğaya tek katkısı öldükten sonra döngüye katılması. Neden böyleyiz ? Paylaşmak ve vermek çok mu zor ?

      Sil
  2. Ben de mutlu oldum ama0 biraz da içim burkuldu. İbret alınacak bir durum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değil mi ? Ben de okurken yüreğimin kenarı sızlamıştı. Şairin sevdiğim bazı şiirlerini yine aralarda paylaşmak isterim :)

      Sil
  3. Yanıtlar
    1. Silverstein ne yazsa hoşuma gidiyor zaten :)

      Sil
  4. Yanıtlar
    1. Philip Glass benim için çok özel bir sanatçı. Film müzikleri, senfonileri, operaları (hele ki Akhnaten çalışması) ve kalan tüm eserleriyle her zaman müzikçalarımın zirvesinde :)

      Sil
  5. Öyle anlamlı, öyle etkileyici ki insan bir an için duraksıyor... Çeviri de çok iyi olmuş kesinlikle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de ne zaman okusam duraksıyorum; harika bir eser gerçekten. Teşekkür ederim :)

      Sil