60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

10 Mayıs 2015 Pazar

Burnunuzu Çekin

Sinirlerim bozuldu. Şöyle iki dakika kafamı dinleyeyim, huzur bulayım diyorum olmuyor ! İlla birisi çıkacak ve günümün içine edecek. Yemin ediyorum insanlardan soğudum. Yok yani, hiç güvenim falan kalmadı. Sözlerle, bakışlarla zehir saçmalarından usandım. Bilerek bilmeyerek edilen iğneleyici laflardan, aralarda sokuşturulan sözlerden..

"Hayat planın ne Zihin öğrenmek istiyorum.." Sana ne ulan ! Sana ne. Tek planım var o da bir gün ölmek. Mutlu musun ? Ben işimden gücümden memnunum. En azından kendimden ve hayata bakışımdan nefret etmiyorum. Kendimi seviyorum. Başkaları için hayatımı yoketmiyorum. Bırakın ben de bu yolda gideyim. "Büyük resim" dediğiniz şeyi görmeyeyim. Şu saatte bu kişiyle evlenmeyeyim. Bu şirkette çalışmayayım. Şu kadar para kazanmayayım. Ama mutlu olayım. Ben olayım. Tek istediğim bu. Koca burunlarınızı çekin hayatımdan.

İnsanlar "iyi niyet"lerinden söylüyor tabii. "Kendi işini kur artık, 10 yıl sonra bunu bunu yap, yaş geçmeden evlen". Ama olmuyor işte, olmuyor. Olamaz da. Çünkü ölüm var dünyada. 10 yıl sonrası için plan falan yapamam. Varın gerizekalı diyin bana. Vizyonu dar diyin. Umrumda değil. Buyum işte. Sadece şu anı düşünüyorum. Problemi olan ? Çünkü yarın hiçbir zaman gelmeyecek. O büyük hayaller yarım kalacak. Bir hastalıkla, bir kazayla, bir sebeple. En iyisi rahat bırakın insanları. Zamanı gelince evlensinler. İstedikleri yerde çalışsınlar. Amiyane tabirle, "size giren çıkan ne?" Ben paramla, ilişkilerimle memnunum. Sizin "ideal" yaşantınız bu değilse, buyrun kapı açık. Konuşmayın benle. Dışlayın beni. Ama rahat bırakın insanları.

Böylesi zamanlarda beni telkin eden, "sen boşver" diyen akıl hocam da artık yok. Kim bana destek olacak ? Kim bana fıkralar anlatıp kafamı dağıtacak ? Gülmek istiyorum artık. Yeter bu kadar. İnsanların hassas dönemlerinde bari sesinizi kesin. Hayatlarına dalmayın. Tercihlerini sorgulamayın.

11 yorum:

  1. O kadar doğru bir noktaya değinmişsin ki anlatamam . Tam ben de bu tarz bir şey yazmayı düşünüyorum bloğuma , belki biliyorsundur kpss başvuruları varmış herkeste bir gir gir devlete dayan elinde en azından puanın olsun şöyle olsun böyle olsun ergenlikte çekmediğim off tamam ya yakınmalarını şimdi yapıyorum resmen .
    Toplum içinde yaşıyorsak toplumun genel kurallarına uymak zorundaymışız bu kuralların başında da şu yaşta evlen şu kadar kazan şöyle bir hayatın olsun ritüelinden dışarı çıkmamak geliyor Eğer ki birini eksik yaparsak vay halimize .. anlıyorum seni çok ama yapacak bir şey yok gülüp geçmek gerekiyor muhtemelen sana öyle sözler sarfeden insanlar senin ulaştığın seviyede bile değildir ama yine de konuşurlar , konuşular onlar hep konuşurlar :)
    Ayrıca akıl hocam artık yok demişsin onu da nerden çıkardın ? Sadece bedenen yoklar o kadar ..ama bu onların seni duymadıkları anlamına gelmez ki :) sen yine dertleşebilirsin yazarsın bi kenara ya da yalnız kafanda konuşursun göremezsin belki ama hissedersin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bitmiyor insanların "tavsiyeleri". Onu bitir, bitirdim. Şunu oku, okudum. Bu işe gir, girdim. Yeter artık. Bırakın da gerisini ben tamamlayayım artık. Evlilik işine bari karışmayın. Bu ne işe ne de başka şeye benziyor. O kişiyi bulursan evlenirsin. Bu kadar basit denklem. Ne zaman olur bilinmez. 35'e gelmeden evlenmek lazımmış.. Hay Allahım.
      İnsanları tatmin etmek için gelmedik bu dünyaya. Anlamaları lazım. Kendim nerede duracağımı da bilecek yaştayım. Çocukmuşum gibi hala burunlarını sokmalarından inan çok rahatsızım Mariposa. Demek 40'ıma gelince de bu laflar sürecek. Hayır bir de ailem dese şu lafları neyse. Çevredeki konu komşuya ne oluyorsa ? :D Göbek ataları mı geldi nedir.. "Bir düğün olsa da kopsak" kafası ?! :D

