60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

8 Haziran 2015 Pazartesi

Bilemedim Ki


Gene yazmayı unuttum ben. Aradan 5 kocaman gün geçmiş. Hem de araya bir genel seçim, bir de yeni film (Insidiours: Chapter 3-eğer ilk iki filmi sevdiyseniz bunu seyretmeyin, gerçek Insidious bu değil!!!) sıkıştırdım.. Gerçi şuan ne akla hizmet bu satırları yazıyorum ben de bilmiyorum inanın. Çünkü yazacak bir şey gelmiyor aklıma. Dinlediğim yeni albümleri yazmaya da üşendim nedense. Ehem!

Dream pop ve ambient dinliyorum şu aralar. Nasıl huzura aç bi durumdaysam artık ! Yazıktır.. Tycho, Hammock, M83, The Radio Dept ve Beach House bu grupların başında geliyor. Hepsini de öneririm efendim. Ama özellikle M83'ü. Zamanında buralara yazdım mı hiç anımsamıyorum fakat çok sevdiğim bir grup kendileri ve son bir yıldır evdeki playlistlerimde her daim kendilerine yer buluyorlar. Özellikle yorgun günlerin, uzayan gecelerinde insana güzel yoldaşlık ediyorlar.

Nick Drake ve Leonard Cohen sevdam gene hortladı, aralardan depresyon fışkırıyor. Gözlerim evde jilet arıyor. Şaka şaka.. Harika müzisyenler ikisi de. Sonsuza dek şarkıları benimle. Hele bir de Cohen'ın Bird on a Wire şarkısı.. Bir klasik. Herkes biliyordur zaten, milyon kere dinlemiştir. Ama tükenmiyor işte şarkı ! Yine yeni yeniden açıyorum.

"Teldeki kuş gibi
Geceyarısı korosundaki sarhoş gibi
Kendimce, özgür olmaya çabaladım."

Bu haftasonuna doğru işler de hafifliyor. Daha çok yazacağım. Bir sürü yemek yeri keşfettim Ankara'da. Vegan mutfağı açımışlar bir de, gidip deneyeceğim en kısa zamanda ve onu da buradan yazacağım.

Coming süüüün.


Not: Her seçim ertesinde hortlayan "terk edelim yeaa"cıların sesi kesildi galiba. Ne oldu da sustunuz :) İyiydi goygoyunuz. Sıkışınca hemen fırtmaya bayılıyorsunuz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder