60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

Geçmişin ve geleceğin bugünü öldürmesin izin verme. Zıvanadan çıkmış dünyada yola çıkmalı !

16 Eylül 2015 Çarşamba

Müziğin Gücü


Konser iptallerini veya ertelemelerini son zamanlarda fazlasıyla duyar olduk. Bunun temel sebebi olarak da ülkenin içinde bulunduğu hassas dönem gösteriliyor. Yerli ve yabancı sanatçı farkı gözetmeksizin etkinliklerin birçoğu peşisıra ertelendi veya iptal edildi. Çoğu konuda olduğu gibi bu konuda da toplumsal bir uzlaşı sağlanamamış durumda. Kimisi iptalleri doğru bir karar olarak görürken kimisi de bu durumu yanlış buluyor. 

Açık konuşayım, ben konser etkinliklerinin iptal edilmesini doğru bulmuyorum. Sebebine gelince. Herkesin soluk almaya ihtiyacı var. Bir iki saatliğine de olsa, bu gündemden kurtulup iç huzurunu sağlamaya ihtiyacımız var. Müzik de bu arınmanın en kısa ve zahmetsiz yollarından birisi. Eğer bu soluk aralarını vermezsek, düşüncemiz etkilenir. Doğru kararlar verememeye başlarız. Acılar daha büyük acılara, öfkeler daha büyük öfkelere dönüşür. Bakın, Mayıs ayının hemen başında bir kaybım oldu. Takip edenler bilirler, bir süre blogumda yazamadım. Fakat sanmayın ki o dönemde eve kapanıp tüm gün yas tuttum. İlk günler çok zor geldi, kabul. Ama bir hafta sonra kendimi bir konserde buldum. Yaptığım kaybettiğim kişinin anısına saygısızlık mıydı ? Tam aksine, yola devam edebilmem için gereken bir şeydi. Kendi yasımda boğulmaktansa yola devam etmeyi tercih ettim.

Yanlış anlaşılmasın. Bu yaşanan korkunç olayları küçümsemiyorum. Zaten vicdanı olan herkesin bu tablo karşısında yüreği sızlar. Bir ailenin gencecik evladını kaybetmesi dünyanın en korkunç ve kabul edilebilmesi en zor şeyi olsa gerek. Hayali bile insanın içini kavuruyor. Asker kökenli bir aileden geliyorum. Şehitlerin hatırasına sahip çıkmanın öneminin bilincindeyim. Fakat şunu hatırlatmak isterim, terörün amacı insanları sindirmektir. Yaşantılarının normal akışta devam etmelerine engel olmaktır. İşte bu yüzden, teröre inat yaşamı seçmeliyiz. Elbette yaslar tutulacak. Elbette kayıplar anılacak. Fakat yaşamın bir yerinden de olsa tutmamız lazım. İşte bu yüzden konserlerin, düğünlerin ve benzeri etkinliklerin iptal edilmelerini doğru bulmuyorum.

Demiyorum ki, konserler şehrin meydanlarında halka açık olarak verilsin, amfiler yeri göğü inletsin, eğlenceler kederli ailelerin gözünün içine sokulsun. Asla ! Böyle bir şey diyemem. Fakat kapalı bir mekanda sessiz sedasız gerçekleşen, gözlerden ve sokaktan ırak bir yerde söylenen şarkının, yapılan bir dansın bu kayıpların anısına ihanet edeceğine, dahası bu eylemlerin bir saygısızlık olacağına inanmıyorum. Bugün "konserler iptal edilsin" diye yüksek perdeden konuşanlara sormak istiyorum, siz bu "duyarlı" duruşunuzu sabah işinize giderken de sürdürüyor musunuz ? Yoksa radyoda çalan şarkıya eşlik ederek mi iş başı yapıyorsunuz ? Peki düğünler ? Katılmıyor musunuz ? Halay çekmiyor musunuz ? Farkında değilsiniz belki ama çalışırken, bir şeylerle meşgulken elinizle ritim tutuyorsunuz; çünkü müzik hayatın kendisi. Bir deliği kapasanız öbüründen sızacak.

