60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

Geçmişin ve geleceğin bugünü öldürmesin izin verme. Zıvanadan çıkmış dünyada yola çıkmalı !

25 Haziran 2015 Perşembe

Ararsan Kozmoz'dayım

Saat olmuş üç, hala blokta geziniyorum.

Tek sorumlusu var; Dostoyevski. Gecenin köründe sayfalarından hortlayıp, beynime kurşun sıktı ve mezarına geri döndü utanmadan. Peki ne dedi bana ?

"Bir insanı cezalandırmak istiyorsanız, ruhuna işkence etmek istiyorsanız onu işe yaramayan işler yapmaya zorlayın." 
(Ölü Bir Evden Hatıralar).



Olacak şey mi bu ? Neden her kitabında bunu yapıyorsun Dost'om ? Sürekli insanları kötü hissetirmeye yönlendiriyorsun, sana hiç yakışmıyor. Ama çoğu zaman da hedefi tutturuyorsun. Tespitlerinin altını kalemle çizmek yetmiyor. Beynimin son hücresine kazıyorum. Eee ne demişler, bilge olmayan adamdan bu kadar sakal çıkmaz.


İşi böylesine şakaya vurduğuma bakmayın. Adam fena dokundurdu gene; çünkü uzunca bir süredir bahsettiği işkenceyi çekiyorum. Sevmiyorum. Mesleğimi sevmiyorum ve yapmak durumundayım. Neden ? Çünkü korkak bir insanım. Her şeyi bir kenara atıp sıfırdan başlamaya "yemiyor". Sıkılıyorum. Tüm bu "işe yaramaz" şeylerle bir ömür uğraşıyor olmak.. Tanrım! Çocukken ne güzel hayaller kuruyorduk. Neler olacaktık neler bizler. Şimdi hayaller peşinde koşmak da istemiyorum. Tek dileğim gelecekte ufak bir plak dükkanı açmak. Ciddiye almak istemiyorum hayatı. Sonuçta bir nefeste tükeniyor. Beni sorarsanız, kozmozda öteki beni arıyorum.


16 yorum:

  1. Dosto güzel söylemiş. Aklıma dost sakallı dede ve tabi LM geldi, bak şimdi!

    Evet, ne güzel hayaller kurardık çocukken. Fakat hayallerin yaşı yok bence. Çok çoğu boyutu değişebilir ama hayaller hep olmalı. Mesela, şu saatten sonra astronot olamazsın belki (muhtemelen koşulları tutmayacağından. yaş baş mesela :P) ama ufak bir hamle belki de seni rahata erdirecek, plakçı dükkanına birkaç sokak daha yaklaşacaksın. O "ilk" adımı atmadıkça, bunu asla bilemeyeceksin.

    Fazla iddialı konuşup kendimle kıyaslamış olabilirim, kabul :) Ama cidden o adımı attıktan sonra yürümesi, koşması, uyuması, yaşaması öyle zevkli ki...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahaha tamamen aklımdan çıkmış Dosto :) Ne güzeldi ya o dizi, senaryo filan yazıyordu.

      Sanırım biraz daha zamana ihtiyaç var o hamle için. Fakat o adım bir şekilde atıldıktan sonra geri dönmeye niyetim yok :)

      Sil
  2. En azılı müşterin oluruz karı-koca, kovsan gitmeyiz dükkandan :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne münasebet, kim kovuyor sizi bakiim :D İçinde bol kedinin olacağı bir plakçı açarım kesin. Tabii iki gün sonra da komşularla gene papaz olurum. Daha ortada dükkan yok ama isim düşünüyorum; Zihnin Eski Plakları çok mu ucuz olur ya :D

      Sil
  3. Şimdi sorarım kendime ben kime ne kötülük yapmışım da bu cezayı çekiyorum bulup getirin kırk yıl kölesi olayım yeter ki cezam affa uğrasın :/ Sanıyorum bu ülke gençliğinin genel sorunu , okuyan neden bu bölümü okudum ki diyor okumayan neden okumadım ki diyor .Çözüm sanırım en başta kendimizi tanıyamamaktan geliyor yani hayattan çevremizin ne istediğini değil de kendimizin ne istediğini bilip ona göre yönlendirmemiz gerekirken yanlış yollarda kayboluyoruz çoğu zaman çevremiz mutlu edelim derken ya da gerçek istediğimizin o an için o meslek olduğunu düşüncesine kapılarak yanlış tercihlerde bulunuyoruz ve yanlış tercihteki mesleğe devam ederek ne yazık ki yanlışımızı pekiştiriyoruz.
    Kısacası, aynı dertten muzdaribim. hatta öyle muzdaribim ki en mutsuz meslekler grubunda tescilliyim :D bi ara acaba tekrar sınava girip fizik falan mı okusam diye düşünmüştüm .Neyse ki sonra her fizik mezununu astronomi alanında bilimadamı yapmadıklarına kanaat getirip vazgeçtim.

