60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

Geçmişin ve geleceğin bugünü öldürmesin izin verme. Zıvanadan çıkmış dünyada yola çıkmalı !

21 Ocak 2016 Perşembe

Dizi Meydan Okuması (12.Gün)

Tüm sorulara buradan ulaşabilirsiniz.

"İlk göz ağrınız hangi diziydi?" 


Düzenli olarak seyrettiğim ilk yabancı dizi Nip/Tuck'tı sanırım. Bu yüzden kendisinin bende özel bir yeri vardır. Six Feet Under'a başlama sebebimdir bir nevi; çünkü dizi kültürünü bana aşılayan yine bu diziydi. Bir zamanlar Cnbc-e vardı (hey gidi), Nip/Tuck'ı oradan seyrederdik. Daha sonra dizinin seti edinildi ve sansürsüz olarak bilahare izlendi. Sansürsüz diyorum; çünkü dizi o döneme göre fazla sansasyoneldi ve içerdiği cinsellik "fazlaydı". Günümüzde izleyen birisi yadırgamayabilir belki ama 2000'lerin başında televizyonda bu kadar tabu konulara değinilmesi cesaret isterdi.

Konusu ise şöyle; Miami'de bir estetik cerrahi merkezini yöneten iki cerrahın, Sean ile Christian, yaşadığı maceralar anlatılmakta. Her bölüm yeni bir hastanın anlatıldığı dizi, belki de tüm zamanların en çok entrika ve tutku dolu dizilerinden biriydi. Gerek doktorların kendi aileleriyle yaşadıkları, gerekse bazı hastalarıyla yaşadıkları çarpıcı. Hele bir de ortada her ikisinin de aşık olduğu kadın varken. Julia, her ne kadar Sean'la evlenmiş olsa da eski arkadaşı/sevgilisi Christian'ı da unutmamıştır. Tüm bu karmaşık ilişkilere sorunlu bir ergen, femme fatale bir manken ve zengin bir transeksüel kadın ekleyin. İşler daha ne kadar fazla karmaşık hale gelebilir ki ? Daha ilk bölümden kendilerine gelen bir çete üyesinin yanlışlıkla ölümüne sebep olurlar ve altı sezonluk dram, ihtiras ve suçun harmanlandığı bir destanın başlamasına sebebiyet verirler. Merkeze gelen hastalara "kusursuz bedeni" sunmalarına rağmen onlar kendi yaşadıklarıyla bu hayatta kusursuz bir bedenin, dahası kusursuz diye bir şeyin olmadığını acı şekilde deneyimleyeceklerdir.


Her bölüm diziye birbirinden ünlü oyuncuların (Joan Rivers, Larry Hagman, Frances Conroy, Sharon Gless, Peter Dinklage, Sarah Paulson, Famke Janssen, Tony Besson, Vanessa Redgrave, Dean Norris, Portia de Rossi ve Lily Rabe aklıma ilk gelenler) konuk olmasıyla, her ameliyat sahnesinde birbirinden güzel şarkıların çalmasıyla ve en önemlisi sürükleyici atmosferiyle tüm zamanların en büyük televizyon olaylarından biridir.

Dizinin en sevdiğim yerlerinden birini paylaşmak istiyorum. Sean, tam ameliyat masasındaki kızını operasyona hazırlarken, kendisine platonik bir aşk besleyen ve akıl sağlığı yerinde olmayan Colleen tarafından saldırıya uğrar ve harika bir The Smiths coverı eşliğinde mücadelesini seyretmeye koyuluruz. Colleen rolüyle Sharon Gless'in Emmy'e aday olduğunu da hatırlatalım. Yüz bölümlük bu uzun soluklu dizi birçok psikopat karakteri bünyesinde konuk etse de sanırım en "rahatsız" olanı Colleen'di.


8 yorum:

  1. Bu diziyi merak ettim. Ben şu anda house of Cards izliyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kaçırdım o diziyi maalesef ve en başından seyretmek istiyordum, neyse artık setini alıp seyrederim :)

      Sil
  2. Yanıtlar
    1. Maalesef akıllarda böyle yer etti :D Fakat "ayıplı" dizi olmanın daha ötesinde bir şey :)

      Sil
  3. ER vardı, TGRT verirdi hatta. o sayede dr olduk çoğumuz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hepsinin öncüsüydü ER gerçekten de. Ne House ne de NipTuck yokken o vardı :)

      Sil
  4. Dehşet bir dizi. Ben de cnbc-e'de seyretmiştim.

    YanıtlaSil