60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

4 Nisan 2015 Cumartesi

Yolculuk Bitti, Gecenin Sonundayım..

Papağanıyla bir yandan çay içen, öbür yandan da not alan kişi Louis-Ferdinand Céline. Sevenleri için yalnızca Céline. Klasik Fransız edebiyatının altına dinamitleri koyan ve gözünü bir saniye olsun kırpmadan fitili ateşleyen bir fedai. Yeraltı edebiyatının öncü sesi. İflah olmaz bir karamsar. Sayfalarından amansız öfke taşan bir yazar.

Céline, kimileri için akıl hastasıydı, kimileri içinse Nazi işbirlikçisi bir Yahudi düşmanı. Öyle ya da böyle, herkesin katıldığı bir nokta var, o da Céline'in başka yazarlara benzemiyor oluşu ve Fransız edebiyatını kaleme aldığı,  Gecenin Sonuna Yolculuk (Voyage au bout de la nuit) ile derinden etkilediği. Jean-Paul Sartre, Charles Bukowski, yönetmen Jean-Luc Godard, The Doors'tan Jim Morrison hepsi de bu kitaptan etkilenmişler.

Gecenin Sonuna Yolculuk, bir yol hikayesi olması bakımından Jack Kerouac'ın Yolda'sını (On the Road) andırıyor olsa da aslında kitap başta Yolda olmak üzere tüm yeraltı edebiyatının atası olarak kabul edilebilir. Kitabın başkarakteri Ferdinand Bardamu, 20'li yaşların başında savaşa gidiyor (muhtemelen 1.Dünya Savaşı) ve gördükleri karşısında deyim yerindeyse aklını oynatıyor. Savaş bittiğinde her şeyin "yoluna gireceği"ni düşünse de, esas "savaş"ın, yaşam savaşının yeni başladığını farkediyor. Afirka'da kolonilerde çalışıyor, yolu bir ara Yeni Dünya, Amerika'ya bile düşüyor. Tek bulduğuysa, çalışma sistemi adı altında modern bir kölelik düzeni, yalan sevişmeler ve uyumsuz insanoğlu. Uykusuz gecelerse bu yolculuğun mezesi durumunda.


Peki ne var gecenin sonunda ? Yalnızca korku ve öfke var. Bol miktarda da iğrenme!! Apocalypse Now filminde Marlon Brando'nun canlandırdığı Albay Kurtz'ün dediği gibi "dehşet..sadece dehşet!"

Kitap hakkında söylenecek o kadar çok şey var ki, en iyisi cevherleri tek seferde ortaya dökmemek. Alıntı paylaşarak veya üzerinde daha fazla yorum yaparak kitabın sarsıcılığını bozmak istemem. Eğer varoluş sıkıntısı çekiyorsanız, savaşların ve çalışma düzeninin saçmalığını sorguluyorsanız, dahası insanlıktan hazetmiyorsanız Céline sizler için güzel bir yol arkadaşı olacaktır. Karamsar uykusuzlar için rehber.

Hakan Günday'ın zamanında dediği gibi;

"Üstadı Yahudi düşmanı olmakla suçlayanlar, bana kalırsa bağışlayıcı davranmıştır. Çünkü gerçekte Céline, insanlık düşmanıdır. Karamsar, melankolik ya da romantik değildir. Sadece bir ihbarcıdır. Kendisi dahil herkesi ihbar eder. Kime ihbar ettiğinin de bir önemi yoktur çünkü roman edebiyattır. Gerektiğinde yalanlanır. Bu yüzden roman 'Yolculuğumuz hayalidir,' cümlesiyle başlar."


6 yorum:

  1. Avrupa sinemasına özellikle de fransızsa bayılırım , fransız edebiyatını da severim ama sanıyorum bu yazarın hep köşelerini dolanmışım , okumadım hiç .. Hayatın ciddi anlamda , anlamsızlığını düşündüğüm şu günlerde yaşamı sürdürebilmem adına okumayacağım ama aklımda, melankoli seviyem + çıktığı ilk anda alıp okuyayım godard'ın sevdiğini severiz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok karamsar bir eser. Dikkat etmeli :)

      Sil
  2. Bu kitabı almak için kütüphaneye gittim ama yoktu, ben de başka bi zamana erteledim okumayı, amaaaa farkında olmadan Virginia Woolf cennetine düştüm diyebilirim, bir taneyle yetinmedim iki tane aldım kitap :D

    YanıtlaSil
  3. 'Bir Yazarın Güncesi' ile 'Granit ve Gökkuşağı' :D

    YanıtlaSil