60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve sonunda, göreceğin aşk, vereceğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

6 Aralık 2015 Pazar

Yatak Odası, Disko Topu ve Bir Fincan Kahve

Bazen yalnız olduğumu düşünüyorum; yatak odasının tavanına disko topu asan kaç insan vardır sizce ?

Hiçbir zaman kalabalık yatak odalarını sevmedim, hep tenha, ferah odaları sevdim ve sade dekorasyona önem verdim. Yıllardır da bu prensip çerçevesinde yaşıyorum, bir yatak, bir disko topu, çamaşırlarım ve kitaplarım, albümlerim. Picasso ve Dali tablolarımı da birkaç sene evvel indirdim. Yeşil duvarlarım bomboş artık. Ufak bir televizyonum var. En tüplüsünden. Pek umrumda değil çünkü seyretmiyorum. Hasta olup yatak döşek yatınca kıymetini biliyorum. Neyse bu yazının konusu yatak odam değil zaten.

Mia Wallace bugün kahve üzerine çok güzel ve samimi bir yazı yazdı (buradan okuyabilirsiniz). Kendisinin teşvikiyle ben de ufak bir kahve yazısı yazmak istedim.

Kahve diyince aklıma ilk gelen şey ne kahve dükkanları ne de kahve çekirdekleri. 1990 yapımı über David Lynch dizisi Twin Peaks ve unutulmaz karakteri Dale Cooper. Özel ajan olan Cooper, dizi boyunca imrendiren kahve içişleri ve sert kahveye duyduğu aşkla akılda yer etmişti. Şükürler olsun 2017'de kendisini yeniden ekranlarda göreceğiz. Özlemedik mi ?


Ne yalan söyleyeyim, ben hiçbir zaman kahve insanı olmadım. Kuşaklar boyu kahveyle içli dışlı olmuş bir ailem olmasına rağmen (ailede hala kahvecilik geleneğini sürdürenler var) her Allah'ın günü uyanır uyanmaz "nerede kahvem" demedim. Fakat ister istemez kahveyle de bir tanışıklığım var. İki günden fazla aramızı açmayız. Kahve makineme gözüm gibi bakarım. Boy boy cezvelerim vardır. Öğütücülerim vs. Fakat genelde filtre kahve tercih ediyorum. Caribou'nun kahvelerine bayılıyorum, genellikle öğlen saatleri için (sabah zombi olduğum için buz gibi bir bardak sütle anca uyanabiliyorum) daybreak morning blend, akşam ya da arkadaşlarla laflarken de obsidian (zift gibi ohh). Eğer dışarıda oturuyorsak her daim ya americano ya da espresso tercihim.

Dürüst olayım, sert kahve tutkunuyum ve kahveye şeker, şurup, süt, krema vb. şeylerin eklenmesine katlanamıyorum. Benim görüşüm bu elbette. Kimisi sert sever, kimisi de kremalı. Benim gözbebeğim espressodur ve bereket versin yazın çıktığım İtalya gezimde çok rahat ettim. Adım başı her yerde espresso yapan mekan vardı. Fakat haliyle en güzeli Roma'daki Greco'da içtiğim espressoydu, yolunuz düşerse mutlaka deneyin. Tabii her zaman espresso içemiyorum, stress altında olduğum zamanlar mide sancıları çekiyorsam espressonun bir küçüğü americanoyla idare ediyorum. Aileyle buluştuğumuzda tabii haliyle Türk kahvesi içiliyor ki onu da severim. Fakat kahvecilerin popüler ürünleri mocha ve latteler benden uzak dursun, yıldızımız barışmıyor.

Herkese de iyi haftalar o zaman :)

8 yorum:

  1. kanka odamda disko topu asılı desem ne yaparsın 0_o

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşgeldin KiviliKek :) O zaman acilen Disko Topu Sevenler ve Gönüllüleri Yardımlaşma Derneği'ni (DTSGYD) kurmamız gerek.

      Sil
  2. İtalya'da kahve kültürü çok ilginç değil mi? Gün içinde giriyorlar bir dükkana, espresso istiyorlar, neredeyse tek seferde bitirip çıkıyorlar. Greco'yu çok duydum ama Roma'da biraz arayıp bulamayınca girmekten vazgeçtik:) Bizimkide Greco'ya dair böyle bir anı oldu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İspanyol merdivenlerini arkanıza alınca tam karşıda kalan caddeye girince hemen sağda :) Güzel bir kültür aslında. Espresso nedense bizde çok tercih edilmiyor. Bilmiyorum ne kadar doğru bu gözlememim ama çevremdeki insanlar genelde mocha ve latte tüketiyor. Oysa tam da ayılmaya birebir espresso :)

      Sil
  3. Disko topu muu mekanlarda bile yok artık disko topu sen nerden buldun :D
    Espresso ile benim de bir anım var floransadayken gece vakti açık kahveci bulamayıp otomatlardan kahve alalım demiştik koyduk parayı kahve geldi ama bardağın yarısından bile az dedik bu ne iş bozuk bu otomat içmeyelim biz bu kahveyi bıraktık gittik neyse sabahına venedike geçcez trenitaliadayım orda da espresso istedim baktım ufacık shut bardaklarında geldi sonradan anladım Türkiye 'de çoğu yerde espresso diğer kahveler gibi geliyor ama asıl espresso içtiğinde farkediyor insan bizim buradaki espresso ile italyadakinin farkını ..
    Çay da kahve de olmazsa olmazım olmasa da , olursa güzel olurlarımdan :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahaha işte süprizler bitmiyor bizde :p 6-7 sene önce almıştım kendisini. Reklama girecek artık bundan sonrası ama yapacak bir şey yok, Caribou kahve işinde oldukça başarılı. Butik kahvecileri saymazsam, franchise olanlar içinde en iyisi, Starbucks falan hikaye :) Çay <3

      Sil
  4. disko topuna, yeşil duvarlara ve tüplü televizyona imrenmedim desem yalan.. ne güzel bir kombinasyon bu:))
    kahvee.. Mia'nın kahve yazısını okuduktan sonra bende de kahve hakkında yazmak istedim ama, yine oturup yazamadığım günleri yaşıyorum.
    hii Twin Peaks <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :)
      Bazen gerçekten insanın yazası olmuyor fakat gelip geçici olduğunu umuyorum bu durumun.
      Gelse de izlesek artık ya. Bu kadar sevdiğim bir dizinin 25 yıl önce apar topar iptal edilmesi ve çeyrek asır sonra tekrardan hortlaması büyük olay :D

      Sil