60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

16 Ocak 2016 Cumartesi

Dizi Meydan Okuması (7.Gün)

Etkinliğe yeni başlayacaklar için sorular burada.

7.Gün "Başta sevmeyip de zamanla bayıldığınız dizi hangisiydi?"

 
Meydan okumanın üçüncü gününde "herkesin mutlaka izlemesi gerek dizi" sorusuna cevap olarak The Wire'ı seçmiştim (buradan okuyabilirsiniz). Her ne kadar Six Feet Under'dan sonra benim en sevdiğim dizi The Wire olsa da kendisine olan sevgim zamanla gelişti. İlk bölümler "meeh, sıradan bir polisiye mi izleyeceğiz yoksa" derken bir anda kendimi "Allahım! gelecek bölümde ne olacak şimdi" derken buldum. Çünkü The Wire, tıpkı Six Feet Under gibi çok gerçekti. Bir şehrin en tepesinden en alt kademesine kadar ne kadar kokmuş olabileceğini, mevcut sistemle suçun neden önüne tamamen geçilemeyeceğini çok sert bir tonda anlatıyordu. Belki de onun kadar umutsuz bir dizi daha yoktur. Fnal bölümünü izledikten sonra kendinizi berbat hissedeceğinize bahse girerim.
 
 "Yalan büyüdükçe, daha fazla inanırlar"

Bizler koca bir "yalan"ın içinde mi yaşıyoruz ? Her şey göründüğü gibi midir ? Suçlu ile suçsuzu ayıran o ince çizgiyi kim belirliyor ? The Wire, suç ve "düzen" üzerine yazılmış en güçlü eleştirilerden biri. Suç baronlarını telefon hatlarından dinleyerek (wire ismi de buradan geliyor zaten) onları enselemeye çalışan polisler, kendilerini aslında çok daha büyük bir komplonun içinde bulurlar. Ortada büyük bir yalan vardır ve herkes bu yalana inanmaktadır.

3 yorum:

  1. Bu sorunun cevabı The Leftovers olmalıydı :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef ısınamadım o diziye. Ben ağır bir drama beklerken Lostvari gizemli bir dizi çıktı; ondan dolayı pek sarmadı.

      Sil