    Bi de son olarak gece gece dostoyevski okuma gibi tehlikeli şeyler yapma rica ediicimm lütfen akıl sağlığı için herkes bundan kaçınmalı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında mesleğin kendisinden ziyade bu ülkedeki karşılığından hoşnutsuzum. Yani ne bileyim, mesela Avrupa'da ya da Amerika'da falan bu mesleği yapıyor olsam belki iş tatmini denen şey olurdu ve ben de buralarda çemkirmezdim. Fakat bizim ülkede mühendisliğin hali ortada. Alacağın maaş belli, çalışma saatlerin meçhul. Neticede insanız. Günümüz günümüze uymayabiliyor bazen. Eh, ucunda Cern deneyi gibi bir şey de yok. Neyin koşuşturmasıysa artık şu ?! Sanki 6 gün çalışmasak bu dünyanın kaderi değişecek :D Yaptığımız da iş değil.
      Onca yıldan sonra tekrardan sınava girip okumak artık çok geç benim için. Verdiğim tonla emeğe de üzülüyorum bazen. Her şeyi bırakıp yeni ufuklara yelken açarsam geçmişime ihanet edecekmişim gibi hissediyorum nedense. Madem olmayacaktı bu iş, neden 4+2 yıl okudum ? Gaza gelip bir de doktora yapmak vardı da vazgeçtim neyse ki. Bir de öyle olsa.. Tam azap.

      Sil
    2. Aa niye öyle düşünüyorsun Cern 'de türk bilimcileri yok mu sanki , cern buraya gelemiyosa sen oraya gidersin (hayalperest değilimmm )
      Hangi alanda mühendissin bilmiyorum ama senin yerinde olsam en azından çabalardım belli mi olur :)

      Sil
    3. Morrissey'den geliyor "all my hope is gone" :D Bakalım kısmet plakçı dükkanına :))

      Sil
  4. Şimdi eşim dostum beni hastayım sanıyor / Kozmoztayım kimse bilmiyor :P

    Vaktinde avukat bir arkadaşımla konuşuyorduk. Cezaevlerinde hayata kazandırma adına yapılan şeyleri yaptırılmamasını savunuyordu. Örneği de Niçe'ye benzerdi. İyi bir şeyler yaptıkça kendileri için ceza olmaktan çıkar diyordu. Eski filmlerde falan görürüz, mahkumlar ayaklarında zincirler taş kırarlar. Amacının boş işler yaptırarak acı çektirmek olduğunu söylemişti. Öyle aklıma geldi işte cümleyi okuyunca :)

    Cidden anlıyorum o ruh halini. İstanbul'da bir holdingde çalışıyordum ben de, aslında devam etsem şu an maaşımda iyi bir noktada olacaktı. Anlaşmamız 6 ayda bir yüzde 10 zamdı. 2 yılın sonunda 'eyhtere bea' dedim, bir anda kendimi Fethiye'de buldum :) Daha fazla kalsam bırakıp gidemezdim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahahaha :D

      Kesinlikle. Dostoyevski örnekler de sıralıyordu hatta. İşte duvar örmek, bir şeyler oymak gibi "amaçlı" işler yerine taş kırdırmak, mevcut toprağı bir yerden başka yere taşıyıp, sil baştan ilk yerine taşımak gibi "saçma" işlerle acı çektiriyorlar mahkumlara.

      En iyisi. Ben de o noktaya geleceğim az kaldı :)

      Sil
    2. Nokta çok güzel, gelsene :P

      Kaş'ın dağlarında (Sarıbelen - Gökçeören arası) bir dayıyla tanışmıştım. Karısıyla beraber dağ başında tek başına yaşıyorlar. ''Korkmuyor musun, sıkılmıyor musun'' dediğimde ''Ne köyde yaşayacağım ya'' diye köye bile şehir muamelesi yapmıştı. Benim sonum da öyle olacak sanırım :)

      Sil
    3. Dayı noktayı geçmiş üç nokta atmış sonuna :D

      Sil
  5. Dostoyevski anlaşılan hayatında hiç kedi kakası temizlememiş -.-
    dlasjklaj

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Of ya bir de o var dimi sdasdsafdfs bizimki de habire yapıor :((

      Sil
  6. Bütün polyanna'lığımla diyebilirim ki sen bi adım at, evren sana binbeşyüz adımla gelsin.
    iyi şeyler olacak dostom.:)
    iyi davran kendine.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler :) Pazar sabahı bu tavsiye iyi geldi. Siz de kendinize çokça iyi bakın.

      Sil