60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

13 Mayıs 2015 Çarşamba

Film Meydan Okuması (24.Gün)


Belgesel izlemeyi seven bir insan değilim. Sıkılıyorum valla ne yalan söyleyeyim. Bir tek NatGeo'da karda yolda kalan araçları çeken çekicilerin yaşamını anlatan programı izlemeyi seviyorum, hepsi o. Film formatındaki belgesellerle de çok aram yok diyebilirim. Ama bir tanesi var ki.. Offf. İyi ki izlemişim diyorum.

2009 yapımı The Cove (Koy), yayınlandığı sene çok konuşulmuş ve sayısız ödüle (Yılın Belgeseli Oscarı dahil olmak üzere) de mazhar olmuştu. Tabii benim gibi tembel biri için filmi seyretmek yıllar sürdü. Geçen sene nihayet izledim. Ama ne izlemek öyle ! Boğazım düğümlendi, öfkeden çılgına döndüm. Yunus parklarında gördüğünüz o sevimli yunusların ne şartlarda özgür yaşamlarından koparılıp o kafeslere tıkıldığını öğrenmiş oldum. Tam anlamıyla yaşananlar vahşet !

Her şey 1960'lı yıllarda Flipper dizisinde yunuslarla çalışan Ric O'Barry'nin yunuslarından birinin gözleri önünde intihar etmesiyle başlıyor. Çalışma arkadaşı yunusun intiharıyla vicdan azabı çeken O'Barry, işi bırakıyor ve yunusların ana avlanma bölgelerinden olan Taiji (Japonya)'de gerçekte neler olduğunu çözmek için yollara düşüyor. O kadar zorlu bir süreç ki bu.. Bölge halkı, gerçeklerin dünya tarafından öğrenilmemesi için elinden geleni yapıyor. Ekibi adım adım takip ediyorlar hatta yeri geliyor tehdit bile ediyorlar. Ama O'Barry ve ekibi, her şeye rağmen o yunus katliamını kameraya almayı başarıyor. Ajan filmi tadında, gerçekçi ve korkutucu bir belgesel.

The Cove'u beğenenler için, geçen sene çekilen ve SeaWorld park zincirinin foyasını ortaya çıkaran The Black Fish'i de öneririm. Unutmadan, geçtiğimiz gün, Dublin'deki bir restoranı basan hayvan hakları aktivistleri, akvaryumlarda kapalı tutulan ıstakozları kurtarmışlar :)

Fragman:

6 yorum:

  1. Çok haklısın,inanılmaz güzel bir belgeseldi! Gerçi güzel sıfatını burada olumlu manasında kullanamıyorum. Belgeseli izlerken gerçekten dehşete düştüm ve o yunus parklarını masum gördüğüm için kendimden bile utandım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teknik açıdan güzel bir belgeseldi gerçekten. Alışılagelmiş belgesel havasında değildi. Baya casus filmi gibiydi. Ama kurbanlar ve akan kan maalesef gerçek :(

      Sil
  2. Belgesel seven bir insan olarak unutmuşum tavsiye ettiğini halen daha izlemedim meydan okuma sayesinde izlerim artık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumlarını merakla bekliyorum :) Seveceğini düşünüyorum açıkçası.

      Sil
  3. Ben de belgesel sorusuna geldiğimde ne yapacağım bilemiyorum, nedense belgesel izleme alışkanlığı edinmemişim. Kafamda bir isim var yine de, gerekçesiyle birlikte yazacağım ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim de ne yazık ki belgesel alışkanlığım yok :(

      Sil