60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

17 Mart 2015 Salı

Ne Var Ne Yok

Daha önce sitem dolu kısa bir şeyler yazmıştım. O bıkkınlık hali tam gaz devam ediyor. Ama hayat bu, durmuyor ve ite kaka ilerliyor. Peki neler yapıyorum şu sıralar ?

İhsan Oktay Anar'ın ismini takipçilerimden sıkça duyuyordum. Puslu Kıtalar Atlası'na başladım. Yarıladım gibi. Enteresan bir kitap. Ama yazarın bir kitabını daha okur muyum, şimdilik meçhul. Bitirince konuşuruz.

Ucuz korku filmlerine takıldım. Wrong Turn (Korku Kapanı) ve Texas Chainsaw Massacre (Teksas Katliamı) serilerini izliyorum. İlk Texas Chains Massacre (1974) filmini teee lisedeyken izlemiştim. Sonra elli tane devam filmi çekildi. Yetişmeye çalışıyorum. Wrong Turn ise tam zaman öldürmelik boş beleş bir seri.

Bahar depresyonunu ve şirret iş arkadaşlarını bir şekilde atlatacağız. Şarkılarla türkülerle bir şekilde sonu gelecek tüm kötülüklerin. Olur mu ki dersiniz ? Tüm kötülerin cehenneme gittiğini görür müyüz ? Başka seçeneğimiz olmadığına göre..

Yeni ve uzun yazılarla döneceğim. Çok az kaldı.

 "Ruh çağırma tahtası, benim için çalışır mısın?
Eski bir dosta 'merhaba' demem lazım.
İyi bir dosta ulaşmam lazım
O, bu mutsuz gezegenden gideli çok oldu
Ruh çağırma tahtası, yardım eder misin?
Çünkü hala korkunç derecede yalnız hissediyorum
Bu dünyadaki yerimi bulamıyorum.."


12 yorum:

  1. Puslu Kıtalar Atlası benim de listemde ama yorumunu bekleyeyim okumak için. Zaten benzer duygularla doluyum ah bu mevsim geçişleri.
    Dün Simone de Beauvoir Denemelerine başlamıştım daha ilk sayfalarda Camus'un Yabancısına öyle çok atıfta bulunuyordu ki gece boyu 3.defa okudum. Denemelere yeniden döndüm ve bir kez daha Yabancı'ya hayran olarak. Denemeler bitince alıntı yaparım bunu neden dedin dersen sorgulamana denk düşen şeylerle dolu olduğundan. (Belki de okudun) öyle işte şimdi lanet bahar bunalımıma bir de çılgın göz ağrısı eklendi. Hiç sevmem baharın sonunu ve ilkini.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beauvoir'ın "Sessiz Bir Ölüm"ünü okumuştum geçen sene. Fakat çok tat alamamıştım. Sebebi de bence pek Beauvoir konuları içermemesiydi. "Denemeler" ve "İkinci Cins" kitaplarını bulunca alacağım, listemde her daim :)

      Camus hayatımı değiştiren nadir yazarlardan biri. Çok beylik bir laf oldu belki ama gerçekten öyle. "Düşüş"ünü üniversite başında okumuştum bir gecede. Sabaha kadar gözüme uyku girmemişti. Sonra "Yabancı", "Mutlu Ölüm" derken Camus'ye takıntılı oldum :)

      Bahar çocuğu olmama rağmen ben de bahar zamanı daralanlardanım.

      Sil
    2. Aynen bir de farklı yayınevlerinden okumak gibi bir görev edindim ki haksızlık ediliyor mu çevirirken bakayım :) Bana neyse.

      Sil
    3. Ben İmge'ninkini okumuştum. Sanırım İletişim'den çıkan bir baskısı daha var ? :)

      Sil
    4. Öteki Yayınevinden de almıştım yıllar önce şimdi var mı bilmem de?

      Sil
  2. 'Yalnızca bir beden olsam, Güneş'ten parça olsam yahut, kurtulurum bütün tasalardan, korkulardan, pişmanlıklardan. Hiçbir şey ilgilendirmez.Yaşayışımı dolduran an'a bağlanırım ancak' (Simone)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu hafta kitabı edinmem şart oldu :) Teşekkür ederim.

      Sil
  3. Yanıtlar
    1. Resimdeki Morrissey, yazıdaki ben. Hoşgeldin bu arada Silvia :)

      Sil
    2. Evet, sonra dikkatli bakınca anladım, hoşbulduk, yazıcam dur, önce bi yorumlara salça oluyorum :D

      Sil
  4. İhsan Oktay'dan aynı hislerle ayrılmışız, tutmadı sanki elektrik ...:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitabı bu sabah bitirdim. Açıkçası çok etkilenmedim :( İlgili bir yazı yazacağım en kısa sürede.

      Sil