60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

Geçmişin ve geleceğin bugünü öldürmesin izin verme. Zıvanadan çıkmış dünyada yola çıkmalı !

29 Şubat 2016 Pazartesi

Oscar Ertesinde, Viva Mad Max !

Courtesy of Maxime Crouzet at La Fabrique de Posters

Bir törenin daha sonuna geldik ve sıcağı sıcağına ortaya çıkan tabloyu yorumladım.

- "En İyi Film" ödülünün The Revenant'a gitmemiş olması sevindirici. Hoş, Spotlight da çok ahım şahım, yılın en iyi filmi diye nitelendirilebilecek bir film de değil. Ama yine de olsun. The Revenant ödülü kapamadı.

- Leonardo DiCaprio nihayet !

- Mark Rylance'ın ödüllendirilmesi beni çok mutlu etti ve dahası şaşırttı. Rocky abimiz Sylvester Stallone'un alacağına kesin gözüyle bakıyordum çünkü.

- Kurgu dalında ödüle layık görülmese de, The Big Short eve eli boş gönderilmedi ve "En İyi Uyarlama Senaryo" ödülünü kaptı. Hak etmişti.

- Zaten herkesin favorisiydi; Inside Out şaşırtmadı.

- Belgesel dalında Amy'nin ödüle uzanması da şahsımı duygulandırdı. Genç yaşta kaybettiğimiz bu büyük şarkıcıyı bir şekilde onurlandırmaları gerekiyordu, teşekkürler.

- Sadece teknik ödüllere layık görüleceğini hepimiz biliyorduk; ama yine de Mad Max'in bu kadar çok dalda ödül kazanması çok iyi oldu. Gönül isterdi ki, "En İyi Film"'i alamasa da "En İyi Yönetmen" ödülünü de sepete ekleyebilseydi.

- Çok sevdiğim Gena Rowlands'nı da "Onur Ödülü"ne layık görülmesi..

- Şükür ki, vasat film Mustang ödüllendirilmedi.

- Eve eli boş dönen Carol en azından bir iki dalda (özellikle "En İyi Sinematografi" ve "En İyi Müzik" dallarında) ödüllendirilmeliydi. Bana kalsa "En İyi Film" kategorisinde adaylığı bile haketmişti. Her neyse. Gönüllerin birincisi.

- Koskoca Cate Blanchett ve üstade Charlotte Rampling varken ortalama üstü bir performans çıkaran Brie Larson'ın "En İyi Kadın Oyuncu" seçilmesi.. Geçtiğimiz yıllardaki Jennifer Lawrence kararı kadar kötüydü bence.

- Yakın çevremdeki insanlar bilir ki, ben spaghetti western türünü çok severim. O yüzden de Ennio Morricone'yi her daim baştacı ederim. Lakin The Hateful Eight soundtracki Carol'ın yanında bence açık ara geride kalıyordu.

- Gecenin en sinir bozucu anıysa "En İyi Şarkı" dalında Sam Smith'in korkunç Bond şarkısının onurlandırılmasıydı. Yerin on kat altına girdim diyebilirim. Müzikle ilgilenen benim gibi insanlar kaçacak yer aramıştır karar sonrası.

- Yapmayın Allah aşkınıza, Ex Machina mı ? "En İyi Görsel Efekt" ödülü Star Wars Force Awakens'a dahi gitseydi herhalde bu kadar sinir olmazdım.

* * *

Buyrun, yılın açık ara en iyi şarkısını bir de benden dinleyin. Salonda çalarken Zihin'in gözlerini yaşartan bu şarkı varken Bond parçasının seçilmesi felaket talihsiz bir karar.

4 yorum:

  1. Akademi seviyor bu "gerçek hayat hikayeleri" işini... Sonucu şaşırtıcı bulmamakla birlikte, Spotlight'ın en iyisi olduğunu ben de düşünmüyorum.
    Tam bir Team Leo'cu olmuştum bu sene, o yüzden en sonunda doğru kararı verdiler:)
    Bir de bir Inarrutu hayranı olarak, ne diyim? Çok mutlu oldum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence de. Fakat Spotlight bana kalırsa Revenant'tan bir tık öndeydi. İkisi arasında seçim yapsam ben de Spotlight derdim :)

      Charlie Chaplin, Stanley Kubrick, Ed Harris, Gary Oldman gibi büyük oyuncuların, yönetmenlerin ödüllendilmediği düşünülürse Leo ödülü kapamasaydı dahi üzülmezdim. Her zaman hakkını vermiyor Akademi maalesef. Ama güzel oldu şimdi :)

      Innaritu'yu çok severdim fakat son iki filmi benim için hayalkırıklığıydı :/

      Sil
  2. Ben hiçbir filmi Oscarlık bulmamıştım bu sene, hoş Oscar artık sıradan, vasat filmler festivaline dönüştü ya. Revenant'ı izlerden donmuştum zaten. Mad Max benim yaş ve ilgi alanım sınırları dışında olduğu için hiç dahil olmadım, eminim vardır sizin bildiğiniz bir şeyler. Tek sevindiğim Mark Rylance oldu. Sylvester balmumu heykel gibiydi, iyi ki alamadı kasıntı :)Ha bir de Eddie alaydı keşke Oscar'ı, Leo'yu hiç sevmem de. Benim blogda gırgır bir Oscar yazısı var, okursan :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tespitlerinize katılıyorum. Aday filmlerin birçoğu heyecan vermekten uzaktı.

      Mad Max aslında eski bir seri (1979-1981-1985) ve ben de bir yerinden yakalama fırsatı bulmuştum. Yeni filmin çekildiğini duyduğumda duygusal olarak kendimi filme hazırlamıştım. Çünkü çok sevdiğim bir seriydi kendisi. Fakat bu kadar iyi bir dönüş yapacağını beklememiştim. Teknik olarak kusursuza yakın bir film ve gerçekten nefes kesici :) Belki de serinin en iyi filmiydi.

      Ben de laf aramızda Eddie'yi sevemiyorum :( My Week with Marilyn, Theory of Everything ve Danish Girl.. Hiçbirinde ısınamadım :(

      Hemen geliyorum :)

      Sil