      Sil
    2. Ahahaha aynen tam dediğin gibi :) Ben şimdilik önceliklerim farklı diyerek başımdan savabiliyorum ama bu onların evleneceğim insanın mesleğine kadar belirleme lüksünden alıkoymaya yetmiyor , Ben de napıyım dalgaya vuruyorum şu meslek olsa kurtarmaz mı bak bu mesleği düşüNELİM ,ya benim hatrıma hadi olsun diye :D

      Sil
  2. Yine mobilden yorum yazma gazabına uğradım. Uçtu gitti :( umarım tekrar hatırlarım..

    Her kelimeni gülümseyerek ve kendim yazmış gibi okudum Zihin :) insanlar herşey için belli kurallar bütünü oluşturmuşlar. Mesela şu yaşta evlenilir, şurada yemek yenir, şurada tatil yapılır gibi... Herkes bu klişelere uyduğu gibi uymayanları da adeta uzaylı gibi karşılamayı uygun görüyorlar. Halbuki hiç düşünen yok. Yahu herşeye karışmak bir yana da evlilik tamamen kısmet işi. Örneğin, herkesin ideal karşıladığı gibi 25inde evlenip haydut gibi bir adama çatıp, sonra bir de ondan boşanmaya çalışan da var. Misler gibi kendi ideallerini yaşayıp 30unda hayatının adamına rastlayıp, mutlu yaşayıp mutlu yaşlanan da..

    Bunun bir de iş versiyonu mevcut. Yarış atı hırsıyla yatağından kalkıp işe gelen tiplerle her gün bir aradayım. Yüzlerine bakınca acıyıp, şunu geçiriyorum içimde: Narsizm bu devrin en tehlikeli hastalıklarından biri.

    Belki de bu rahatsızlıklar yüzden bizim gibi düşünenler bloglara gelip, emek verip birşeyler yazıp çiziyoruz. Böylelikle kendimizi ifade edip, birilerinin kulağına da kar suyu kaçırırız umuduyla. Keşke...

    Özetle, dert etme arkadaşım. Gül geç. Geçinebiliyor musun? Mutlu musun? O zaman aç bir bölüm leyla ile mecnun. Sonra de ki; Amaaan Zihin, bu kada da herşeyi kafana takma, kendine çok iyi bak :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim :) Dedikleri gibi, "hayatta her şeyi salla ama çayı sallama, demle" :))

      Sil
  3. tecihlerimizi kimsenin sorgulamaya hakkı yok lakin bu sorgulama işinden para kazanılabilse , trilyoner olacak insanlarla dolu çevre(ne yazık ki) .Sana şunu yap bunu yapma diyen o insanlara ben genellikle "karışmayın" dediğim için eleştiriliyorum , biliyor musun :D aslında enteresan bir döngü halinde , insanlar kendileri dışında herkesle meşguller , aslında şöyle bir kendilerine bakma frsatları olsa değil seni eleştirmeye , sana göz süzmeye ble imkan bulmayacaklar , takma diyorum ama takılmayacak gibi değiller harbiden , neyse o halde yaz diyorum , yaz ki içinde kalmasın , harflere doldur hepsini , kelimelerde kalsınlar sadece...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben artık cevap bile vermiyorum. "Hı hı" diyip kafa sallıyorum. Alınan alınsın. Dediğin gibi kendilerine bakma fırsatları olsa, kendileriyle meşgul olurlardı bu sürede. Başkalarına sat(a)şmazlardı. En güzeli yazmak, içi dökmek kelimelerle. Yoksa içe atmakla insan sadece kendini yıpratıyor.

