60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

3 Haziran 2015 Çarşamba

Şeytan Geri Döndü Kaçın !

 Marilyn Manson - The Pale Emperor (2015)

 

80'li yıllarda altın çağını yaşayan metal müzik, 90'lı yıllarda grunge ve alternatif müziğin piyasada daha fazla söz sahibi olmasıyla yavaş yavaş duraklama çağına girmişti. Evet, yine çok iyi albümler yapılıyordu ama genelde bu işler 80'lerde ortaya çıkan baba grupların elinden çıkmaydı. Marilyn Manson, işte tam da böyle bir duraklama çağında ortaya çıktı. Cehennemden fırlama imajı, sert vokali, Alice Cooper ve Ozzy Osbourne'un sahne şovlarını andıran korkunç performanslarıyla metal dünyasına yeni bir nefes olmuştu.


Bir Eurythmics klasiği olan Sweet Dreams'e getirdiği eşsiz yorumla müzik dünyasına giriş yapan Manson, bomba gibi Antichrist Superstar albümüyle piyasada daimi olacağının sinyallerini veriyordu adeta. Peşisıra gelen başarılı albümlerle (Mechanical Animals, Holy Wood, The Golden Age Of Grotesque) alternatif metal sahnesinde adeta süperstar mertebesine ulaşan Manson, 2000'lerin ortasına doğru ne yazık ki ivme kaybetmeye başladı.

Çoğu kişinin sevmediği ama benimse en sevdiğim Manson albümlerinden biri olan Eat Me, Drink Me ile başlayan düşüş, The High End Of Low ve Born Villain ile perçinlenmiş oldu. Manson, aralarda tek tük iyi şarkılar (Into the Fire, Born Villain gibi) yapıyordu ama derli toplu albümler ortaya koyamıyordu. Ta ki bu seneye kadar.


Sons of Anarchy dizisinin yedinci sezonunda farklı bir imajla (daha "normal" bir kılıkta) karşımıza çıkan Manson, bu sene herkesi şaşırtarak blues esintili, çok daha "soft" bir albüm çıkardı. The Pale Emperor adını verdiği ve geçtiğimiz aylarda kaybettiği annesine ithaf ettiği bu albüm Manson diskografisinde ilginç bir yerde duruyor. Gerek harika düzenlemeleri gerekse Manson'ın sertliği azaltıp tutkuyu önplana çıkardığı vokaliyle enfes bir albüm. Albümün açılış parçası Killing Strangers'ta takındığı caz vokali, Deep Six ve Third Day of a Seven Day Blinge şarkılarında blues pozları kesmesi ve elbette deluxe baskısında bulunan üç harika akustik şarkı ! Manson deyim yerindeyse "şeytanın bacağını kırıyor" bu albümle. Öyle ki, albümü efsanevi Mechanical Animals ile karşılaştıran eleştirmenlerin sayısı hiç de azımsanamayacak kadar fazla.

Zaman zaman "gereksiz" provokatif işlerle (Church of Satan'a üyeliği..) medyanın dikkatini çekmeye çalışsa da Manson'ın sanatçı kişiliğini her zaman kayda değer bulmuşumdur. Bazılarının gözünde "ergen şarkıcısı" olsa da ona biraz şans veren, albümlerini baştan sona dinleyenler ona haksızlık edildiğini görecektir. Özellikle yeni albümü The Pale Emperor, bu ithamlarda bulunanlar için iyi fırsat. Karşılarında bu sefer tastamam olgun bir Manson var.

Bunları Dinlemek Lazım: Killing Strangers, Deep Six, Third Day of a Seven Day Binge, The Mephistopheles Of Los Angeles

2 yorum:

  1. Zat-ı muhterem benim de biraz ergenlik dönemlerime denk gelmişti, sonra da işte klip şarkıları ile takip eder oldum. Bir de Dita yüzünden tabii :) Bu kadar övgü aldıysa, albume bir şans verelim. Ama yaş kemale erince kafa pek kaldırmıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben hala o 80ler metal ruhunu yaşıyorum galiba :) 50 yaşıma da girsem öyle gidecek metal sevgim. Marilyn de o ara dönemde iyi bir şok etkisi yaratmıştı bende. Şimdi gayet iyi bir albümle geri dönmesi sevindirdi açıkçası :)

      Sil