60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

11 Aralık 2015 Cuma

Korkunçlu Şeyler

Courtesy of Niño Jose Heredia(Gulf News) 

Dipnot: "Mena", Ortadoğu ve Kuzey Afrika'nın kısaltması.

Madonna, geçtiğimiz akşam Paris'teki konserinin ardından şehrin önemli merkezlerinden olan Cumhuriyet Meydanı'nda geceyarısı süpriz bir anma konseri verdi. Yeni şarkısı Ghosttown'u, bir Lennon klasiği Imagine'ı ve kendi unutulmaz şarkılarından biri olan Like a Prayer'ı akustik olarak evlatlık oğlu Banda ile beraber söyleyeyerek çevredeki Parislilerle terör kurbanlarını andılar.

Courtesy of Jules Mahe(AFP/Getty Images)

Geçtiğimiz haftalarda Stocholm konserinde Paris'te ölenlerin ardından gözyaşı döken Madonna'yı, Beyrut ve Ankara'yı görmezden geldiği için eleştirmiştim. Saolsun Bono, Paris konserinde terör kurbanlarını anarken Türkiye'yi (Ankara yerine İstanbul dese de-hay Allahım!) de araya eklemiş. Düşünüyorum da, aslında "neden bizim acılarımızı görmezden geliyorlar" demeye hakkımız yok sanırım. Çünkü daha biz kendimiz acılarımızda ortak olamıyoruz. Elin üçüncü kişisine "neden böyle" diyebilmemiz için önce kendimizi düzeltmemiz gerek ama nerde..

Trump, "ülkeye Müslüman girişini engellemeliyiz" demiş.

Fransa yerel seçimlerininin birinci turunda aşırı sağ parti Front National zafer kazanmış.

Çek Cumhurbaşkanı, "Türkiye, sığınmacılara bakacak güçte, çünkü bu insanlar onlarla aynı dinden” demiş.

Ruslarsa hala liseyi bitiremedi. Türk öğrencileri okullarından kovuyorlar.

Böylesi korkunç ve fazlasıyla utanç verici bir dünyada geleceğe nasıl umutla bakacağız bilmiyorum fakat deniyorum. Denemeliyim. Çünkü başka çaremiz yok. Ya aklımıza mukayet olup bir dala tutunacağız ya da delireceğiz.

Yarım asırdır diktatörlere göz yuman Batı, demokrasi adı altında yıllardır "Mena"yı bombalıyor.
Hem o yana, hem bu yana silah satan yine kendileri.
Peki sonra ne oluyor ?
Bombalanan şehirler haliyle boşalıyor ve insanlar kaçacak yer arıyor.
Batı ne yapıyor ?
Kapıları ardına kadar kapatıyorlar. Botlarını batırıyor, insanlarını tekmeliyorlar.
Peki ya sonra ?
"Yılın insanı" seçiyorlar dergilerinde; "mültecilere olan şefkatli tutumu" nedeniyle.
Peki ya sonra? Sonra?
Çıkıp mültecilere kucak açan ülkeleri suçluyorlar ve onlara verilen "desteğin" kesilmesini istiyorlar.

Şarkıda geçiyor ya, "it's a very, very mad world, mad world", o hesap. * * *

2003 yılında Irak Savaşı'nın patladığı günlerde Madonna, American Life isminde bir albüm çıkarmıştı ve çok ses getirmişti. Birçok müzik otoritesi tarafından yerin dibine sokulan albüm, bana sorarsanız Madonna'nın en iyi 3-5 albümünden biriydi. Özellikle albümün ismini taşıyan American Life şarkısını özel bir yere koyuyorum. Bush ve Saddam'ın kanka gibi gösterildiği, askerlerin bedenlerinin parçalandığı, Ortadoğu'nun uçaklar tarafından bombalandığı video klibi daha çıkmadan yasaklandı. Madonna'nın Paris fotoğraflarını görünce o şarkı geldi aklıma. Zamanında ne çok dinlerdim. Ne diyordu kendisi şarkıda,



"İsmimi değiştirmeli miyim? Bu bana bir şey katar mı?
Kilo vermeli miyim? Bir yıldız olabilecek miyim?
Erkek olmayı denedim, kadın olmayı denedim
Kötü olmayı denedim, iyi olmayı denedim
İşte bu yüzden bu şarkıyı yazdım
Bu modern yaşam-benim için mi?
Bu modern yaşam-bedeli yok mu?
..Amerikan Rüyası, ben Amerikan Rüyası'nı yaşıyorum
Görüdğüm en güzel şeysin, sadece bir 'düş' değilsin
Soya latte içiyorum, çift shot atıyorum, vücudumda dolaşıyorlar
Ve bilirsin işte, tatmin oluyorum
Mini Cooper'ımı sürüyorum ve süper harika hissediyorum
Yoga ve pilates yapıyorum; oda çıtırlarla dolu 
Bedenleri süzüyorum, izotopları kazıyorum
Bu metafizik zırvalığı b*ktan bir şey
Ve tüm bunlar bana ümit verebilirse
Bilirsin işte, tatmin oluyorum
Bir avukat ediniyorum ve bir de menajer
Bir ajans ve bir aşçı; üç bakıcı, bir yardımcı

Ve bir şoför ve bir de jet
Bir eğitmen ve bir kahya

Ve beş tane koruma, bir bahçivan ve bir modacı
Tatmin olduğumu mu sanıyorsun?
Sıradışı bakış açımı ifade etmek istiyorum

Ne Hristiyanım ne de Yahudi
Amerikan Rüyası'nın dışında yaşıyorum
Ve farkediyorum ki,
Hiçbir şey göründüğü gibi değilmiş"

4 yorum:

  1. İkinci dünya savaşı bitişi 1945 'in bahar ayı BM 'nin kuruluşu 24 ekim 1945 NATO 'nun kuruluşu 4 nisan 1949 ..
    Yani diyeceğim o ki biz insanoğlu başımız bir şey gelmeden önlemini alacak kadar akıllı değiliz belki de işimize geliyor bu durum orası ayrı ama güç dengeleri değişmeye devam ettikçe ortadoğu da karışıklık dinmeyeceği kesin . bu krizinde çok sürmeyeceğini düşünüyorum sürmeyeceğine inanmak istiyorum, insanlar bi yerden sonra mülteci krizine dur diyecektir mültecileri Türkiye'ye göndermenin çözüm olmadığını göreceklerdir .
    Mülteci demişken gerçekten onları taşıyan botların bilerek batırıldığını mı düşünüyorsun bu kadar zalim olabilirler mi ? Bu korkunç bir şey .. Diğer yandan batsa da batırılsı da sorumluların ülkemizde göçmen kaçakçılığı yaptıkları için cezalandırılmıyor oluşu da ayrı bir korkunçluk

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Botların batırıldığına dair düşüncelerimin maalesef kanıtı var. Evet, bu kadar zalim ve küçülmüşler. Kendilerine de medeniyetin beşiği diyorlar. İşte o görüntüler:

      http://www.evrensel.net/haber/265596/yunanistan-sahil-guvenligi-multeci-botunu-batirdi

      Sil
  2. Aah ah bu modern yaşam hiçbirimiz için değil galiba, ama bu vahşet çok bizden çok içimizden galiba yüzyıllardır bitmedi.

    YanıtlaSil