60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

Geçmişin ve geleceğin bugünü öldürmesin izin verme. Zıvanadan çıkmış dünyada yola çıkmalı !

8 Mayıs 2015 Cuma

Film Meydan Okuması (19.Gün)

Etkinliğe yeni başlayacaklar için sorular burada.

Favori aktörünüz ?


Bu soruya vereceğim yanıtı az çok tahmin ediyorsunuzdur. Zihnin Arka Sokakları, yayın hayatına başladığı ilk günlerden beri temasında bir kaç isme sıkça yer verdi; David Bowie, Joan Crawford, Bob Dylan, Madonna, Elvis Presley, Janis Joplin, Morrissey, James Dean ve bu günün cevabı olan Marlon Brando. Herkes bir yana, şu saydığım isimler bir yana. Bu isimlere karşı saplantılıyım desem yeridir.

Marlon Brando'yu farklı bir yere koyuyuorum; çünkü hiç anlamıyorum, bir insan hem bu kadar yakışıklı hem de bu kadar yetenkli bir oyuncu olmayı nasıl başarıyor.. The Godfather, Apocalypse Now, Last Tango In Paris, A Streetcar Named Desire, On the Waterfront,.. Hangi birini sayayım ki ! Nerde oynadıysa, filmin çıtasını fersah fersah yükseltmiş. Tam bir oyuncu canavarı. Last Tango In Paris'te yitik bir adamı oynaması mı daha çarpıcıydı yoksa malum The Godfather'daki efsanevi Corleone performansı mı karar veremiyorum. Dev afişlerini yaptırıp, evin dört köşesine assam yeridir.


Hadi bir isim de yaşayan oyunculardan vereyim. Brando'nun yakın dostu (bazılarının iddiasına göre sevgililerinden) Jack Nicholson ! Tanrım.. Onun suratını görüp de unutmak elde mi ? Şeytani yüz ifadesi, ikonik gülümseyişi ve tabii korkunç oyunculuk yeteneği.. The Shining'te iliklerimize kadar bizi korkutan, Easy Rider'la triplerden triplere sokan, A Few Good Man'le kendisinden nefret ettirecek kadar aşağılık bir adamı oynayan, One Flew Over the Cuckoo's Nest ile son damlamıza kadar bizleri ağlatan, Batman'deki Joker performansıyla da bizleri tebessüm ettiren dehşet bir oyuncudur kendisi. Diğer güzel filmlerini de eklesem şuraya, sabahı buluruz. The Departed, The Chinatown, The Bucket List, As Good As It Gets,.. Fiuu! Çok severim.


Not:  Brando'nun oyunculuğu dışında hayranı olduğum bir yönü de aktivistliğiydi. Herkes kendisinin The Godfather performansını bilir, ama o rolle kazandığı Oscar Ödülü'nü reddettiğini çok fazla kişi bilmez. 1973 yılında ikinci kez kazandığı En İyi Erkek Oyuncu ödülünü, Amerikan sinema sektörünün Kızılderililere karşı olumsuz tutumu nedeniyle reddeden Brando, ödül törenine de gitmez. Onun yerine sahneye Kızılderili kökenli bir temsilciyi gönderir. İşte o anlar:


Kendisi ayrıca zamanında Afro-Amerikan özgürlük hareketine de destek vermiş, bizzat Dr. Martin Luther King'in gösterilerine katılmıştır. Üç kuruş kazanınca şöyle böyle oynayan, fikirlerin arkasında durmayı beceremeyen günümüz sanatçılarına örnek olması dileğiyle..

4 yorum:

  1. Şunu buraya yapıştırmak boynumun borcu.
    http://media.giphy.com/media/13l8PPJVkf8szC/giphy.gif

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir bu gif bir de jack'in "ortamlarda bilmem ne yaparım, kim bilecek" capsinin fotoğrafı :D Adamları öyle hatırlayacağım sanırım.

      Sil
  2. Aktivist yönünü biliyordum da oscar 'ı ikinci kez red ettiğini bilmiyordumm bilmemekle kalmayıp bloğumda bir güzel ikinci kez oscar'ı aldım yazmıştım düzelteyim onu hemen .Teşekkürler ;)
    Jack nickolson'ını da severim adam öyle iyi oyuncu ki oynadığı roller o kadar gerçekçi ki listeye alamadım o kadar etkiledi yani :D

    YanıtlaSil