Tabii ki bunlar kişisel görüşlerim. Haklı olduğumu iddia etmiyorum. Fikir beyanıdır. İtirazı olan varsa seve seve dinlerim. Blogum her görüşe açık. Tartışmaya hazırım. Sözlerimi bitirmeden önce şunu hatırlatmak isterim. Jimi Hendrix der ki, "Eğer bu dünyada bir şeyler değişecekse, bu müzikle gerçekleşecektir." Olumsuzlukların üstesinden ancak olumlu şeylerle gelebilirz. Müzik de bu evrendeki olmlu şeylerin başında geliyor. Böylesi dar zamanlarda beni hayata bağlayan iki şey var; maneviyat ve müzik. Kuşkusuz onlar da olmasa bu yola devam edemezdim.

8 yorum:

  1. Nedir şimdi bir haftadır tek seferde 5den fazla şehit haberi duymuyoruz diye konserimize gidebilir miyiz cidden garip işler her şey o kadar yüzeysel ki eğlence de üzüntü de hatta müzik anlayışımız bile yüzeysel ..
    Dediğin bütün şarkıları dinledim amaaa twitter'nı kapattın yorumularımı nasıl iletcem şimdii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence şehit haberleriyle konserlerin birbirini etkilemesi yersiz. Dediğim gibi hayat devam etmeli, etmeli ki terör amacına ulaşamasın, etmeli ki müzik etrafında insanlar toplanabilmeli. Müziğin sesini, tiyatronun ışığını kestiğimiz zaman karanlığa esir oluruz.
      Hmm. Ne yapsam gene açsam mı ki ? :)

      Sil
  2. Teröre hiç bu açıdan bakmamıştım. Çok güzel izah etmişsin Zihin. Muhakkak ki, üzülmeliyiz/üzülüyoruz da. Ancak bir noktada, düştüğümüz yerden kalkıp, tozlarımızı silkeleyip yola devam etmek gerekiyor. Diğer türlü hepten teslim olmuş havası doğar.

    YanıtlaSil
  3. en çok da müzik eğlencedir tanımına sinir oluyorum. Müzik ifadedir, müzik bazen hüzündür.

    Saçma sapan tv showlarının cirit attığı gündüz kuşağı hiç aksatmadan yayınlanmaya devam ederken. Müziğin yediği bu ambargoyu kabul edemiyorum.

    Haklısın elbette, yeri, göğü inleten, aman da eğlencenin dibine vuralım konserler değil bu söylediklerim. Zaten beni anladın sen de:) her sözüne katılıyorum:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ağıtlar da müziğin parçası. Neticede türkü. Şimdi müziğe eğlence gözüyle bakanlar ağıtlara ne diyecekler merak ediyorum. Çok güzel söylemişsin; müzik ifadedir. Sanatın tek amacı zaten ifade edebilmek. Acıyı, sevinci, öfkeyi, ıstırabı ve diğer her şeyi. Müzik paylaşmaktır. Duyguları ortaklaşmak.

      Her gün televizyonlarda izliyoruz dediğin gibi. Bilmemkim hanım bilmemne beye talip, acaba kabul edecek mi, az sonra ! Tabii karar anından önce bir posta da göbek atmayı ihmal etmiyoruz. Orkestralar şarkılar çalıyor durmadan. Teyzeler coşuyor vs. Kapalı bir alanda, belli bir kitleye hitap eden ve kamuya yayın yapmayan konserler yasak, fakat ekran karşısında (kendi deyimleriyle milyonlar karşısında) göbek atmak normal ?

      Samimi olmak lazım. Gitmediği konserlerin yasaklanmasını isteyenler, her gün seyretmekten vazgeçemedikleri eğlence programlarına toz kondurmuyorlar. Ne yaman bir çelişki. Yanlış anlaşılmasın ben sadece işin samimiyet boyutunu eleştiriyorum yoksa ekranlar karartılsın orada da müzik dursun gibi bir iddiam yok. Belli bir sınırda "eğlence" devam etmeli. Çünkü hayat devam ediyor. Hoş, gündemden bağımsız olarak bu tarz programların işlevinin de ayrıca tartışılması lazım da apayrı bir konu :)

      Katkıların için teşekkür ederim :)

      Sil