60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

Geçmişin ve geleceğin bugünü öldürmesin izin verme. Zıvanadan çıkmış dünyada yola çıkmalı !

7 Ocak 2016 Perşembe

Krom Rahibe Grace Slick

(http://www.ar15.com/archive/topic.html?b=1&f=5&t=1543862) 

Hazır Janis Joplin belgeseli Little Girl Blue yayınlanmışken (fragman için buraya tıklayın) Janis'in eski dostu, 60'lar San Francisco sahnesinin belki de en önemli müzik grubu olan, psychedelic rock'ın fitilini ateşleyen Jefferson Airplane'in unutulmaz solisti Grace Slick hakkında kısa bir şeyler yazmak istiyorum. Acid Queen (asit kraliçesi) ve Chrome Nun (krom rahibe) gibi "ilginç" lakaplara sahip olan Slick, gruba ikinci albümlerinde dahil oluyor.

  (www.60sblog.com)
-Grace, Janis ile birlikte- 
İlk albümlerinde dönemin popüler müziği folk rocka eğilimi olan bu grupla 1967 yılında kaydettiği  Surrealistic Pillow, 60'lı yıllara hakim olan, buna hippilerin de dahil olduğu karşıt kültürün psychedelic rockla olan entegrasyonunu sağlayan ilk önemli albümlerden biri. Düşünün ki daha o zamanlar henüz Iron Butterfly ve Country Joe and the Fish gibi baba gruplar ortada yok. The Beatles, daha sonra fazlasıyla ses getirecek olan Sgt. Pepper's Lonely Hearts Club Band'i yayınlamamış. The Rolling Stones'un psychedelic denemesi Their Satanic Majesties Request'in esamesi bile okunmuyor. 13th Floor Elevators ise sadece birkaç ay öncesinde stüdyo albümünü yayınlamış. Pink Floyd ise ilk stüdyo albümünü kaydetmek üzere yeni yeni stüdyoya giriyor. Surrealistic Pillow üzerine denecek şey çok aslında. Rock müzik dünyasının en sarsıcı albümlerinden biri ve bana sorarsanız tüm zamanların en iyi psychedelic rock albümü halen odur.

Airplane'i "alelade bir folk grubu" (hoş, bence ilk albümleri de fazlasıyla sıkıdır) olmaktan çıkarıp psychedelic sulara sürükleyen bizzat Grace Slick'tir. Surrealistic Pillow'la elde ettikleri haklı başarı, kendisini dönemin en meşhur kadın rock şarkıcılarından biri yapar. Grubun After Bathing at Baxter's ve Crown of Creation gibi acid rock sounduna evrildiği albümlerinden sonra efsanevi müzik festivali Woodstock'ta sahne alır. Artık kendisi döneminin belki de en meşhur şarkıcısıdır. Dönemin politik atmosferiyle paralel biçimde kendisi de giderek politize olur. Grup ve kendisi her ne kadar dönemin hippi kültürü içinde yer alsa da giderek radikal söylemlerde bulunmaya başlar. Kendisi sahnede Kara Panter Partisi selamı vermekte ve dönemin anarşist sloganı "up against the wall motherf*ckers"ı yeni albümdeki bir şarkıda dize olarak kullanmaktadır. Canlı yayında "motherf*cker" kelimesini tarihte ilk kullanan kişi yine Slick'tir.

Slick tarihinin belki de en sıradışı anı, 1969 yılında Beyaz Saray'da yaşadıklarıdır. O dönem Saray'da düzenlenen bir çay partisine davet edilen Slick, beraberinde kavalye olarak da "yippi" lideri Abbie Hoffman'ı seçer. İkili, Başkan Nixon'ın çayına sakıncalı madde atmayı planlar fakat başarılı olamazlar. Zira Beyaz Saray korumaları, Slick'in FBI karalistesinde adnının geçtiğini farkeder ve kendisini içeri almazlar. Kanunlar ve kanun adamlarıyla daha çok kereler başı belaya girecektir. Olağanüstü güçlü sesiyle 60'ların sesi olan şarkıcıların başını çeken Grace, daha sonra Airplane üyelerinin bazılarıyla kurdukları çeşitli alt gruplarla sanat hayatına devam etse de 2000'li yıllarda sahnelere tamamen veda eder ve inzivaya çekilir. Bundan sonra resme yönelecektir.


Aslında bir gün oturup Jefferson Airplane'in kendisi üzerine uzun bir yazı yazmam lazım. Yıllar yılı en sevdiğim 10 gruptan biri olarak göstermeme rağmen halen kendilerine dair kapsamlı bir yazı yazmış değilim. 2016 hedeflerimden biri de bu olsun madem. Grace'in kendisinden o kadar sözettim, bir de güzel şarkısını paylaşayım o zaman. Jefferson Airplane'le kaydettikleri efsanevi White Rabbit ve Somebody to Love şarkıları haricinde bir şarkı seçtim.

5 yorum:

  1. Yaşlanmak ne fena bir şey. Bu güzel yazıdan bunu çıkardığım için özür diliyorum ama dayanamadım:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahaha :) Bir dönemin asi kızının bugünlerde evinde oturup bayramda çocuklara şeker ikram eden pamuk teyzeye dönüşmesini ben de kabul edemiyorum ve aklım yetmiyor gerçekten.

      Sil
  2. Oovovovovvo bu yazıyı okuyunca burnuma, Stephen King'in 70 baskısı kitaplarının kokusu geldi, bilirsin bu baskıların ufak bir koleksiyonunu yapıyorum,ilk kitabı Carrie'nin 89 baskısı var,romanı 73 yılında yazdığında, karakterlerden biri okul partisine gitmeden evvel Long John Silver dinler. Sahne resmen gözümde canlanıyor! Müthiş bir albüm.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. HARİKASIN! Galiba Sue dinliyordu albümü :) Carrie denince akan sular durur benim için. King'in en güzel eserlerinden biri bence de. Tabii Christine en özeli <3 Fakat Carrie'nin yeni uyarlaması iğrençti nasıl izin vermiş King anlamıyorum. Money money money..

      Long John bence de müthiş bir albüm. Tam da Grace'in grubu "ele geçirdiği" albüm. Hatta Baxter ve Crown'dan bile daha iyidir bana sorarsan. Papa John'un kemanı ağlatmaları, gitar soloları filan cidden "uçmuş" bir albüm :)

      Sil
    2. Ahhh evet Sue. Seksi Sue. Üzülmüştüm kıza keşke daha vicdanlı olsaydı :(

      Sil