      Sil
  4. Tezer Özlü der ki,
    "sordukları zaman, bana ne iş yaptığımı, evli olup olmadığımı, kocamın ne iş yaptığını, ana babamın ne olduğunu sordukları zaman, ne gibi koşullarda yaşadığımı, yanıtlarımı nasıl memnunlukla onayladıklarını yüzlerinde okuyorum. ve hepsine haykırmak istiyorum. onayladığınız yanıtlar yalnız bir yüzey, benim gerçeğimle bağdaşmayan bir yüzey. ne düzenli bir iş, ne iyi bir konut, ne sizin "medeni durum" dediğiniz durumsuzluk, ne de başarılı bir birey olmak ya da sayılmak benim gerçeğim değil. bu kolay olgulara, siz bu düzeni böylesine saptadığınız için ben de eriştim. hem de hiçbir çaba harcamadan. belki de hiç istediğim gibi çalışmadan. istediğiniz düzeye erişmek o denli kolay ki... ama insanın gerçek yeteneğini, tüm yaşamını, kanını, aklını, varoluşunu verdiği iç dünyasının olgularının sizler için hiçbir değeri yok ki... bırakıyorsun insan onları kendisiyle birlikte gömsün. ama hayır, hiç değilse susarak hepsini yüzünüze haykırmak istiyorum. sizin düzeninizle, akıl anlayışınızla, namus anlayışınızla, başarı anlayışınızla hiç bağdaşan yönüm yok. aranızda dolaşmak için giyiniyorum. hem de iyi giyiniyorum. iyi giyinene iyi yer verdiğiniz için. aranızda dolaşmak için çalışıyorum. istediğimi çalışmama izin vermediğiniz için. içgüdülerimi hiçbir işte uygulamama izin vermediğiniz için. hiçbir çaba harcamadan bunları yapabiliyorum, bir şey yapıldı sanıyorsunuz. yaşamım boyunca içimi kemirttiniz. evlerinizle. okullarınızla. iş yerlerinizle. özel ya da resmi kuruluşlarınızla içimi kemirttiniz. ölmek istedim, dirilttiniz. yazı yazmak istedim, aç kalırsın, dediniz. aç kalmayı denedim, serum verdiniz. delirdim, kafama elektrik verdiniz. hiç aile olmayacak insanla bir araya geldim, gene aile olduk. ben bütün bunların dışındayım. şimdi tek konuğu olduğum bu otelden ayrılırken, hangi otobüs ya da tren istasyonuna, hangi havaalanı ya da hangi limana doğru gideceğimi bilmediğim bu sabahta, iyi, başarılı, düzenli bir insandan başka her şey olduğumu duyuyorum."

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ağzına sağlık Tezer Hanımın ! "onayladığınız yanıtlar yalnız bir yüzey, benim gerçeğimle bağdaşmayan bir yüzey." kısmına özellikle bayıldım.

      Sil
  5. Vizyonu dar mı? Asıl onlar kapalı kutularında, milyonlarca insanla aynı şekilde, gerçek renkleri görmeden yaşayıp geberecekleri için vizyonu dar olmuyorlar mı?
    Kimsenin bana bir şey sormasını istemiyorum çünkü vereceğim cevaplar kimseyi memnun etmiyor. Aslında sormalarının tek sebebi duymak istedikleri cevapların onaylanması ve hayatlarına yalnız değilim düşüncesiyle devam edebilmeleri...
    Farklı olandan, farklı düşünenden nefret ediyor hepsi. Dediğin gibi dışlayıp bıraksalar keşke. Ama yok, illa onlara benzeyeceksin.
    Yalnızlığımızın, arkadaşsızlığımızın da sebebi bu değil mi zaten? Bizi anlayan birileri olsa bilmiyorum bu kadar isyan ve nefret dolu olur muyduk...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Aslında sormalarının tek sebebi duymak istedikleri cevapların onaylanması ve hayatlarına yalnız değilim düşüncesiyle devam edebilmeleri..." Her şeyi özetleyen cümle bu bence. Hep bir onaylama onaylama. Kendilerini tatmin etmek için başkalarının farklı renklerini soldurma derdindeler.

      Sil